Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler KURUMLARDA ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMI

KURUMLARDA ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMI

Yazar : Hesap Uzmanı Zekeriya ALŞAN
Dergi : Şubat 1986
ZEKRİYA ALŞAN
Hesap Uzmanı

I — Örtülü Kazanç Dağıtımı Nedir?
Esas olarak kurum varlığının nedeni, kurumun faaliyetleri sonucu bir kazanç sağlaması ve bu kazancın kanuni mükellefiyetler yerine getirildikten sonra ortaklara dağıtılmasıdır. Kurumun bir hesap döneminde elde ettiği kazanç ilke olarak Kurumlar Vergisine tabi tutulur. Kalan kısım ise ortaklara dağıtılır. Bu dağıtımın kanuni bir prosedürü vardır ve bu dağıtım açık kar olarak nitelendirilir.

Ancak, kurum kazancı her zaman açık olarak dağıtılmaz. Bu durumda, örtülü yoldan kazanç dağıtımı söz konusu, olur. Örtülü kazanç dağıtımım geniş anlamı ile kuruma ait servet unsurlarının kurum öz veya yabancı kaynaklardan sağlanmış olduğuna bakılmaksızın normal şekildeki sermaye azaltılması dışında ortak veya sahiplerine aktarılması olarak anlaşılması gerekir.

Esasen, örtülü kazanç dağıtımı ile ilgili mevcut kanuni düzenleme kurumun mal varlığı ile kurum ortak ve sahiplerinin mal varlığının birbirlerinden ayrılması ve kurum kazancının kurumlar vergisine tabi tutulmadan kurum dışına dağıtılmasını önleme amacım taşır. Bir başka deyişle, örtülü kazanç dağıtımı müessesesi ile, kurum statüsünde örgütlenmiş işletmeye ait mamelekin, ortak veya sahiplerinin kişisel mamelekleri lehine fakirleşmesi işletme bünyesinde doğacak kazancın bir kısmının vergiye tabi olmadan işletme dışına aktarılması önlenmiştir.

Örtülü kazanç dağıtımını bu çerçevede kısaca tanımlayacak olursak, kurum kazancının; alım satım, imalat inşaat muameleleri, hizmet ilişkileri, kiralama, kiraya verme, ödünç para alıp verme muameleleri gibi işlemler ile hissedarlara ve kanun da sayılan kişilere aktarılmasıdır.

Bu ön açıklamadan sonra K.V.K.'nun ilgili hükümlerinin açıklamasına geçebiliriz:

Kurumlar Vergisi Kanununun 15/3. maddesinde sermaye şirketlerince dağıtılan örtülü kazancın kurum kazancının tespitinde indirilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Hangi hallerde kazancın kısmen veya tamamen örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı ise K.V.K.'nun 17. maddesinde dört fıkra halinde belirtilmiştir. Anılan madde hükmü şöyledir:

«Aşağıdaki hallerde, kazanç tamamen veya kısmen örtülü olarak dağıtılmış sayılır:

1 — Şirket kendi ortakları, ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzel kişiler, idaresi murakabesi veya sermayesi bakımlarından vasıtalı vasıtasız olarak" bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek ve tüzel kişilerle olan münasebetlerinde, emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek düşük fiyat veya bedeller üzerinden veya bedelsiz olarak alım-satım, imalat, inşaat, muamelelerinde ve hizmet ilişkilerinde bulunursa;

2 — Şirket, 1 numaralı fıkrada yazılı kimselerle olan münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük bedeller üzerinden kiralama veya kiraya verme muamelelerinde bulunursa;

3 — Şirket, 1 numaralı fıkrada yazılı kimselerle münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük faiz ve komisyonlarla ödünç para alır veya verirse;

4 — Şirket, ortaklarının veya bunların eşleri ile usul ve fürundan ve 3. dereceye kadar (dahil) kan ve sıhhi hısımlarından şirketin idare meclisi başkan veya üyesi müdür veya yüksek memuru durumunda bulunanlara emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek aylık, ikramiye, ücret verir veya benzeri ödemelerde bulunursa;»

Görüleceği üzere K.V.K.'nun 17. madde hükmünde örtülü kazanç dağıtımından yararlanacak olanlarla birlikte, örtülü kazanç dağıtımının
gerçekleştirme şekillerinden bir kısmına yer verilmiştir.

II —
Örtülü Kazanç Dağıtımı Kimlere ve Nasıl Yapılabilir?

17. madde hükmüne göre kurum kazancının örtülü yoldan dağıtılabileceği gerçek ve tüzel kişiler şunlardır.

— Şirket ortakları,                   
...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI