Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler SERMAYE ŞİRKETLERİNDE KAR DAĞITIM TABLOLARI

SERMAYE ŞİRKETLERİNDE KAR DAĞITIM TABLOLARI

Yazar : Eski Hesap Uzmanı Rıfat TOKAT
Dergi : Ocak 1982
RIFAT TOKAT
Fahri Hesap Uzmanı

Türkiye'de sermaye şirketi deyimi ile, genelde anonim ve limited şirketlerin düşünüldüğü bir gerçektir. Hukuk ve vergi mevzuatında Hisseli Komandit ve Kooperatif şirketler de birer sermaye şirketi vasfında iseler de, Hisseli Komandit şirketlerin sayısal önemleri ile kooperatif şirketlerin ticari , sınai ve hizmet faaliyetlerinin gelişmemiş olması, bu iki şirket türünü konu harici bırakmayı gerektirmektedir.
 
Sermaye şirketleri ticari, sınai ve hizmet faaliyetleriyle, ekonomiye bulundukları katkılardan dolayı paylarını alırlar.
Alınan bu paylar neticede, şirketin kurum kazancı olarak tezahür eder.
Teşekkül eden şirket karı üzerinden, vergi olarak Devletin ve temettü adı altında da ortakların hakları vardır. Devlet hakkını, kanunlarla teminat altına almıştır. Ortakların hakları ise, şirket esas sözleşmelerine  Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde  konulan maddeler ve genel kurul kararı ile ortaya çıkar.
Şirket karından evvelemirde Hazine'nin hakkının ayrılması gereklidir. Kalan miktar üzerinden, esas sözleşme ve umumi heyet kararları ışığı altında, hissedarlara birinci ve ikinci temettü adı altında payları ile İdare Heyeti azalarına, şirket personeline temettü ikramiyesi adı altında paylar ayrılır. Bu paylar ayrılırken de Ticaret Kanunu hükümlerine göre ayrılması gerekli kanuni yedek akçeler nazara alınır.
Şirket ana sözleşmeleri, Türk Ticaret Kanunu'nun belirttiği şekil ve esaslar dairesinde tanzim edilmek mecburiyetinde bulunduğundan, şirket karının tevziini tayin eden sözleşmelerin bu maddeleri ilke olarak birbirlerine uygunluk arz ederler.
Hatta bu konuda Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nün, şirket ana sözleşmelerinin şekil ve muhtevalarını tayin eden genelgeleri mevcuttur.
Bir şirket ana sözleşmesinin kar tevziini gösteren maddesi en azından şu hükümleri kapsamalıdır.
1- Şirket Karının Teşekkülü :
Şirket bir faaliyet yılı içinde elde ettiği gayri safi hasılattan aynı yıl içinde yaptığı bütün giderler (genel giderler, ücretler, sair giderler ve amortismanlar vb.) düşüldükten sonra kalan, safi karı teşkil eder.
2- Kanuni Mecburiyetler :
Teşekkül eden safi kar üzerinden, şirket müseccel sermayesinin beşte biri  seviyesine ulaşıncaya kadar, her yıl % 5 nispetinde kanuni yedek akçe ayrılması zaruridir.
Keza, şirketin safi karı üzerinden müseccel sermayesinin ödenmiş olanının % 5'i nispetinde şirket hissedarlarına birinci temettü adı altında bir pay ayrılır.
Mali bilançoya göre teşekkül eden vergi matrahına terettüp eden vergiler hesaplanarak ayrılır.
Şayet esas mukavelede, İdare Meclisi azalarına kardan muayyen bir nispette temettü ikramiyesi ödenmesi öngörülmüş ise, bu ödemeye isabet edecek % 10 miktarında kanuni yedek akçe de hesaplanıp ayrılmak gerekir.
Birinci tertip yedek akçe ve birinci tertip temettü tenzil edildikten sonra kalan kar üzerinden İdare Meclisi azalarına ödenecek temettü ikramiyelerinin hesaplanması lazımdır.
Vergi kanunlarında 1.1.1981'den geçerli olarak yapılan değişiklikler meyanında İdare meclisi azalarına ödenen temettü ikramiyelerinin kar payı addedileceği hükme bağlandığından bu gibi ödemeler artık vergi matrahından indirilemeyecek, alan için menkul sermaye iradı olacağından bu statüde vergilendirilecektir.
3- Kalan Kar Üzerinde Tasarruf Hakkı :
Kanuni mecburiyetlerin ifasından sonra kalan kar üzerinden tasarruf hakkı, mutlak olarak şirket genel kurulunundur.
Umumi heyet, kalan kar kısmının tamamının veya bir kısmını hisse başına muayyen bir meblağ şeklinde veya miktar belli ederek dağıtılmasına karar verebileceği gibi, tamamını fevkalade ihtiyat akçesi olarak şirket bünyesinde tutmaya da karar verebilir.
Karın kısmen veya tamamen dağıtılması halinde, buna isabet eden ikinci tertip % 10 kanuni yedek akçe hesaplanması ve tefriki kanun gereğidir. Bu tertip yedek akçeler için, kanun bir tavan tespit etmemiştir.
Şirket ana sözleşmelerinde kar üzerinden kanuna aykırı olmayan daha bazı tefriklerin yapılabileceği hükme bağlanabilir ve umumi heyetler bu yolda karar verebilirler. Tabii tevzii sırasında n ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI