Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler MENKUL KIYMETLER YATIRIM ORTAKLIKLARI VE MENKUL KIYMETLER YATIRIM FONLARI İLE İLGİLİ OLARA ...

MENKUL KIYMETLER YATIRIM ORTAKLIKLARI VE MENKUL KIYMETLER YATIRIM FONLARI İLE İLGİLİ OLARAK VERGİ YASALARINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

Yazar : Baş Hesap Uzmanı UIuer ARAL
Dergi : Mart 1982
ULUER ARAL
Müşavir Hesap Uzmanı

I- GİRİŞ :
 
2499 sayılı “Sermaye Piyasası Kanunu” ile, Menkul Kıymetler portföyü işletmek amacıyla iki kuruluşun faaliyette bulunması  öngörülmektedir. Bunlardan birincisi, anonim ortaklık biçiminde kurulmasına izin verilen Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklıkları; ikincisi de katılma belgeleri karşılığında halktan para toplamasına izin verilen, tüzel kişiliği olmayan, Menkul Kıymetler Yatırım Fonlarıdır.
Yasal olarak 1982 Şubat ayından itibaren, Sermaye Piyasası uzman kuruluşları olarak, hizmet verecek olan bu kuruluşların, piyasanın güven içinde işlemesine yardımcı olarak, tasarrufların, ekonomik kalkınmayı sağlayacak biçimde, riskin dağıtılması ilkesi de gözönünde tutularak, ekonomiye kanalize olmasını sağlamaları beklenmektedir.
Kuruluş ve faaliyet koşulları sözü edilen yasa ile belirlenen bu kuruluşların, menkul kıymetler portföyü işletmelerinden  doğan portföy kazançlarıyla ilgili olarak Vergi Yasalarında bazı düzenlemelerin yapılması zorunlu idi. Bu zorunluluktan hareketle, Kurumlar ve Gelir Vergisi Yasalarında 31.12.1981 gün, 2573 ve 2574 sayılı yasalarla yapılan değişiklikler sırasında Menkul Kıymetler Konusunda da Yatırım Ortaklıkları ve Menkul Kıymetler Yatırım Fonları bazı düzenlemeler getirilmiş bulunmaktadır.

II- KURUMLAR  VERGİSİ YASASINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

Bu kuruluşlarla ilgili olarak Kurumlar Vergisi Yasasında iki değişiklik öngörülmektedir.
A) Menkul Kıymetler Yatırım Fonları, sermaye şirketi sayılarak, Kurumlar Vergisi kapsamına alınmıştır.
Kurumlar Vergisi Kanununun 2. maddesinde yapılan değişiklikle, anonim ortaklık şeklinde kurulmaları nedeniyle sermaye şirketi olarak Kurumlar Vergisi kapsamına giren  Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklıkları yanında, Menkul Kıymetler Yatırım Fonları da gerçek ve tüzel kişiliği olmamasına karşın Kurumlar ve Gelir Vergisi kanunlarının uygulanmasında sermaye şirketi sayılmıştır.
Böylece, ileride vergilendirme ile ilgili sorunlarla karşılaşılmasının önüne geçilmiştir.
B) Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklıkları ile Menkul Kıymetler Yatırım Fonlarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları Kurumlar
     Vergisinden bağışık tutulmuştur.
Kurumlar Vergisi Kanununun “istisnalar” başlığını taşıyan 8. maddesine eklenen 12 no’lu bent ile, her iki kurumun portföy işletmeciliğinden doğan kazançları Kurumlar Vergisinden bağışık tutulmuştur.
Sermaye Piyasası Kanununa göre (Md. 33) Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklıklarının faaliyetinin kapsamı genelde, menkul kıymetler portföyü işletmeciliğidir. Bu faaliyet dışında yapılacak işler Maliye Bakanlığınca düzenlenecektir. Hal böyle olunca, sadece menkul kıymet portföyü işletilmesi halinde kazanç unsurları;
- Portföylerinde bulunan hisse senetlerinin temettüleri,
- Özel sektör tahvil faizleri,
- Devlet tahvili faizleri,
- Menkul kıymetler alım satımından doğan kazançlardır.
Bu kazanç unsurlarından, Hisse senetleri temettüleri iştirak kazançları istisnası nedeniyle Kurumlar Vergisi kapsamı dışındadır.
Devlet Tahvili faizleri de keza vergiye tabi değildir.
Özel sektör tahvil faizlerini de içeren menkul kıymet gelirleri temettü olarak ortaklara dağıtılacağından portföy geliri üzerindeki vergi yükünü diğer anonim şirketlerin dağıtılan karları üzerindeki vergi yükü ile eşitlemek amacıyla portföy işletmeciliğinden doğan kazançlar Kurumlar Vergisinden bağışık tutulmuştur. Böylece, şirket ortaklarına “vergi alacağı” müessesesini uygulamak mümkün olacaktır.
Hemen belirtmek gerekir ki, Portföy işletmesinden doğan kazançlar yanında, doğacak sair kazançların (Demirbaş satış karı, kira geliri gibi) Kurumlar vergisine tabi olacağı doğaldır.
Keza,  Menkul Kıymetler Yatırım Fonlarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları vergileme tekniği gereği Kurumlar Vergisinden istisna edilmektedir.
Gerçekten G.V.K.’nun 77. maddesinde, Kurumlar Vergisinden istisna edilmiş kurum kazançları üzerinden Kurumlar Vergisi ödenmiş kabul edilmektedir. Örneğin, Devlet Tahvil faizi ve yatırım ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI