Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler VERGİ KESİNTİSİ VE ORANLARINDAKİ YENİ DÜZENLEMELER

VERGİ KESİNTİSİ VE ORANLARINDAKİ YENİ DÜZENLEMELER

Yazar : Gelirler Eski Genel Müdür Yardımcısı M. Yener MERCİMEKÇİ
Dergi : Şubat 1982
YENER MERCİMEKÇİ
Baş Hesap Uzmanı

I – GİRİŞ :
 
Gelir vergisi, esas itibariyle bir vergilendirme döneminde yükümlülerin çeşitli kaynaklardan elde ettikleri kazanç ve iratların toplamı üzerinden alınır. Gelirler yıllık beyannamede beyan edilir ve bu beyana göre vergi tarh edilir. Prensip bu olmakla birlikte, gelir vergisi sistemimizde, bir çok gelir unsuru üzerinden, ileride tarh edilecek vergiye mahsuben vergi kesintisi yapılması öngörülmüştür. Vergi gelirleri arasında da kesinti yoluyla ödenen vergiler en büyük payı almaktadır. Verginin kesinti yoluyla tahsil edilmesi gelir vergisi yasasında “Vergi Tevkifatı” olarak tanımlanmaktadır.
Vergi kesintisi, istihkak sahiplerinin ileride tahakkuk ettirilecek gelir vergisine mahsuben alınmakta olmasına rağmen çoğu kez kesin bir vergileme niteliği kazanmaktadır. Bu bakımdan vergi kesintisi uygulaması gelir vergisi sistemimizde en az yıllık beyanname esası kadar önem kazanmıştır.
Son bir yıl içinde 193 sayılı gelir vergisi yasasında önemli ölçüde değişiklik yapılmıştır. Bu değişikliklerin en önemlilerinden biri de kesinti yoluyla alınan vergilerde yapılan değişikliklerdir. Bu yazıda 2361, 2454 ve 2574 sayılı yasalarla vergi kesintisi ve vergi oranları konusunda yapılan değişiklikler açıklanmaya çalışılacaktır.
II – VERGİ KESİNTİSİ KONUSUNDA YAPILAN YENİ DÜZENLEMELER :
193 Sayılı Gelir Vergisi yasasının 2361 sayılı kanunla değiştirilmeden önceki şeklinde, vergi kesintisi iki ayrı bölümde düzenlenmiş, GVK.’nun 94. Maddesinde kazanç ve ücretlerdeki, 96. maddede ise iratlardaki vergi tevkifatı hükümleri yer almıştır.
2361 Sayılı yasa ile yapılan değişiklikle üzerinden kesinti yoluyla vergi alınacak gelir unsurlarının tümü 94. Maddede toplanmış ve bu maddenin başlığı da “Kazanç, ücret, menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında vergi tevkifatı” şeklinde değiştirilmiştir. Diğer taraftan daha önce 96’ncı maddede yer alan dağıtılmayan kurum kazançları üzerindeki kesinti uygulamasına da son verilmiş, bunun karşılığı olarak 77. maddede “Vergi Alacağı” sistemi getirilmiştir.
A – Vergi Kesintisi Yapacak Kişi ve Kurumlar :
2361 Sayılı yasa ile, kesinti yapacak kişi ve kurumlar yönünden pek değişiklik yapılmamıştır. Bu konuda yapılan tek değişiklik tesis ve tesislerin iktisadi işletmelerin, kesinti yapacak kurumlar arasından çıkarılması olmuştur. Bugünkü hukuk düzenimizde tesisleri düzenleyen bir hüküm bulunmadığından bu değişiklik, fiil durumun yasaya yansımasını sağlamıştır.
2454 Sayılı yasa ile bu konuda herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. En son çıkarılan 2574 sayılı Yasada ise, “Menkul Kıymetler Yatırım Fonu Yönetenler” vergi kesintisi yapacaklar arasına dahil edilerek, kapsam genişletilmiştir. Bilindiği üzere 2449 sayılı Sermaye Piyasası Yasası ile Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Menkul Kıymetler Yatırım Fonu kurulması kabul edilmiştir. GVK.’nun 75. maddesinde 2574 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle de, Menkul Kıymetler Yatırım Fonundan katılma belgesi alanlara ödenen kar payları, menkul sermaye iradı sayılmıştır. Bu kar payları menkul sermaye iradı sayıldığından Menkul Kıymetler Yatırım Fonu yönetenler, 1.1.1982 tarihinden itibaren gerçek kişilere yapacaklar kar payı ödemelerinden vergi kesintisi yapmak zorundadırlar. Esasen Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklarının anonim şirket statüsünde kurulmaları zorunlu olduğundan, vergi kesintisi yapacak kurumlar arasında ayrıca sayılmasına gerek bulunmamıştır.
B – Kesintiye Tabi Ücret, Kazanç ve İratlar :
Üzerinden kesinti yapılacak kazanç, ücret ve iratlar, 2361 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten sonra, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. Maddesinde 12 bent halinde sayılmıştır.
1- Ücretlerden yapılacak vergi kesintisi
Gelir Vergisi Kanunumuzda bazı istisnalar dışında gerçek ücretlerin kesinti yoluyla vergilendirilmesi ilkesi benimsenmiştir. Kesinti yoluyla vergilendirilmeyecek olan ücretleri aşağıdaki gibi sayabiliriz.
- İstisnadan yararlanan ücretler,
- Yabancı bir ülkedeki işveren tarafından doğrudan doğruya ödenen ücretler,
- Yabancı elçilik ve konsoloslukta çalışan ve o devletin uyruğ ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI