Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler SUÇ EKONOMİSİNİ ÖNLEME YARGI CEPHESİ VE SORUNLAR

SUÇ EKONOMİSİNİ ÖNLEME YARGI CEPHESİ VE SORUNLAR

Yazar : ESKİ BAŞ HESAP UZMANI KEMAL KILIÇDAROĞLU
Dergi : Mayıs 2000
KEMAL KILIÇDAROĞLU
Eski Hesap Uzmanı, VAVEK Başkanı

Türkiye ekonomisindeki canlılığı “kayıtdışı ekonomi”nin büyüklüğüne bağlayan bilim adamları, aslında pek de yanlış düşünmüyorlar. Çünkü bu ekonomi kendi dünyası içinde, kamunun aldığı kararlardan pek fazla etkilenmemektedir. Bunun içindir ki, vergi yasalarında değişiklik yapıp “kayıtdışı ekonomiyi önleyeceğiz”  diye ortaya çıkan politikacılar, bu konuda bekledikleri başarıyı elde edememişlerdir. Çünkü kayıtdışı ekonomiyi sadece vergi yasalarında değişiklik yaparak önleyemezsiniz. Kayıtdışı ekonomi, kamu otoritesinin dışında kalan her türlü ekonomik işlemi kapsadığına göre, çok boyutlu bir ekonomik tablonun varlığını kabul etmemiz gerekiyor. Örneğin, bu tablo içinde faaliyet alanı yasadışı sayılan ekonomik işlemler olduğu gibi, faaliyet alanı yasal, ancak üretilen mal ve hizmetlerin bir bölümünün bilinçli olarak kayıt dışında tutulduğu bir ekonomi de var.
Yasadışı mal ve hizmet üretimi sonucunda oluşan kayıtdışı ekonomiye, “suç ekonomisi” denmektedir. Bu ekonominin temel özelliği, faaliyet alanının tümüyle yasalarla yasaklanmış olmasıdır. Uyuşturucu  madde ve organ ticareti örneğinde olduğu gibi ... Bu ekonominin akışkanlığını sağlayan “kara para,” ise ancak son yıllarda çıkarılan bir yasayla kontrol edilmek istenmiştir. Ancak bu yasanın da yeterli olmadığı ve bazı ciddi eksikliklerinin olduğu bilinmektedir.  Suç ekonomisinin bir diğer özelliği de, bu ekonomiyle mücadelede önceliğin güvenlik güçlerinde olmasıdır. Ortaya çıkan kazancın belirlenmesi ve vergilenmesi ise daha sonraki bir aşama olarak karşımıza çıkmaktadır.
Suç ekonomisinin, yasadışı mal ve hizmet üretiminden oluşması  doğal olarak yargıyı da gündeme getirmektedir. Yurttaş olarak şikayet ettiğimiz “mafya” olgusunun suç ekonomisinin önemli kurumlarından biri olduğunu unutmamamız gerekiyor. Kuşkusuz suç ekonomisi, sadece güvenlik güçleri veya sadece yargı ya da vergi denetim elemanlarıyla çözümlenecek, önlenebilecek bir olay değildir. Suç ekonomisinin çok boyutluluğu içinde, kamu otoritelerinin yeterli yasal altyapı ile birlikte, sağlıklı bir eşgüdümle çalışmaları gerekiyor. Bu yapılmadığı takdirde, suç ekonomisiyle mücadelede kamunun yetersiz kalacağı açıktır.
Bu yazıda, değerli bir yargıçla yapılan söyleşi yeralmaktadır. Suç ekonomisiyle mücadelede çok önemli bir halka olan yargının, içinde bulunduğu açmazları, bu söyleşide yürekli bir yargıcın dilinden okuyacaksınız. Kuşkusuz yargı sadece suç ekonomisiyle mücadele için var değildir. Yargı her şeyden önce toplumda adaleti sağlayan bir kurumdur. Yurttaş olarak adaleti aramak amacıyla başvuracağımız son kapı yargıdır. Ama ne acıdır ki, söyleşide çizilen tablo hiç de iç açıcı değildir. Dileğimiz, suç ekonomisiyle mücadelede önemli bir işleve sahip olan yargının etkin kılınmasıdır. Yargı sorunlarını aştığında, bizler de yurttaş olarak daha güvenli bir toplumda yaşadığımızı anlamış olacağız.                                                    
 
Kemal KILIÇDAROĞLU: Türkiye’de kayıtdışı ekonomi denilen ciddi bir olgu var. Yani  “devletin resmi kayıtlarına intikal etmeyen ekonomi”.Bunu artık devlet de kabul ediyor. Nitekim sekizinci beş yıllık kalkınma planı hazırlıkları çerçevesinde oluşturulan özel ihtisas komisyonlarından biri de “kayıtdışı ekonomi özel ihtisas komisyonu”dur.  Kayıtdışı ekonominin özellikle yargı cephesini ilgilendiren bölümü sanıyorum adına “suç ekonomisi” dediğimiz olay. Yani uyuşturucu kaçakçılığı , silah kaçakçılığı  gibi ciddi ekonomik boyutlara ulaşan ve gelir dağılımını da çok yakından ilgilendiren yasadışı faaliyetler. Yargı bu suç ekonomisinin neresinde duruyor? Konuyu şöyle de açabilirim. Bu tür yasadışı faaliyetler,  öncelikle güvenlik güçlerini ilgilendiren bir olay.  Örneğin, güvenlik güçleri ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI