Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNA 4108 SAYILI KANUNLA EKLENEN GEÇİCİ 23. MADDENİN A FIKRASI HÜKÜML ...

KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNA 4108 SAYILI KANUNLA EKLENEN GEÇİCİ 23. MADDENİN A FIKRASI HÜKÜMLERİ

Yazar : Marmara Üniversitesi İktisat ve İdari Bilimler Fakültesi Doç. Dr. M. Ali CANOĞLU
Dergi : Ağustos 1995
PROF. DR. MEHMET ALİ CANOĞLU
M.Ü. Emekli Öğretim Üyesi
Fahri Hesap Uzmanı

1. KONU iLE İLGİLİ ESKİ VE YENİ METİNLER
4108 sayılı kanunun 32. maddesi ile Kurumlar V.K.na geçici 23. madde eklenmiştir. Bu maddenin a fıkrası esas itibariyle iştirak hisselerinin ve gayrimenkullerin satışından elde edilen kazançlara ait vergi istisnaları ile ilgilidir.
Geçici 23. maddenin yürürlüğe girmesinden önce konu ile ilgili olarak kurumlar V.K.nun 8. maddesinin 18 numaralı bendi yürürlükte bulunuyordu.
Aşağıda önce söz konusu 18. bent ile geçici 23. maddenin a fıkrası hükümlerine yer verecek, daha sonra da bunlarda yer alan metinleri karşılaştırma yoluna gideceğiz.
1.1. Kurumlar V.K.nun 8. maddesinin 18 numaralı bendi
18. (3824 sayılı Kanunun 10. maddesiyle eklenmiştir) Tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takibeden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum kazancından indirir. Bu tarihten sonra yapılacak tahsilat için bu hüküm uygulanmaz. İlk yapılan tahsilatın iştirak hissesi veya gayrimenkul maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
Kurumların iki tam yıl süreyle aktifinde yer almayan menkul kıymetlerin veya gayrimenkullerin satışından elde ettikleri kazançlar ile menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların ellerinde bulundukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar, istisna kapsamı dışındadır.
Sermayeye eklenen bu kazançların beş yıl içinde herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmelerin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.
Satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci yılın sonuna kadar iştirak hissesi veya aynı mahiyette gayrimenkul satın alınması halinde, daha önce kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazanç dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler yönünden vergi ziyaı meydana gelmiş sayılır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler, ortağa sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın istisnadan yararlanırlar. Ancak, iştirak hisseleriyle gayrimenkullerin satışından doğan kazanç; sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir ve hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır. Bu istisnanın uygulanmasında anonim şirketler yönünden sermaye artırımı nedeniyle çıkarılacak hisse senetlerinin nama yazılı olması ve en geç altı ay içinde borsaya kote ettirilmesi şarttır. Borsaya kote ettirilecek hisse senetleri için, borsa tarafından istenen kotasyon şartlarına tam olarak uyulması esastır. Türk Ticaret Kanunun 391. maddesinin bu gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz.
Bu bent hükmü 1.1.1993 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
1.2. Geçici 23. maddenin a fıkrası
Geçici Madde 23-a) (4108 sayılı kanunun 32. maddesiyle eklenen ve a bendinin son paragrafı hariç 1.1.1994 tarihinde yürürlüğe giren madde) 1.1.1994 -31.12.1998 tarihleri arasında uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerin, satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum kazancından indirilir. Bu tarihten sonra yapılacak tahsilat için bu hüküm uygulanmaz. İlk yapılan tahsilatın iştirak hissesi veya gayrimenkulün maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
Bu hüküm, kurumların üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayrimenkullerinin tamamının veya bir kısmının, teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak olan bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulması halinde de uygulanır. Bu durumda yeni kurulacak şirketin tam mükellef ve yapacağı yatırımın asgari 5 milyon A.B.D. Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olması şarttır. Bu şartlara ilave olarak yabancı ortaklı sermaye şirketinde yaban ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI