Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler KATMA DEĞER VERGİSİ NASIL İŞLEYECEKTİR ?

KATMA DEĞER VERGİSİ NASIL İŞLEYECEKTİR ?

Yazar : Müşavir Hesap Uzmanı Nahit KİTİŞ
Dergi : Ocak 1985
NAHİT KİTİŞ
Müşavir Hesap Uzmanı

Bilindiği üzere, 3065 sayılı «Katma Değer Vergisi Kanunu» T.B.M.M.'nin 25.10.1984 günlü oturumunda kabul edilmiş ve 2.11.1984 tarihinde de, resmi gazetede yayınlanmıştır.
 

Yürürlük maddesine göre, kanunun vergi uygulamalarıyla ilgili hükümleri 1.1.1985 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Katma Değer Vergisinin yeni bir vergi mi, yoksa kaldırılan bir kısım vergilerin yerine gelen bir vergi mi olduğu, ne getireceği ve ne götüreceği konuları, Derginin önceki sayılarında incelendiği için, biz bu yazıda sadece verginin muhtelif safhalarda nasıl işleyeceği konusu üzerinde duracak; bazı aşamalarda aksamalar olacaksa bunların nasıl giderilebileceği sorusuna cevap aramaya çalışacağız.
Katma Değer Vergisi, safha safha tahsil edilip ödenmesine rağmen, neticede «nihai tüketici» tarafından üstlenilen bir vergidir. Başka bir ifadeyle, verginin esas yüklenicisi; malı en son olarak satın alıp istihlak eden, ya da hizmetten en son yararlanandır. Kanun da mükellef olarak görülenler ise, gerçekte vergiyi ödeyenler değil, mal veya hizmeti son tüketiciye doğru aktarırken tahsil ettikleri vergiyi Maliyeye yatırmakla görevlendirilenlerdir.

Teorik olarak, katma değer vergisi mükellefleri tarafından ödenen verginin tamamının, nihai müstehliklere doğru aktarılması ve üzerinde hiç vergi yükü kalmaması gerekir.

Aşağıda muhtelif mal ve hizmet üretimi ve dolaşımı safhalarında verginin nasıl işleyeceği, verginin hangi safhalarda, kimler tarafından, nasıl ödeneceği konulan ayrı ayrı incelenecektir:

Katma Değer Vergisinde mükellefiyet şekilleri, Gelir Vergisi Kanununa paralel olarak düzenlenmiştir. Yani, KD.V.'nde mükellefiyet şekilleri, G.V.K.'ndaki mükellefiyet şekilleri üzerine oturtulmuştur.

1 — Vergiden muaf çiftçiler :
Bilindiği üzere gelir vergisinden muaf küçük çiftçiler, işletme büyüklüğü ve ürettikleri zirai ürünün satış tutarı bakımından Gelir Vergisi Kanununda belirlenen (Md. 12 ve 13) hadleri aşmayan çiftçilerdir. Bunlar, G.V.K.'na paralel olarak, Katma Değer Vergisi Kanununda da, mükellefiyet dışı tutulmuşlardır.
Bu husus, kanunun 17. maddesinin 4. fıkrasının b bendinde, bunlar tarafından yapılan teslim ve hizmetlerin vergiden istisna edilmesi suretiyle sağlanmıştır.

Hemen belirtelim ki bu istisna, zirai ürün ve hizmetlerin sadece bu safhada vergi dışı tutulduğu anlamındadır. Zira, daha sonraki safhalarda (teslimlerde) zirai ürün ve hizmetler de vergilendirilecektir. Başka, bir anlatımla kanun, mükellef sayısını ve onun getireceği külfetleri artırmamak için, vergilemeye başlamayı daha ilerideki safhalara bırakmıştır.                                                      

Vergiden muaf çiftçi, satış ve hizmetlerini, ya defter tutan tüccara, ya defter tutan çiftçiye, ya da doğrudan müstehlike yapacaktır. Tüketiciye yapılan satışlarda herhangi bir belge düzenlenmemektedir ve ürün, üzerine Katma Değer Vergisi eklenmeden, müstehlike intikal ettirilecektir. Tüccara ve çiftçiye yapılan satışlarda ise, bunlar «müstahsil makbuzu» düzenleyip çiftçiye vermeye, çiftçiler de bunları alıp saklamaya mecburdurlar. Ancak bu sırada da, malın veya hizmetin bedeli üzerine K.D.V., eklenmeyecektir. Küçük çiftçinin, üretimiyle ilgili mal ve hizmetler sebebiyle ödediği K.D.V., fiyat mekanizması yoluyla, sonraki safhalara intikal ettirilebilecektir.

2— Vergiden muaf esnaf :
Gelir Vergisinde vergiden muaf esnaf, kanunun 9. maddesinde belirtilen şekilde faaliyet gösteren ve yıl içinde 48. maddedeki alım ve iş yapma hadlerinin yarısını aşmayan küçük ticaret ve sanat erbabıdır.

Vergiden muaf esnaf, 1. ve 2. sınıf tüccar ile defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiden satın aldıkları mallar veya yaptırdıkları işler için fatura alıp saklamaya ve bunlara ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI