Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler TİCARİ İŞLETMELERİN ALMAK ZORUNDA KALDIKLARI PERAKENDE FİŞLERİNE GÖRE YAPILAN MASRAFIN GİD ...

TİCARİ İŞLETMELERİN ALMAK ZORUNDA KALDIKLARI PERAKENDE FİŞLERİNE GÖRE YAPILAN MASRAFIN GİDER KAYDEDİLİP EDİLMEYECEĞİ HAKKINDA BİR GÖRÜŞ

Yazar : Eski Hesap Uzmanı Tolga YILDIRIM
Dergi : Ocak 1986
TOLGA YILDIRIM
Eski Hesap Uzmanı

Perakende Satış Vesikalarıyla ilgili Vergi Usul Kanununun 233. maddesi önce 2365 sayılı kanunla değişikliğe uğramış, bilahare 2686 sayılı kanunla değiştirilmiştir. Ancak öz olarak bu madde; birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla, defter tutan çiftçilerin perakende satışlarının tevsikini düzenlemekte ve bu amacı taşımaktadır. Anılan maddenin kanundaki yeri ve bölümü «Vesikalar» ve «Kayıtların Tevsiki» ile ilgili olmasına rağmen, madde sadece perakende satışların tevsik edilmesi babında düzenlenmiştir. Diğer bir ifadeyle bu vesikaya göre masraf yapanların (bu vesikayı alanların) vergisel durumu (masraf kaydedilip edilemeyeceği) bu maddede açıklanmamıştır.
 

Fatura vermek zorunda olunan satışlar bir önceki maddede açıklandığından (md. 232) ve tüm birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin, perakende satış (alış) ta olsa fatura almak zorunda olmalarından, perakende satış vesikalarının masraf kaydı için geçerli belge olmadığı sonucu açık ve seçik olarak ortaya çıkmaktadır.

işte sorun da buradan çıkmaktadır. özellikle V.U.K.’nun mükerrer 257. maddesine istinaden Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkisini kullanarak «perakende satış vesikaları»nı da faturalar gibi, anlaşmalı matbaalara bastırma ve noterden tasdik ettirme mecburiyetini koyduktan sonra, perakende satış vesikalarının masraf kaydında geçerli bir belge olduğu inancı geniş bir kitleye yayılmıştır; Buna paralel olarak ücretlilere .vergi iadesinde muteber bir belge olarak kabul edilmesi de bu inancı kuvvetlendirmiştir. Ayrıca yürürlükten kalkan işletme vergisine ilişkin «perakende satış vesikaları»nın da fatura.,yerine geçtiğinin Bakanlıkça kabul edilmesiyle. durum kamuoyunda daha da karışmıştır.

Öte yandan geniş bir kitleye hitap eden küçük esnaf ve satıcılar ile 10.000 liranın altında satışları çok olan işletmeler için fatura düzenlemenin zor, hatta imkansız olduğu da gözönüne alınırsa, bu kargaşa içinde hiçbir «ticari işletme»nin 10.000 liranın altındaki ticari işle ilgili alış verişleri için fatura alamadığı veya çok zor alabildiği sonucu kolaylıkla ortaya çıkmaktadır.

Müteferrik masraf ve mubayaalarını çok çeşitli ve geniş bir pazarda memur ve müstahdemleri eliyle yürüten büyük fabrika ve organizasyonlar, bu türlü küçük masraflarını maalesef her zaman faturaya dayandıramamaktadır. Zira pratikte ve günümüzde artık bu çok zor ve münakaşayı gerektiren bir durum yaratmaktadır. Mubayaa memurlarının bu masraflara karşılık üzerlerindeki avansı kapatabilmek için idarecilere karşı vesika ibrazı zorunlu olduğundan «perakende satış vesikası» da olsa alınmak zorunda kalınmakta ve avans hesabı masraf hesabıyla kapatılmaktadır. Bunlar teker teker küçük rakamlar olmakla beraber, yıl sonuna kadar kabarık yekünler oluşturmaktadır. Bu masrafların muhasebe ilkelerine göre başka hesaba atılamamalarından (kanunen kabul edilmeyen gider mahiyetinde olmadıklarından) vergi incelemelerinde sadece —vesikanın nevi yüzünden— tenkit konusu yapılmaktadır.

Piyasadaki bu gereksiz tartışmayı ve ortaya çıkan ihtilafları önlemek ve arttırmamak kaçınılmazdır. Bu konudaki önerimiz Maliye ve Gümrük Bakanlığının bu konuda fiili duruma uygun olarak bir kanun değişikliğine gitmesidir. Ancak bu değişiklik yapılıncaya kadar da iç genelge ile veya bir genel tebliğ ile konuyu gerçekçi bir yaklaşımla çözmelidir. Zira, mükelleflerin işle ilgili olan ve zorunlu olarak perakende satış vesikalarına dayanan masrafları gider olarak intikal ettirmelerini haklı kılabilecek hükümler de mevcuttur:

Örneğin V.U.K.’nun 3/B maddesine göre «Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır» hükmü yer almıştır. Olayın gerçek mahiyeti yukarıda açıklandığı gibidir. Dolayısıyla işletmenin ticari işiyle ilgili bir masraf yapılmıştır. Bunu —sadece vesikası farklı olduğu için— kabul etmemek, masrafı kabul etmemek anlamındadır. Oysaki o masrafın yapıldığına, hatta ticari işletme ile ilgili olduğuna dair hiçbir tereddüt (incelem ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI