Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler GÜNDEMDEKİ SORUN : İHRACAT

GÜNDEMDEKİ SORUN : İHRACAT

Yazar : Hesap Uzmanı Mv. Bülent KUŞOĞLU
Dergi : Kasım 1981
BÜLENT KUŞOĞLU
Hesap Uzman Mv.

29 Ekim 1981’de LVIII yılının kutlamasını yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti bir yığın sorunlara sahip. Hiç sorunu olmamasını dilediğimiz Genç Cumhuriyetimiz, kendisi gibi gelişmekte olan ülkelerin tümünde görülen ortak ekonomik sıkıntıları yaşıyor ve yine tüm gelişmekte olan ülkeler gibi çözümü dışa açılmakta yani ihracatı artırmakta buluyor. Bir yanda bizim gibi sorunları olan ülkeler –ki bunlar hem rakip hem de işbirliği yapmamız gereken ülkelerdir- bir yanda sanayileşmiş, gelişmiş  ülkeler, diğer taraftan ise kendimize özgü tümümüzün bildiği kendi sosyo-ekonomi ve strüktürümüzde kaynaklanan sorunlarımız….
 
Bir-iki cümle ile ifadeye çalıştığımız durumumuz gerçekten çok iyi değerlendirmeler yapmamız, yapıcı adımları biran önce elbirliği ile atmamızı zorunlu kılıyor.
Madem, tüm gelişmekte olan ülkeler ve bizim için çözüm dışı açılmak, yani ihracat, öyle ise en başından başlayalım. Nedir ihracat? Mal ve hizmetlerin dışarı satılması  mı yoksa, sanayileşmek, büyümek ve ortaya çıkan üretim fazlasını dışarıya göndermek mi? Böyle bir ayrımı şunun için yaptık. Şu anda biz sadece mal ve hizmet fazlasını değil kendi tüketimimiz için yıllardır kullandığımız malları da dışarıya satıyoruz. Bazı fedakarlıkların değil birçok fedakarlıkların ulusça yapılması zamanıdır. Ama yurtiçi tüketiminde kullanılan malların dışarıya satılmasının neye dayanılarak yapıldığının bilinmesi gerekir. Bu işin alternatif maliyeti nedir, ne gibi sorunların doğmasına veya büyümesine neden olur bilemiyoruz. İşin garip tarafı yeterli istatistik düzenini oluşturamadığımızdan, reel rakamları bilemediğimizden hesabı da yapılamıyor. Enflasyonist bir ortamda olduğumuza  göre bazı malların tüketiminde tasarruf yaparak ihracatı artırmamız çok yerinde, fakat her malın tüketiminde tasarruf edilip ihracatı artırmak yerinde bir karar mı? Örneğin, canlı hayvan ve et ihracatımız nelere mal oluyor? Birkaç yıl öncesine kadar Avustralya’dan ithal etmeyi dahi düşündüğümüz eti nasıl oldu da ihraç edebilir duruma geldik?(1)  Yaptığımız bu tenkit yıkıcı anlamda değildir. Tam tersine bazı atılımlar içerisinde bulunduğumuzu anlatmak içindir. Unutmamak gerekir ki, bizim şimdiye kadar yaptığımız tüm anlamıyla ihracat dahi değildi. Batılıların kendileri için önem taşıyan bilhassa tarımsal ağırlıklı malları bizden almasıydı. İhracatımızın sabit fiyatlarla yıllardan beri aynı seyri takip etmesi ve tarım ağırlıklı yapısını koruması bunu ispatlamaktadır. Örneğin ; Cumhuriyetimizin ilk yılı olan 1923’te tütün, pamuk, fındık ve çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı, Türkiye’nin toplam ihracatının % 47,8’ini oluşturmaktaydı.(2)  Bu dört tarım ürününün toplam ihracattaki payı 1980’de de % 42 dolaylarındadır. Yine 1980 yılında toplam ihracatımızın % 60’ dan fazlası, tarım ürünlerinden oluşmaktadır. İhracatımızın tarım kökenli oluşunun olumsuz tarafı tarım ürünleri ihracının kur ayarlaması vb. politikalardan çok az etkilenmesidir. Zira tam ürünlerinin talep esneklikleri çok azdır.
İHRACATIN ÜÇ SEKTÖRE GÖRE YAPISI (3)
 
...
Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

 
 
Yıllar
(1)
Toplam İhracat
(2)
Tarım Ürünleri İhracatı