Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler YEDEK AKÇELERİN DEVLET TAHVİLLERİNE YATIRILMASI

YEDEK AKÇELERİN DEVLET TAHVİLLERİNE YATIRILMASI

Yazar : Müşavir Hesap Uzmanı Cihat YAĞTU
Dergi : Aralık 1981
CİHAT YAĞTU
Müşavir Hesap Uzmanı

I- YASAL DURUM
 
2.6.1941 günlü 4060 sayılı “Yüzde beş faizli Hazine tahvilleri ihracına dair kanun”un 1. maddesinde, bankaya ve şirketlerin ayırmağa mecbur oldukları karşılık ve ihtiyatlar karşılığında verilmek üzere Hazine tahvilleri ihraç edileceği belirtilmiştir.
Bu hüküm, 11.6.1947 günlü 5072 sayılı kanunla biraz daha sertleştirilmiş ve bankalarla ortaklıkların, ayırmağa mecbur oldukları karşılık ve ihtiyatlar karşılığında cüzdanlarında Devlet İç İstikraz tahvilleri bulundurmakla ödevli oldukları hükme bağlanmıştır.
3.7.1953 günlü 6115 sayılı Amortisman ve Kredi Sandığı Hakkında Kanun da, cüzdanlarda devlet tahvili gibi Amortisman ve Kredi Sandığı tahvilleri bulundurulabileceğini açıklamıştır.
Yukarıdaki kanunlarda sözü edilen konu hakkında hiçbir zorlayıcı hüküm bulunmadığından ortaklıkların tahvil alma zorunluluğu fiilen mevcut değildir.
Sadece Amortisman ve Kredi Sandığı tarafından, bilançolarının kabulünden sonra ortaklıklara tahvil alıp almadıkları sorulur ve onlar da sudan cevaplar vererek mesele kapanırdı.
Adı geçen kurumun 1960 yılında lâğvından sonra tahvil alma meselesi de tamamen ortadan kalkmıştır.
Ortaklıkların tahvil alma konusu 24.9.1979 günlü KHK/32 sayılı Kanun Kuvvetindeki Kararname ile daha açık ve daha sert biçimde yeniden ortaya çıkmıştır.
28.9.1979 günlü Mükerrer 16768 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kararname ile 4060 sayılı kanunun bazı maddeleri değiştirilmiş ve kanuna yeni bir geçici madde eklenmiştir.
Kararnamede, anonim ve limited şirketlerin Türk Ticaret Kanunu’nun 466. maddesi hükmüne göre yıllık kârlarından ayırdıkları yasal yedek akçelerin tamamını Devlet İç İstikraz Tahvillerine yatıracakları belirtildiği gibi, yatırmamaları halinde sorumluların ağır para cezası ile cezalandırılacağı da hükme bağlanmıştır.
İşte, bugün yürürlükte olan hüküm budur.
II- YETKİ
Kararnamenin maddelerini yorumlamadan önce kararnameyi kimin uygulayacağını belirtelim.
Kararname, kanuna uygun hareket etmeyenlere elli bin liradan az olmamak üzere ağır para cezası hükmolunacağını açıklamıştır.
Cezasının ağır para cezası olması ve tutarının da takdire göre değişken olması nedeniyle yargı organlarının yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak yargı organlarını kimin harekete geçireceği önemlidir. Bunun için herhangi bir makamın durumu savcılıklara bildirmesi gerekmektedir.
Kararnamenin 2. maddesinde, alınan tahvillerin numaralarının kurumlar vergisi beyannamesiyle birlikte vergi dairelerine bildirileceği belirtilmiştir. Demek oluyar ki, vergi daireleri ve dolayısıyla maliye idaresi bu konuda yetkilidir. Maliye idaresinde de, vergi daireleri dışında, şirketlerle en çok ilişkisi olanlar vergi inceleme elamanlarıdır.
Bu bakımdan, vergi inceleme elemanları incelemeler sırasında gördükleri uygunsuzlukları savcılıklara bildirmekle görevlidir. Ayrıca vergi daireleri de, beyanname nedeniyle, tahvil alınmadığını öğrenmeleri halinde konuya müdahale etmeğe yetkilidirler.
III- MADDELERİN YORUMU
Bugünkü durumda konu hakkında yargı organlarınca verilmiş kararlar yoktur. Esasen mahkemeye intikal etmiş mesele hem çok az ve hem de çok yenidir. Bu bakımdan kendi bilgilerimize göre yorum yapmağa çalışacağız.
1- Kararname, bankalar ve sigorta şirketleri dışındaki anonim ve limited şirketleri kapsamaktadır.
Diğer ticaret şirketleri kararnameye  dahil değildirler. Esasen diğer şirketler, Ticaret Kanununun 466. maddesi uyarınca yedek akçe ayırmak zorunda değildirler.
2- Ticaret Kanunu’nun 466. maddesine göre ayrılan yedek akçeler karşılığında devlet tahvili satın alınacaktır.
466. madde yasal akçelerle ilgilidir. Bu bakımdan ihtiyari yedek akçelerin tahvillere yatırılmaları zorunlu değildir.
Kararname 466. maddeden söz etmekte, maddenin fıkralarına değinmemektedir. Böylece maddenin bütün fıkraları gereğince ayrılacak yedek akçelerin tahvillere yatırılması zorunlu olmaktadır.
Diğer taraftan kararname, şirketlerin 466. madde hükmüne göre ayırdıkları yedek akçelerden bahsettiğine göre, ayrılması mecburi olduğu halde fiilen ayrılmamış olan yedek akçelerin de tahvile yatırılmasının zorunlu ol ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.