Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler DANIŞTAY KARARLARINA KARŞI BAŞVURULACAK YASA YOLLARI

DANIŞTAY KARARLARINA KARŞI BAŞVURULACAK YASA YOLLARI

Yazar : Hesap Uzmanı Ergun ŞENLİK
Dergi : Kasım 1981
ERGUN ŞENLİK
Hesap Uzmanı

Bilindiği üzere vergi uyuşmazlıklarında en son karar yeri Danıştay’dır. Danıştay dava daireleri ve Dava Daireleri Kurulu’’nca verilecek kararların yerine getirilmesi zorunludur. İdari davalara bakan en son yargı yeri olan Danıştay’ın kararlarını inceleyecek, hatalı ve eksik gördüklerini bozabilecek  bir üst yargı organı ise bulunmamaktadır. İşte yasa koyucu, Danıştay’ın da vereceği kararlarda, hataya düşeceğini, yanılabileceğini ve taraflardan birinin haklı olmasına karşın sadece bazı olanaksızlıklar yüzünden davasını kaybetmiş olabileceğini, ayrıca verilen kararların bazen yoruma muhtaç olması nedeniyle açıklanması gerekeceğini dikkate alarak, yine kararı veren organda kararın yeniden incelenmesi için Danıştay kararlarına karşı, bazı başvuru olanakları sağlamıştır.
 
Danıştay kararlarına karşı yasa koyucunun getirdiği başvuru yolları, üç başlık altında incelenebilir.
a) Kararların düzeltilmesi. (Tahsisi karar)
b) Yargılamanın geri çevrilmesi (İadei muhakeme)
c) Kararların açıklığa kavuşturulması, (tavzihi karar)
Şimdi bu yasa yollarını kısaca özetlemek istiyoruz.

A- KARARLARIN DÜZELTİLMESİ  :
Danıştay’ca verilen kararlarda, Danıştay Yasası’nın 98. maddesinde belirtilen hallerden biri bulunuyorsa, kararın yeniden gözden geçirilerek düzeltilmesi istenebilir.
Sözkonusu yasa maddesinde “Kararın düzeltilmesi sebepleri” sınırlandırılarak belirtilmiştir. Dolayısı ile bu sebepler yorum ve karşılaştırma yoluyla çoğaltılamayacağından, belirtilenler dışında kalan  sebeplerle kararın düzeltilmesi isteminde bulunulamayacaktır.
Kararın düzeltilmesini gerektiren sebepler aşağıda belirtilmiştir.
1. Kararın özüne ilişkin itiraz ve savların kararda hiç yer almamış olması.
Başvuru dilekçesinde ileri sürülen ve karara etkili bulunan bir savın kabul edildiği veya red edildiği hakkında Danıştay kararında herhangi bir açıklama yapılmamış olması halinde düzeltme istenebilir. Fakat kararın düzeltilmesinin istenebilmesi için herhangi bir savın Danıştay Kararında sözü edilmeden geçilmiş olması yeterli olmayıp, aynı zamanda karara da etkili bulunması gerekmektedir. Örneğin, beyanname vermediği için re’sen vergi tarh edilen ödevli, defter ve belgelerine Cumhuriyet Savcılığı’nca el konduğu savıyla mücbir sebep ileri sürmüşse, Danıştay’ca verilen kararda bu durum hiç araştırılmamış ve dikkat alınmamışsa bir düzeltme isteme nedeni olabilir.
2. Verilen kararda birbirine aykırı hükümler bulunması.
Bir yargı makamının kararında, anlaşmazlık konusu olayın özü saptandıktan ve ileri sürülen savlar ile bunların kanıtları tartışıldıktan sonra, sonuç bölümünde incelemenin sonuçları gösterilerek karar verilir. İşte, kararın hüküm fıkrası denilen bu sonuç bölümünde, tartışılan kanıtlara göre birbirine aykırı sonuçlar ve kararlar yer alırsa, kararın düzeltilmesi istenebilir. Söz gelimi, önceden kesin bir kanaat uyandırmadığı beyan edilen bir kanıta dayanılarak karar verilmiş olması gibi.
Buna karşılık bir davada hem kararın bozulmasına ve hem de tazminata hükmedilmesi istenmişse; hükmün bozulmasına karar verilmesi isteminin reddine ve fakat tazminata hükmedilmesine ilişkin kararlarda birbirine aykırılık düşünülmemelidir. Olabilir ki, işlem yasaya uygun olmakla beraber hakkaniyet ve adalet düşüncesi, işlem dolayısıyla oluşan zararın tazminini gerektirebilir.
3. Kararın usule ve yasaya aykırı olması.
Söz gelimi, taraflar için Danıştay Yasası’nın 76. maddesinde belirtilen savunma ve yanıtları alınmadan veya savunma ve yanıtlar için yasada belli edilmiş süreler geçmeden veya kanun sözcüsünün görüşü alınmadan karar verilmiş olabilir. Usule aykırı olan bu durum, kararın düzeltilmesi sebebini oluşturur.
4. Danıştay’a sunulan ve karara etkili olan belgede bir sahtelik unsurunun belirlenmesi.
İncelenen belgelerin sahte olması ve bu sahteliğin sonuç ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI