Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler DAMGA VERGİSİ VE DEĞERLİ KAĞITLARA İLİŞKİN GÜNCEL SORUNLAR

DAMGA VERGİSİ VE DEĞERLİ KAĞITLARA İLİŞKİN GÜNCEL SORUNLAR

Yazar : Müşavir Hesap Uzmanı Cavit DOĞU
Dergi : Kasım 1981
CAVİT DOĞU
Müşavir Hesap Uzmanı

Bilindiği gibi, 1318 sayılı finansman Kanunu ile değişik 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun bazı maddeleri ve bu kanunu bağlı 1 ve 2 sayılı tablolar 28.11.1980 günlü ve 17174 sayılı resmi gazetede yayımlanan 2344 sayılı kanunla değiştirilmiştir. Diğer taraftan, 31.12.1980 gün ve mükerrer 7207 sayılı resmi gazetede yayımlanan 2367 sayılı kanunla da, 488 sayılı kanuna bağlı tablolarda yeni bazı düzenlemeler yapılmıştır.
 
Aynı şekilde, 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanununda da, 28.11.1980 gün ve 17174 sayılı resmi gazetede yayımlanan 2343 sayılı kanunla, bazı değişikliklere gidilmiştir.
Kısa bir süre içinde yapılan bu değişikliklerden sonra uygulamada, Damga Vergisi Kanunu ve Değerli Kağıtlar Kanununun bazı maddelerine ilişkin olarak anlaşılamayan noktalar bulunduğu ve birbiri ile karıştırılması dolayısıyla bazı sorunlar doğduğu saptanmıştır. Bu nedenle, söz konusu sorunlardan önemli olduğunu sandığımız bazılarına aşağıda yer verilmiştir.

I- Faturalara İlişkin Sorunlar

a) Damga Vergisi Yönünden :
488 sayılı Damga Vergisi Kanununda 2367 sayılı Kanunla yapılan son değişiklikle 10.000.- TL. ve daha az meblağı ihtiva eden faturalar, kesinlikle damga vergisinden istisna edilmiştir. Kanuna göre faturalardaki damga vergisi :
 
- 10.001 lira ile 100.000.- liraya kadar meblağı ihtiva edenlerde maktuen
(100.000.- TL. dahil)
           30.- TL.
- 100.001 lira ile 500.000.- liraya kadar
meblağı ihtiva edenlerde maktuen
(500.000.- TL. dahil)
           50.- TL.
- 500.000.- liradan fazla olanlarda maktuen
         100.- TL.
 
Bedeli peşin alınan, satış veya işle ilgili faturalar, aynı zamanda makbuz niteliği kazanırsa da, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda öngörülen en yüksek vergileme ilkesi uyarınca sadece gereken hallerde, yani 10.000.- lirayı aşan meblağı ihtiva eden faturalarda damga vergisinin alınması ile yetinilir. Ayrıca makbuz olarak vergilendirilmez.
Vadeli satışlarda ise, bedelin tahsili sırasında faturaya şerh verildiğinde, fatura ayrıca makbuz mahiyetiyle de vergilenir.
Diğer taraftan, 17 seri no’lu Damga Vergisi Genel Tebliğinde de, peşin satışlara ilişkin olarak tanzim olunan  faturalarda “bedeli alınmıştır”, “Bedeli tahsil edilmiştir” şeklinde yer alan şerhlerin, düzenlenen belgenin fatura olma vasfını değiştirmeyeceği, yani bu tür faturaların makbuz addedilemeyeceği belirtilerek, gerek peşin satışlarda ve gerekse veresiye satışlarda düzenlenen ve 10.000.- liradan aşağı meblağı ihtiva eden faturaların Damga Vergisine tabi tutulmaması gerektiği açıklanmıştır.
Böylece, 17 seri no’lu Damga Vergisi Genel tebliğinde, 10.000.- liradan aşağı meblağı ihtiva eden peşin satışlarla ilgili faturaların, makbuz olarak dahi vergilenmeyeceği kabul edilmiştir. Ancak, veresiye satışlarda 10.000.- lira ve daha aşağı meblağlı faturalar, vadesinde kesilip, daha sonra bedelin tahsil edildiği sırada faturaya şerh verildiğinde, artık bu şerh fatura vasfı dışında, belli bir paranın tahsilini gösterir hale geldiğinden, 500.- liradan yukarı olmak şartıyla, makbuz olarak vergileme gerekecektir.
Diğer taraftan proforma faturalar da, 17 seri no’lu Damga Vergisi Genel tebliğinde de belirtildiği gibi, mahiyeti itibariyle teklifname olduğundan, bu faturalar ihtiva ettiği meblağa bakılmaksızın maktuen 50, lira Damga Vergisine tabidir. Teklifin karşı tarafça kabul edilmemesi verginin ödenmemesini gerektirmeyeceği gibi, ödenmiş verginin iadesi de söz konusu olamaz.
Öte taraftan, maliye Bakanlığına tanınan yetkiye istinaden veya Bakanlıktan alınan ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI