Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler VERGİCİLİĞİMİZİN ÖRGÜTLENME SORUNLARI

VERGİCİLİĞİMİZİN ÖRGÜTLENME SORUNLARI

Yazar : Müşavir Hesap Uzmanı Mehmet AKBAY
Dergi : Ocak 1982
MEHMET AKBAY
Müşavir Hesap Uzmanı

1. Giriş  :
 
Vergiler insanların topluluklar halinde yaşamaya başlamaları ile yaşıt sayılır. Toplumlarla birlikte ortaya çıkan kollektif nitelikteki ihtiyaçlar, bunların karşılanması için, toplum üyelerinin bazı mali yükümlülüklere tabi tutulmalarını da birlikte getirmiştir. Başlangıçta, egemenliği elinde bulunduranlara sunulan armağanlar şeklinde, bir çeşit gönüllü yardım niteliğinde olan vergiler, giderek gerçek bir cebri ödemeye dönüşmüştür.
Vergilerin, alınmaya başlamasından beri değişmeyen birinci gayesi, Devletin gelir ihtiyacının karşılanmasıdır. Daha sonraları ortaya çıkan, fakat gittikçe önem kazanan vergilerin ikinci fonksiyonu ise, uygulanmak istenen ekonomik ve sosyal politikaların gerçekleştirilmesi için kullanılmalarıdır. Devletin gelir ihtiyacının karşılanması amacıyla alınan vergilerin, önemli ekonomik ve sosyal etkiler yarattığı, oldukça eski çağlardan beri bilinmektedir. Vergilendirme anlayışındaki bu gelişmeler, eskiden uygulanan baş vergisi gibi ilkel tekniklere dayanan vergilerin yerini, beyan esasına dayanan modern vergilerin almasına yol açmıştır. Bilindiği gibi, vergi kanunları ile belirlenen esaslar içerisinde kalınmak kaydıyla, vergi matrahının mükellefler tarafından belirlenerek vergi idaresine bildirilmesine beyan esası denilmektedir. Memleketimizde yürürlükte olan vergi sistemi, diğer ülkelerde olduğu gibi, büyük ölçüde beyan esasına dayanmaktadır.
Beyan esasına dayanan bir vergi sisteminin başarısının, mükelleflerdeki vergi bilinci ve vergi kanunları kadar, vergi idaresi ve yargısının etkinliğine de bağlı olduğu hususunda genel bir görüş birliği vardır. Mükelleflerin beyanlarına dayanılarak alınan vergilerin, gerçeğe uygunluğunun vergi idaresi ve vergi yargısı tarafından etkili bir şekilde ve süratle sağlanamaması halinde vergilerin, kamuoyunu rahatsız edici bir keyifliğe dönüşmesi ve elde edilmek istenen amaçların gerçekleştirilememesi kaçınılmazdır. Bu konuda, mali müşavir ve muhasebecilerin hukuki statülerinin tespit edilmemiş, diğer bir deyişle, mesleki yönden bir disiplin altına alınamamış olmalarından kaynaklanan olumsuz etkilerin de gözden uzak tutulmaması gerekir.
Öteden beri memleketimizde vergi reformundan, çoğunlukla vergi kanunlarının değiştirilmesinin anlaşıldığı görülmektedir. Vergi sistemimizde, kanunlar açısından birkaç defa önemli değişiklikler yapıldığı halde, vergicilikle ilgili müesseselere pek el atılmamıştır. Vergi kanunlarında yapılan son değişiklikler yanında, vergi idaresi ve yargısının yeniden düzenlenmesi, yeminli ve serbest mali müşavirlik mesleklerinin bir kanuna bağlanması konusundaki tartışmaların yeniden gündeme gelmiş olması, umut verici gelişmelerdir.
2. Vergi İdaresi
Bir vergi fikrinin gerçekleştirilmesi, çeşitli safhaları kapsar. Konulan bir verginin varlığını haklı kılan nedenlerin açıklanması, vergiyi doğuran olay ile vergi oranlarının belirlenmesi, verginin tarh, tahakkuk, tahsil ve denetimi işlerinin yürütülmesi, vergi idaresinin görevleri arasındadır.
Devletin gelir ihtiyacının karşılanması ve vergileme ile güdülen amacın gerçekleştirilmesi için, vergi idaresine düşen görevlerin yerine getirilmesinde gösterilen başarı düzeyi, vergicilikte idarenin etkinliği olarak adlandırılır. Bu anlayış içerisinde, şu hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle idarenin etkinliği konusunda bir yargıya varılabilir.
(i) Devletin artan gelir ihtiyacının karşılanması,
(ii) Yürürlükteki vergilerin toplumu tatmin edici bir düzeyde uygulanması,
(iii) Vergilerin toplanmasında verimlilik ilkesine uyulması.
Bu kıstaslardan hangisine göre bir değerlendirme yapılırsa yapılsın, vergi idaremizin, istenilen etkinlik düzeyine ulaştırılamadığı ortadadır. Kuşkusuz bütün meseleler gibi, vergi idaresi de, yerine getirmek zorunda olduğu görevler bakımından değerlendirilecek ve eleştirilecektir. Ancak, vergi idaresine yöneltilen eleştirilerde, vergicilik alanı ile ilgili diğer müesseselerin bir kısmının oluşturulamamasının ve bir kısmının ise görevlerini gereği gibi yerine getirememelerinin sorumluluğunun da vergi idaresine yüklenmesi nedeniyle, bir ölçüde haksızlık olduğunun da kabulü gerekir.
3. Vergi Yargısı :
Memleketi ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI