Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler HARCAMA REFORMU ÜZERİNE SAYIŞTAY BAŞKANI İLE BİR SÖYLEŞİ

HARCAMA REFORMU ÜZERİNE SAYIŞTAY BAŞKANI İLE BİR SÖYLEŞİ

Yazar : Müşavir Hesap Uzmanı Kemal KILIÇDAROĞLU
Dergi : Ekim 1999
KEMAL KILIÇDAROĞLU
Eski Hesap Uzmanı /VAVEK Başkanı

Türkiye 1950 yılında gerçekleştirdiği vergi reformundan sonra, sistemde ilk ciddi değişikliği katma değer vergisini uygulamaya koyarak gerçekleştirdi. Bunun dışında yapılan değişiklikleri “reform” olarak nitelemek veya adlandırmak doğru değildir. Yapılanların tümü şu veya bu şekilde, sistemde iyileşmeye yönelik amaç taşımaktadır. Ancak bu amacın ne ölçüde gerçekleştiği her zaman tartışılabilir.
Yaşadığımız bir diğer olgu da, mali reform denince hep akla verginin  gelmiş olmasıdır. Oysa vergilerin toplanması kadar, toplanan vergilerin harcanması da büyük önem taşır. Bütçe yasaları her ne kadar Parlamentoda belli bir anayasal takvimle görüşülüyor ise de, bu görüşmelerin pek sağlıklı geçtiği söylenemez.  Prof. Dr. Sayın Kamil Mutluer’in de belirttiği gibi, asıl önemli olan “kesin hesaplar” üzerinde, Parlamentoda  hiçbir konuşma ve tartışma olmaz. Usulen okunur ve tozlu raflara kaldırılır. Oysa kesin hesaplar, adından da anlaşılacağı üzere, bir önceki yıl yasalaşan bütçenin ne ölçüde amacına ulaştığını gösterir.  En azından Parlamento, kedi iradesinin ne ölçüde gerçekleştiğini görmüş olur. Ama bunlar ne yazık ki hiç araştırılmaz ve irdelenmez.
Bütçe gerçeğini , eski bir bürokrat olan sayın Şükrü Elekdağ şöyle dile getirmektedir.  “Türkiye’nin 25 yıldır yüksek enflasyonla yaşamasının temel nedeni, devlet bütçelerinin birer sahtekarlık belgesi olmasından kaynaklanıyor. Türkiye, bu sürede ciddiyetle uygulanan tek bir dengeli bütçe yapamamıştır.
Dostlar alışverişte görsün kabilinden TBMM’den bir bütçe geçer, fakat Maliye Bakanlığı’na ödenekleri aşma yetkisi veren şerhler nedeniyle yıl sonunda bütçe çoğu zaman  bazen %100’e dahi varan bir fazla harcamayla gerçekleşir. Yani, yürütme, yasamanın kutsal nitelikte olan bütçe üzerinde denetim hakkına saygı duymaz. Yasama da aynı sorumsuzlukla bu hakkına sahip çıkmaz.” (1)  Eleştiriyi sert bulsak da, gerçekleri yansıttığı biliniyor. Çünkü mali sistemimiz bozuk. Bu bilindiği halde yıllardır ciddi bir önlem alınmadığı da bir başka gerçek. Bu konuda alınan en ciddi önlemler de Başbakanlık tasarruf genelgeleri. Bu genelgelerin amacına ulaşmadığını daha önce belirtmiştik. (2) Kaldı ki bu konuda en büyük eleştiriyi de Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürü yapmaktadır. Sayın Genel Müdüre göre, “...tasarruf genelgesi deyince, size garip gelecek ama, Bütçe Genel Müdürü olarak rahatsızlığını duyduğum şeylerden birisi. Biz, tasarruf genelgeleriyle tasarruf yapmıyoruz, açıkçası bu konuda devleti gerekiyorsa öldürüyoruz, mali disiplini bozuyoruz. Bugün hangi kuruma giderseniz gidin, iyi kötü bir vakfı var ve bunlarla (sorunlarını) çözmeye çalışıyor. Biz (...) kendimizi aldatıyoruz; harcamaları kısmıyoruz, bilakis, disiplinsiz bir şekilde harcamaların yapılmasına yol açıyoruz...” (3) 
Özetle, Türkiye’de  politikacılar artık  gerçekleri görmeli ve üretilen sağlıklı çözümleri yaşama geçirmelidirler.  Kamu harcamalarını TBMM adına denetleyen bir anayasal kurumun başkanının görüşleri bu açıdan daha da önem taşımaktadır. Aşağıda Sayıştay Başkanı  Prof. Dr. Sayın  Kamil Mutluer’in sorularımıza verdiği yanıtları bulacaksınız. Türkiye artık vergi reformu girdabından kurtulup, harcama reformunu öncelik ve ivedilikle gerçekleştirmelidir.
                                                 ***
K. Kılıçdaroğlu- Harcama reformunun içeriği ne? Harcama reformu  denince neyi anlamamız gerekiyor? Eğer harcamaların niteliğini, Devletin topladığı paraların nerelere harcanacağını bütçe yasası belirliyor ise, o zaman biz neyin reformundan söz edeceğiz? Buradan bütçe reformuna mı gitmemiz gerekiyor?
K. Mutluer - Önce şunu ifade etmek istiyorum ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI