Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler 20 NO' LU KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ ÜZERİNE

20 NO' LU KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ ÜZERİNE

Yazar : Müşavir Hesap Uzmanı Dr. Selâhaddin PAKLAR
Dergi : Eylül 1981
Dr. SELAHATTİN PAKLAR
Müşavir Hesap Uzmanı

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda 2362 sayılı Yasa ile yapılan değişikliklere açıklık getirmek üzere 20 no.lu Genel Tebliğ yayınlanmıştır. Tebliğde yoruma muhtaç sorunlara çözüm getirilmiştir. Bu meyanda  :
 
- İhracat istisnasında sanayi ürünü kavramı, 250.000 dolar karşılığı TL. limitinin hesaplanması, artan ihracat hasılatının tespiti, istisnanın uygulanacağı yıl, ihracatın tevsiki;
- Finansman fonu uygulama esasları;
- Özel hesap dönemi 1980 yılı içinde kapaman kurumlara uygulanacak vergi nispeti;
- Kurumlar vergisinden istisna edilmiş kazançlar üzerinden hangi kuruluşlar tarafından gelir vergisi kesintisi, yapılacağı, dağıtılsın dağıtılmasın anılan kesintinin ortak tüzel kişi kâr paylarını da içerdiği, kısmen dağıtımları halinde % 33 1/3’e tabi tutulacak miktarın tespit şekli, mahiyet itibariyle kesintiye konu olması gereken kurumlar vergisinden istisna edilmiş kazanç türleri;
- Gelir Vergisi Kanunu’nun 105/6’ncı maddesinde sözü edilen “Dar mükellef” sözcüğünün kurumları da içerdiği :
- Dar mükellef kurumlarda kurum kazançları üzerinden ödenecek kurumlar vergisi ve gelir vergisi tevkifatı;
- İhtiyat akçelerin  dağıtımı veya sermayeye ilavesi halinde yapılacak işlemler ve diğerleri;
açıklığa kavuşturulmuştur.
Bize göre; sayılan sorunlara ilişkin olarak idarece yapılan yorumların bir kısmında yeteri kadar açıklık bulunmamakta, bir kısmı ise vergi kaybına neden olabilecek nitelikte göstermektedir. Bu yazıda anılan sorunlara değinilecektir.
1- Kurumlar vergisinden istisna edilmiş kazançların dağıtılan kurum kazançları içindeki payının tespiti
 Dağıtılan kurum kazancının ne kadarının kurumlar vergisinden istisna edilmiş kazançtan oluştuğunu tespit için, Tebliğde; “Vergiye tabi ve vergiden istisna edilmiş kurum kazançları toplamlarının, toplam kurum kazancı içindeki paylarının esas alınması” gerektiği ifade edilmiştir.
Örneğin bir kurumun 1981 yılı kâr, zarar hesabı aşağıdaki gibi olsun ve ilgili yılı kârından 4 milyonunu dağıtmaya karar vermiş bulunsun.
 
Giderler           5.000.000.-                 Satış kârı                    17.000.000.-
Kâr                15.000.000.-                 Dev.Tah.faizi                3.000.000
                      20.000.000.-                                                    20.000.000.-
 
Görüldüğü üzere, kuruluşun ticari kârı 15, mali kârı 12 milyondur. Kurum, tebliğ hükmüne göre, 3 milyon tutarındaki Dev. Tahvilât faizinden, aşağıda hesaplanan miktarda gelir vergisi kesintisi yapacaktır.
Vergisiz kârın toplam kurum kazancı içindeki payı 3.000.000 X 100 : 15.000.000 = % 20, dağıtılan 4.000.000.- TL. içindeki miktarı, ise 4.000.000 x 0,20 = 800.000.- liradır. Bu hesaplamaya göre kurum, Dev. Tah. faizinin 800.000.- lirasından % 33.1/3, bünyesinde bıraktığı 2.200.000 liradan da % 20 nispetinde olmak üzere, toplam 706.664.- lira gelir vergisi kesintisi yapacaktır.
Tebliğde öngörülen bu hesaplama yönteminde aşağıda belirtilen sakıncalar bulunmaktadır:
- Kanunen kabul edilmeyen giderler, vergiye tabi kurum kazancı içinde yer aldığından vergiden müstesna kurum kazancının toplam kurum kazancı içindeki payını azaltmadan dağıtılan kâr payı içindeki vergisiz kazançlara isabet eden oranın, daha düşük dü ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI