Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler BANKA KREDİ MASRAFLARININ DOĞURDUĞU MÜKERRER VERGİLEME OLAYI

BANKA KREDİ MASRAFLARININ DOĞURDUĞU MÜKERRER VERGİLEME OLAYI

Yazar : Baş Hesap Uzmanı T. Vedat KONOR
Dergi : Aralık 1986
T. VEDAT KONOR
Baş Hesap Uzmanı

Bilindiği üzere ticari, zirai veya sınai müesseseler faaliyetlerini yürütürken ortaya çıkan nakit ihtiyaçlarını öz kaynaklarının yetişmemesi halinde 3. şahıslara veya bankalara borçlanmak suretiyle karşılamaktadırlar.
 
Katma Değer Vergisinin uygulanmaya başlaması ve borçlanmalarda bankalara olan kredi borçlanmaları ile diğer 3. şahıslara olan borçlanmalar arasında vergi yükü yönünden önemli farklılıklar meydana gelmeye başlamıştır.
Nitekim bankadan kredi alan gerçek usulde vergiye tabi bir işletmeci, bir taraftan ödediği faiz ve komisyon üzerinden Banka ve Sigorta muameleleri vergisi öderken diğer taraftan kredi kullanarak temin veya imal ettiği mal ve hizmetleri sattığı sırada satış bedeli üzerinden tahsil ettiği Katma Değer Vergisinden, bu mal veya hizmetlerin girdileri içinde yer alan Banka ve Sigorta Hizmetleri Vergilerini indiremediği için Devlete ödenen vergiler, kredi kullanılmadan veya. bankalar dışındaki 3. şahıslardan sağlanan borçlanmalarla temin veya imal edilen mal ve hizmetlerin satışı dolayısı ve Devlete ödenen vergilerden çok daha fazla bir meblağa eriştiğinden, hem bu meblağ farkı hem de bunların finansmanın sağlanmasındaki güçlükler, önemli bir rekabet ortamı yaratmaktadır.
I. Banka Kredilerini Vergisel Yönden Diğer Kredilere Nazaran Dezavantajlı Duruma, Getiren Sebepler:
Banka kredisi kullanan bir müessesenin teslim ettiği mal ve hizmetler dolayısı ile müşterilerinden mal ve hizmet bedelleri yanında %10 oranında K.D.V.'de tahsil etmektedir. Ancak kullanılan banka kredileri dolayısı ile teslim edilen malların girdileri içinde yer alan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, Katma Değer Vergisi Kanununun 29. maddesi hükmü nedeni ile indirim konusu yapılamadığından, müşteriden alınan K.D.V. hiçbir indirime tabi tutulmaksızın vergi dairesine ödenmektedir. Bu durumda mesela 100,— TL. tutarındaki faiz ve komisyon masrafından %3 oranında Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi alınmakta, maliyete 103,— TL. olarak intikal etmektedir. Bu meblağ satılan (teslim edilen) mal veya hizmetin satış bedeli içinde bulunduğundan 103,— TL. üzerinden ayrıca bir de %10 oranında yani 10,3 TL. KDV. hesaplanıp, bir İndirim yapılmaksızın aynen vergi dairesine ödenmektedir. Bunun sonucu olarak bu maldaki vasıtalı vergi yükü (3+10,3==) 13,3 TL.'ya erişmektedir.
Sorun bununla da bitmemektedir. Zira kredi kullanan kullandığı bu kredi dolayısı ile ödediği Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisini Katma Değer Vergisinden indiremediğinden, bu defa satış (teslim) bedelinin içinde yer alan kredi masraf yükü dolayısı ile tahsil edip, bir indirim yapmaksızın vergi dairesine ödediği K.D.V. nedeniyle (Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/B fıkrası uyarınca) ayrıca bu verginin %50'-si oranında ve fuzulen dahili tevkifat yani peşin vergi de ödemek zorunda kalmaktadır. Peşin vergi ilerde ödenecek vergiye mahsuben alınmakla birlikte ödendiği dönem için firmaya ek bir mali külfet yüklemektedir.
Bu durumda kredi kullanan firmanın sattığı mal üzerindeki vergi yükü satış tarihi itibariyle (bir manada) (%3 + 10,3 + %5.15 ==) %18,45'e erişmektedir.
Buna karşılık Bankalar dışındaki 3. şahıslara yapılan borçlanmalarda alacaklı, vade farkının K.D.V.'li olarak tahsil ettiğinden ve borçluda bu KD.V.'yi sattığı mal veya hizmet nedeniyle tahsil ettiği KDV.’nden tümüyle indirdiğinden, mal veya hizmetin üzerindeki vasıtalı vergi yükü %10'da kalmaktadır. Ayrıca K.D.V.'lerinin birbirinden mahsubu nedeniyle, dahili tevkifat yani peşin vergi ödenmesi de bahis konusu olmamaktadır.
Bu durum Bankalar dışındaki 3. şahıslardan yapılan borçlanmaları cazip kılmakta, ayrıca vergi yükü hafiflediğinden, aynı durumdaki ilk teşebbüsten. banka dışındaki bir şahsa borçlananın, bankaya borçlanana nazaran avantaj sağlamasına ve dolayısı ile haksız bir rekabete meydan vermektedir.
II. Eşitsizliğin önlenmesi :
Yukarıda belirttiğimiz mahzurlar aşağıda belirteceğimiz iki husustan birinin vergi idaresince kabulü ile ortadan kalkacaktır.
1. Katma Değer Vergisi Kanunu 29. maddesine ilave edilecek bir hükümle işletmelerin girdileri içinde yer alan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin, teslim edilen mal veya hizmetler dolayısı ile hesaplanan K.D.V.'nden indirilmesine izin verilebilir.
2. Veyahut Bank ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.