Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler MÜZAYEDE MAHALLERİNDE YAPILAN SATIŞLARDA KDV UYGULAMASI

MÜZAYEDE MAHALLERİNDE YAPILAN SATIŞLARDA KDV UYGULAMASI

Yazar : Eski Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı Danıştay Üyesi MAHMUT VURAL
Dergi : Temmuz 1999
MAHMUT VURAL
Gelirler Genel Müdürlüğü
Daire Başkanı

I - GİRİŞ
Katma değer vergisinin kapsamına esas itibariyle ticari, sınai ve zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler girmekle birlikte bu nitelikte olmayan bazı teslimler de verginin konusu içinde yer almaktadır. Verginin konusuna giren bu tür faaliyetlerden birisi de müzayede mahallerinde yapılan teslim ve hizmetlerdir. Müzayede mahallerinde yapılan satışlar Katma Değer Vergisi (KDV)Kanununun 1/3-d maddesi ile vergiye tabi tutulmuştur. Müzayede mahallinde yapılan satışa konu mal ve hakların ticari bir işletmeye veya özel bir şahsa ait olması veya devamlılık arzedip etmemesi, katma değer vergisi yönünden vergilendirmeye etki etmemekte, müzayede yoluyla yapılan satışlar ticari mahiyet arzetmese dahi katma değer vergisine tabi olmaktadır.

II. KAPSAM VE TANIM
Cebri icra, izale-i şuyu, ipoteğin paraya çevrilmesi, tasfiye gibi nedenlerle, müzayede mahallerinde yapılan açık artırma, pazarlık ve diğer şekillerdeki satışlar katma değer vergisine tabi bulunmaktadır. (KDVGT/15/I)
KDV Kanununda müzayede suretiyle yapılan her türlü satış değil, müzayede mahallinde yapılan satışlar verginin konusuna alınmıştır. Bu husus, KDV Kanununun I/3-d maddesiyle verginin konusuna alınan işlemlerin kapsamını belirlemek bakımından önemlidir.
Müzayede, bir malın, en yüksek fiyat verene satılması suretiyle yapılan bir satış şeklidir. Müzayede (artırma) açık ya da kapalı olabilir. Ancak müzayede olabilmesi için, katılımcıların önceden belirlenen bir anda satışa konu mal için fiyat vermeleri gerekir. Bununla birlikte, satılmak üzere açık oto pazarına götürülen bir otomobilin, gün içerisinde farklı zamanlarda otomobile talip olanlardan o ana kadar en yüksek fiyatı teklif edene satılması müzayede suretiyle yapılan bir satış değildir. Çünkü müzayede için en temel özelliklerden birisi olan, isteklilerin belirli bir anda fiyat teklif etmeleri ve alıcılar arasında rekabet oranı oluşturma hali söz konusu değildir.
Müzayede yoluyla satış, Borçlar Kanununun 225-231. maddelerinde düzenlenmiştir.
Müzayede mahallerinin tanımı konusunda KDV Kanununda bir hüküm yer almadığı gibi, bu konuda başka bir mevzuata atıf da yapılmış değildir. Öte yandan hangi yerlerin müzayede mahalli sayılacağı konusunda diğer mevzuatta da bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle müzayede mahalli kavramının genel hukuka ve ticari teamüllerle örf ve adete göre belirlenmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte müzayede mahallerinin açılması ve denetlenmesi konusunda 1580 sayılı Belediye Kanununda bir düzenleme yapılmıştır. Söz konusu Kanunun 15. maddesinin 15 numaralı bendinde aleni müzayedeli gayri resmi satışları murakabe etmek 64. bendinde ise mezat salonları açmak ve işletmek belediyenin görevleri arasında sayılmıştır. Anılan Kanunun 17. maddesi uyarınca mezat salonları açmak ve işletmek belediyelerin ihtiyari görevleri arasında yer almaktadır.
Bu hükümlere göre belediyelerin mecburi görevlerinden olmayan müzayede salonlarının, belediyelerin denetimine tabi olmak üzere özel şahıslar tarafından açılması da mümkün bulunmaktadır.
Müzayede mahalleri belediyelerce açık artırma suretiyle satış yapmak üzere açılan veya bu tür satışların yapılması amacıyla özel kişilerce açılmasına izin verilen yerlerdir. Buralarda yapılan satışların belediye görevlilerince yapılması söz konusu olabileceği gibi, özel kişilerce yapılması da mümkündür.
Bazı hallerde belediyelerce müzayede olarak tespit edilmeyen yerlerin, bu yerlerde yapılan satışların özelliği nedeniyle müzayede mahalli niteliği kazanması da söz konusu olabilmektedir. Örneğin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca satış yapılan yerler, bu satışların özelliği nedeniyle müzayede mahalli niteliği kazanmaktadır. Zira Devlet İhale Kanunu uyarınca yapılan satışlar prensip olarak “artırma” esasına göre yapılmaktadır. Daha ileride de değinileceği üzere, Devlet İhale Kanunu uyarınca artırma esasına tabi olmaksızın yapılan satışlar müzayede mahallinde yapılan satış olarak kabul edilmemiş ve katma değer vergisine tabi tutulmamıştır.
Bir kişinin özel mülkiyetinde bulunan evini ticari nitelik taşımamak kaydıyla, gazete ilanları vs. suretiyle en yüksek verene satmak am ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI