Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler GÖTÜRÜ USULDE VERGİLENDİRME

GÖTÜRÜ USULDE VERGİLENDİRME

Yazar : Hesap Uzmanı Necdet KOCATÜFEK
Dergi : Şubat 1982
NECDET KOCATÜFEK
Hesap Uzmanı

GÖTÜRÜ USULDE TİCARİ KAZANCIN TESPİTİ :
 
Ticari kazanç elde eden yükümlülerin götürü usulde vergilendirilmesi, bir diğer deyişle defter tutmamaları için, Gelir Vergisi Kanununda “Genel ve Özel Şartlar” adı altında sayılan koşul ve ölçülere sahip olmaları gerekir. 31.12.1981 tarih 2574 sayılı yasa ile söz konusu götürülük ölçüleri, günün ekonomik durumu dikkate alınarak arttırılmış, daha iyi anlaşılması bakımından bazı madde metinlerine açıklık getirilmiştir.
Aşağıda, konu bütünlüğü içerisinde yapılan son değişiklikler hakkında açıklama yapılacaktır.
I – GENEL VE ÖZEL KOŞULLAR :
A – Götürü Usule Tabi Olmanın Genel Koşulları :
Götürü usule tabi olmanın genel koşulları, GVK.’nun 47. maddesinde üç bent halinde sayılmıştır.
a) Bunlardan ilki, yükümlülerin kendi işlerinde bilfiil çalışmaları veya işlerinin başında bilfiil bulunmaları koşuludur. Böylece, sermayeden ziyade kendi emeğine dayalı olarak çalışan küçük sanat ve ticaret erbabı, götürülük kapsamına alınmak istenmektedir.
Ancak, bu koşulu yerine getiren yükümlülerin işyerlerinde kendilerinden başka yardımcı işçi, çırak çalıştırmaları veya seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zorunlu ayrılmalar dolayısıyla, geçici bir süre işlerinin başında bulunamamaları onların götürü usulden yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir. Ayrıca ölüm halinde, iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam olunursa, bunların bilfiil işin başında bulunmaları şartı aranmamaktadır.
b) Götürü usule tabi olmanın ikinci genel koşulu, yükümlülerin işyerlerinin Emlak Vergisi tarhına esas olan vergi değerleri toplamının 700.000.-lirayı, vergi değerinin bilinememesi halinde yıllık kira bedelleri toplamının 48.000.-lirayı aşmamasıdır.
Görüldüğü gibi burada, vergi değeri ile yıllık kira bedeli ölçüleri üzerinde durulmaktadır. 2574 sayılı Kanun ile bu ölçüler, günün ekonomik koşulları ve kira miktarlarındaki artışlar dikkate alınarak, vergi değerleri toplamında 350.000.-liradan 700.000.-liraya, yıllık kira bedelleri toplamında 24.000.-liradan 48.000.- liraya yükseltilmiş bulunmaktadır.
Burada, Emlak Vergisi tarhına esas olan vergi değeri ile anlatılmak istenen bina sahiplerinin Emlak Vergi Dairelerine (Bağımsız Emlak Vergi Dairesi bulunmayan yerlerde karma Vergi Dairelerine) yaptıkları değer beyanıdır. İlgili Vergi Dairesi, beyan olunan değerleri düşük bulduğu takdirde, Maliye Bakanlığınca saptanan usul ve esaslar çerçevesinde, yetkili memurlara vergi değerini takdir ettirmektedir. Şayet böyle bir takdir yapılmışsa mal sahiplerinin beyanı değil, takdir sonucu belirlenen değer geçerli olacaktır.
Diğer taraftan, yükümlülerin işyerinin sahibi veya kiracısı olmasının, götürülük koşullarının tayininde hiç bir önemi yoktur. Yükümlü kiracı ise, işyerinin Emlak Vergisi tarhına esas olan vergi değerini, mal sahibinden veya ilgili Vergi Dairesinden öğrenebilir.
İşyerinin vergi değerinin bilinmemesi durumunda (herhangi bir nedenle emlak vergisi beyannamesi verilmemesi hali) bu defa yükümlünün işyeri veya işyerlerinin yıllık kira bedelleri toplamının 48.000.-lirayı aşıp aşmadığına bakılacaktır. 48.000.-TL’lık ölçünün aşılması halinde diğer koşullar yerine getirilmiş olsa bile götürülük yitirilecektir.
c) Üçüncü olarak, götürü usulden yararlanacak yükümlülerin ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri dolayısıyla gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olmamaları gerekmektedir.
Buna göre, ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri nedeniyle işletme defteri, serbest meslek kazanç defteri veya bilanço esasına göre defter tutan yükümlüler ile,
- Kollektif şirket ortakları ve komandit şirketlerin komandite ortakları,
- ikrazat işiyle uğraşanlar,
- sarraflar ile kıymetli maden ve mücevherat alım-satımı ile uğraşanlar, ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.