Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler ÖNEMİ ANLAŞILAMAYAN MALİ ÖRGÜT VE VERGİ ÖRGÜTÜ SORUNU*

ÖNEMİ ANLAŞILAMAYAN MALİ ÖRGÜT VE VERGİ ÖRGÜTÜ SORUNU*

Yazar : Eski Maliye Müfettişi Erhan IŞIL
Dergi : Şubat 1982
ERHAN IŞIL                 
Eski Maliye Müfettişi

Vergi denilen kurumu herkes dilediğince ve inceleme amacına göre ayırımlara tabi tutabilir. Dolaylı ve dolaysız vergiler, merkezi ve yerel vergiler...., ya da spesifik ve ad valorem vergiler gibi. Bu incelemenin amacı bakımından da, vergi kurumunu ikiye ayırmak gerekli olacaktır. İlk bölüm, bir bütün olarak vergi sistemidir, yani vergi kurumlarıdır, ikincisi de, vergi örgütüdür, yani vergi sistemini yaşama geçiren insangücü organizasyonudur. Yazının başlığından anlaşılacağı gibi, inceleme konusunu vergi örgütü teşkil etmektedir. Vergi sistemine burada değinmenin bir nedeni var. Vergi sistemindeki amaç kargaşası, tutarsızlıklar, çelişkiler ve adaletsizlikler vergi örgütünü olumsuz biçimde etkiler. Başka bir anlatımla, vergi sistemi makul derecede iyi olmayan bir ülkede, iyi bir vergi örgütü kurulamaz. Kaldı ki, iyi bir vergi sistemi kuramamış olan teknokrat-politikacı kadroların, iyi bir vergi örgütü kurabilmeleri de zaten beklenemez ve dünya maliye tarihinde vaki olmamıştır.
 
Dünya maliye literatürü, az gelişmiş ülkelerin iyi bir vergi örgütü kurmak şöyle dursun, mevcut vergi örgütlerini bir ölçüde bile iyileştiremediklerini, açık seçik ortaya koymuştur. Gene literatüre göre, gelişme yolunda kabul edilen bu uluslar, zaman zaman vergi atılımları yaparlar; ancak bu atılımlar, vergi kanunlarında tarife, oran, vergi miktarı, istisna, bağışıklık değişiklikleri yapılmasından ibaret kalır. Gelişme yolundaki ülkelerin hiç şaşmayan uygulaması, vergi atılımı adı altında, genellikle vergi ve cezaların arttırılması ve üç-beş yeni vergi konulması şeklinde olur. Ondan sonra asıl yapılması gereken iş, yani vergi örgütünün eğitimi, donatımı ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerekleri, bu ülkelerde ya akla gelmez ya da bu tür çabalar bir türlü sonuç vermez. Böylece, beş-on yıl gidilir. Sonra görülür ki, zaten köhne (arkaik) olan vergi kanunları iyice verimsizleşmiştir, ortada kamu maliyesi diye bir şey kalmamış gibidir, devlete para lazımdır, işte o zaman ve pek zorunlu hale geldiği için yeni bir atılım yapılır. Tarifeler, oranlar, miktarlar, cezalar tekrar değiştirilir, birkaç yeni vergi konulur ve genellikle vergiler artırılır. İş vergi örgütünün iyileştirilmesine gelince, herhangi bir çalışma yapılmaz. Çalışma yapıldığı zaman da, sonuca gidilemez. Az gelişmiş ülkeler, vergi örgütünü iyileştiremedikleri için, vergi kanunlarının verimsizleştiğini yani alınması gereken vergileri alamadıklarını ve gene aynı nedenle, vergi kaçırmanın yaygınlaştığını, sayıları giderek arttırılan vergi kanunlarının, zaten zayıf olan vergi örgütlerindeki gayretlerin darmadağınık bir hale gelmesine yol açtığını anlayamazlar. Bu durum, gelişme yolundaki ülkelerde hemen hemen tamamen böyledir**.
Gelişme yolundaki ülkelerin (GYÜ) mali ortamlarında ve vergi örgütlerinde de bir çok benzerlikler vardır. Şöyle ki:
- Bu ülkelerdeki ulusal toplumların (ahlak, dürüstlük, onur, yurtseverlik, erdemlilik, kamu yararı gibi) değerler sistemlerinde, verginin uzun boylu ağırlıkları yoktur.
- Anılan devletlerde, gerek kamu maliyesi gerek vergi hizmetleri iki, üç veya daha fazla kamu kuruluşunca yürütülür.
- Maliye ve vergi örgütlerinde, kalitesiz ve yeteneksiz personel pek çoktur.
- Eğitim yok denecek düzeylerdedir.
- Maliyecilerin özlük hakları ve ücretleri çok düşüktür ve kamu personeli içinde en az ücret alanlar maliyecilerdir.
GYÜ’lerin hükümetleri, kamu maliyelerini ve vergi örgütlerini güçlendirebilmenin bir yolu olarak, personel ücretlerini ve özlük haklarını iyileştirmeyi düşünürler, fakat büyük bölümü niteliksiz, yeteneksiz ve eğitimsiz olan bu personele ücret artışlarının uygun olmayacağı görüşü ağır basar. Stanley Surrey’in ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.