Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler ULUSLARARASI HİZMETLERİN VERGİLENDİRİLMESİ

ULUSLARARASI HİZMETLERİN VERGİLENDİRİLMESİ

Yazar : Eski Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı Danıştay Üyesi MAHMUT VURAL
Dergi : Şubat 2001
MAHMUT VURAL
Gelirler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı

GİRİŞ
Uluslararası hizmetler, hizmeti veren ile alanın iki ayrı ülkede bulunduğu hizmetlerdir. Bu tanımlama bakımından hizmeti veren ile alanın iki ayrı ülke vatandaşı veya mukimi olması zorunlu ve gerekli değildir. Hizmetin verildiği anda hizmeti veren ile alanın iki ayrı ülkede bulunması, söz konusu hizmetin, uluslararası hizmet olarak nitelendirilmesi bakımından yeterlidir.
Dolaylı vergiler açısından yaklaşıldığında, hizmetlerin vergilendirilmesi malların vergilemesine nazaran daha zordur. Bu durum, işlem vergisi niteliği taşıyan dolaylı vergilerin yapısından kaynaklanmaktadır. Hizmetlerde hizmetin tamamlandığı anı (vergiyi doğuran olayı) tespit etmek her zaman kolay olmamakta, öte yandan hizmetin nerede verildiği ayrı bir tartışmalı alan oluşturmaktadır.
Uluslararası hizmetlerin vergilendirilmesinde, hizmetin ifa edildiği yerin (place of supply) tespiti önem arzetmektedir. Zira ülkelerin aynı hizmet türü için hizmetin yapıldığı yerin tespitinde farklı kurallar belirlemeleri halinde, ya mükerrer vergileme veya vergi dışı kalma durumu söz konusu olmaktadır.
Öte yandan, uluslararası hizmetlerin ülkelerin dolaylı vergileme sistemi karşısındaki durumu da özellik taşımaktadır. Ülkelerin hizmetleri vergileme rejimlerindeki farklılıklar nedeniyle bazı hallerde uluslararası hizmetlerin mükerrer vergilenmesi, bazı hallerde ise bu hizmetlerin tamamen vergi dışı kalması söz konusu olabilmektedir.
Bu açıklamalara göre yazının sistematiği açısından, uluslararası hizmetlerin vergilendirilmesinde karşılaşılan sorunları,
-Aynı hizmetin ülkelerde farklı vergileme rejimine tabi olmasından kaynaklanan,
-Aynı vergi rejimi uygulansa dahi, hizmetin verildiği yerin tespitinde farklı kuralların uygulanmasından kaynaklanan,
olarak iki ayrı gruba ayırmak mümkün olabilecektir.
Hizmetin verildiği yerin tespiti, ayrı bir yazının konusunu oluşturabilecek öneme ve derinliğe sahip olduğundan, konunun bu yönü üzerinde ayrıntılı olarak durulmayacaktır.1
Bu yazıda, uluslararası hizmetlerin dolaylı vergiler karşısındaki durumu ele alınacak olmakla birlikte, ülkelerin hemen hemen tamamında dolaylı vergi olarak katma değer vergisi uygulanmakta olduğundan, uluslararası hizmetlerin sadece katma değer vergisi karşısındaki durumunun açıklanmasıyla yetinilecektir.
Uluslararası hizmetlerin vergilenmesi konusunu, finansal hizmetler ve diğer hizmetler olarak iki grupta incelemek, konuyu daha iyi tahlil edebilmek için faydalıdır.
Öte yandan konunun bir başka önemli yanı elektronik ticaret olarak adlandırılan çerçeve içerisinde yer alan uluslararası hizmetlerdir. Konuya bu yönüyle de ayrıca değinilecektir.

HİZMET İTHALATI VE İHRACATI
Uluslararası hizmetlerin vergilenmesi denildiğinde, hizmet İhracatı ve İhalatı kavramları ortaya çıkmakta, gümrük idarelerinde vergilenmeyen ithalat ve İhracat işlemleri ile karşılaşılmaktadır. Mal İhracatı ve ithalatı, gümrük idareleri tarafından sonuçlandırılan işlemler olarak vergileme rejimi nispeten net ve açık işlemlerdir. Ancak, hizmet ithalatı ve İhracatı gümrük idarelerinde gerçekleşmeyen içlemlerdir.
Hizmet İhracatı, hizmeti veren ile alanın farklı ülkelerde olduğu ve hizmetin hizmeti verenin ülkesinde ifade edildiği durumlarda söz konusu olmaktadır. Hizmet ithalatı ise yukarıda ifade edilen durumda hizmeti alan açısından ortaya çıkmaktadır.
Hizmeti veren ile alan farklı ülkelerin vatandaşı veya mukimi olsa bile hizmetin hizmeti alanın ülkesinde ifa edilmesi halinde, hizmet ithalatı veya İhracatı söz konusu olmamaktadır. Bu durumda hizmeti verenin, hizmeti ifa ettiği ülkede işyeri veya ikametgahının olup olmadığının tespiti gerekmekte, buna bağlı olarak vergileme sistemi değişiklik gösterebilmektedir. Bu durumda vergileme hakkının hangi ülkede olduğu konusunda bir tartışma olmamakla birlikte vergilemenin nasıl uygulanacağı sorunu gündeme gelmektedir.
Bilindiği üzere, KDV malın veya hizmetin tüketildiği ülkede uygulanması esasına (destinasyon prensibi) dayanır. Bu nedenle de İhracat vergiden istisna edilirken, ithalat vergiye tabi tutulur.
Destinasyon prensibi gereğince hizmet ihracının vergiden istisna edilmesi, ithalatının ise vergiye tabi olması gerekmektedir.
Ancak hizmet ithalatı ve İhracatı kolay tanımlanabilen kavramlar değildir.
Bu noktada, hizmetin tüketildiği yer kavramının ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI