Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler VERGİ SİSTEMİMİZE YENİ GİREN ?VERGİ ALACAĞI? KAVRAMI VE GETİRDİĞİ VERGİSEL SORUNLAR

VERGİ SİSTEMİMİZE YENİ GİREN ?VERGİ ALACAĞI? KAVRAMI VE GETİRDİĞİ VERGİSEL SORUNLAR

Yazar : Hesap Uzmanı Celal YAMAN
Dergi : Kasım 1981
CELAL YAMAN
Hesap Uzmanı

I- GİRİŞ :
 
Bilindiği üzere 12 Eylül’den sonra birçok alanda olduğu gibi, mali ve ekonomik hayata yön veren vergi yasalarında da seri düzenlemelere gidilmiştir.
Yıllarca savsaklanan ve bir türlü yürürlüğe konulamayan yeni vergi yasa tasarıları bu dönemde ele alınmış; bir yandan, günün mali, ekonomik ve sosyal sorunları karşısında büyük ölçüde anlamını yitirmiş olan eski yasa hükümlerinde günün koşullarına uygun değişiklikler yapılmaya çalışılmış, bir yandan da, mevcut yasalara bu amaçla yeni hükümler eklenmiştir.
Ancak, yapılan değişikliklerin ve getirilen yeni hükümlerin bir takım aksaklıkları ve bazı vergileme sorunlarını da beraberinde getireceği açıktır.
Aşağıda, vergi sistemimize 2361 sayılı yasa ile getirilen yeni bir müesseseden, “Vergi Alacağı” kavramından söz edilecek ve buna ilişkin vergisel sorunlar üzerinde durulacaktır.
II- VERGİ ALACAĞI KAVRAMI :
A- Genel Açıklama :
“Vergi Alacağı” kavramı, Kurumlar Vergisi oranının % 25’ten % 50’ye çıkarılması ve eski Gelir Vergisi Yasasının 96. maddesi gereğince vergi kesintisine tabi tutulan kar paylarından, bu kesintinin kaldırılması dolayısıyla vergi sistemimize girmiştir.
Bilindiği üzere, eskiden sermaye şirketleri ile kazanç dağıtan kooperatif şirketlerin Kurumlar Vergisine matrah olan safi kazançlarından, önce %25 Kurumlar Vergisi ödenir; daha sonra da, kurum kazancının gerçek kişilere dağıtılan kısmından ve ayrıca dağıtılmayıp kurum bünyesinde alıkonulan kazanç kısmı üzerinden % 20 oranında vergi tevkifatı yapılırdı. Özellikle, vergi tevkifatına esas teşkil edecek dağıtılmayan kurum kazançlarının saptanması sırasında ve daha sonra bu kazancın pay sahiplerine ödenmesi aşamasında, kurum kazancını oluşturan kazanç unsurlarının türünden ve pay sahiplerinin kişiliklerindeki özelliklerden kaynaklanan, çözümü zor pek çok vergisel sorun doğardı.
Bu kez, 2362 Sayılı Yasayla, Kurumlar Vergisi oranı %25’ten % 50’ye çıkartılmış; buna karşılık, Gelir Vergisi Yasası’nın eski 96. maddesinde yer alan kar payları üzerindeki % 20 vergi tevkifatı kaldırılarak yerine “Vergi alacağı” müessesesi getirilmiş ve böylece anılan maddeden kaynaklanan pek çok vergisel sorun önlenmek istenmiştir.
B- Vergi Alacağına İlişkin Yasal Hükümler:
Şimdi Gelir Vergisi Yasası’nın , 2361 sayılı Yasa ile değişik 77. maddesinde tanımlanan “Vergi alacağı” kavramını, yukarıda belirtilen anlayış içinde ele alabiliriz.
Söz konusu yasa maddesine göre;
“Tam mükellefiyete tabi kurumlarca ödenen kurumlar vergisinin yarısı, bu kurumlardan kar payı alan:
1- Tam mükellefiyete tabi gerçek kişilerin,
2- Özel kanunlarla kurulmuş müesseselerden kendi kanunlarına göre Gelir ve kurumlar Vergisinden muaf tutulanların,
3- Kollektif ve adi komandit şirketlerin,
4- Eshamlı komandit şirketlerin komandite ortaklarının, vergi alacağını teşkil eder.
Vergi alacağı, kurumlarca, yukarıda 1,2 ve 3 numaralı bentlerde yazılı gerçek ve tüzel kişilere dağıtılan kar payları ile eshamlı komandit şirketlerce dağıtılan kar paylarından, bu şirketlerin komandite ortaklarına isabet eden kısmın yarısı olarak hesap ve kabul edilir.”
Yukarıda belirtilen “vergi alacağı” , Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesinin 11 numaralı bendinde aynı zamanda menkul sermaye iradı sayılmıştır.
Madde metnini biraz açmak amacıyla şu hususların vurgulanması yararlı olabilir:
1- Vergi alacağı, tam mükellefiyete tabi kurumlardan elde edilen kar payları için söz konusudur. Dar mükellef kurumlardan elde edilen kar paylarında, vergi alacağı müessesesi işlememektedir.
2- Vergi alacağından söz edebilmek için, vergiye matrah olan kurum kazancı üzerinden % 50 oranında Kurumlar Vergisi ödenmiş olmalıdır. Bu konuda, 1.1.1981’den önce eski yasa hükümlerine göre ayrılan, fakat bu tarihten sonra dağıtılan ihtiyat akçeleri ve banka provizyonları ö ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI