Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler YOLSUZLUK EKONOMİSİ

YOLSUZLUK EKONOMİSİ

Yazar : ESKİ BAŞ HESAP UZMANI KEMAL KILIÇDAROĞLU
Dergi : Haziran 2001
KEMAL KILIÇDAROĞLU
VAVEK (*) Başkanı

“Nerede bir devlet varsa, yolsuzluklar da o günden bu yana vardır. Milattan yıllarca önce İran’da İkinci Kanbises döneminde Sisambes adlı bir yargıç yolsuzluk yapmıştır, rüşvet almıştır, -yolsuzluk kavramını ben geniş anlamda kullanıyorum- Kral, bu kişinin derisini yüzdürmüştür; kendisi yargıçtır. Ve oğlu Ottanes’i, derisini yüzdürdüğü ve kaplattığı koltuğa oturtarak, “nerede oturduğunu iyi bil” demiştir; ama, İran’da yolsuzluklar hiç bitmemiştir.” (Doç. Dr. Sami Selçuk - Yargıtay Başkanı - VAVEK’in düzenlediği Yolsuzlukla Mücadele Türkiye ve Dünya Konulu Panelindeki açış konuşmasından)
Yolsuzluk genelde, kamusal gücün, özel çıkarlar için kötü kullanımı şeklinde tanımlanmaktadır. Aslında tanımı nasıl yaparsak yapalım, yolsuzluk olgusunun temel omurgasını “çıkar ilişkisi”nin oluşturduğunu görüyoruz. Bu ilişki sonucu taraflar, yasalara aykırı olarak, kamu kaynaklarını kişisel çıkarları için kullanmakta ve dolayısıyla toplumsal yozlaşmaya ortam hazırlamaktadırlar. Oysa olması gereken, bir ülkede yurttaşların ödedikleri vergilerin, yasalara uygun olarak, toplumun çıkarları için kullanılmasıdır. Ancak yolsuzluk olgusunda, yurttaşlardan alınan vergilerin bir kısmının amaç dışı -yasa dışı- kullanımı (çıkar ilişkisi) gündeme gelmektedir. Bilineceği üzere bu çıkar ilişkisinin, bürokratik ya da siyasal ayağına “rüşvet” diyoruz (**).
Yolsuzluk bir çıkar ilişkisi üzerine kurulduğuna göre, ekonomide sapmalara yol açması doğaldır. Çıkar ilişkisinin büyüklüğü, aynı zamanda sapmanın da büyüklüğünü gösterir. Yasa dışı kaynak transferi dediğimiz bu olgu, gelir dağılımını bozması yanında, toplumsal ilişkilerin yozlaşmasına da ortam hazırlar.
Rüşvetle birlikte ele alınan yolsuzluğun bir diğer özelliği de, karmaşık bir yapı sergilemesidir. Yolsuzluğa kaynaklık eden ilişkinin gizlenmesi, işlemlerin yasalara uydurulma çabası, çıkar sağlayanların etkinliği ve bulundukları konumlar, bu karmaşık olguyu çoğu kez çözmemizi zorlaştırır. Bu bilindiği içindir ki hemen hemen her ülkede uzman kuruluşlar oluşturulmuş, özel bir eğitimden geçen denetim elemanları, yolsuzlukla savaşımda etkin konuma getirilmişlerdir. Bu arada sadece yönetimin ya da polisin değil, yargının da bazı ülkelerde uzmanlaştığını görüyoruz. Yolsuzluğa ortam hazırlayan karmaşık ilişkilerin çözümlenmesi ve sağlıklı tahlili ihtisas mahkemelerinin kurulması ihtiyacını doğurmuştur.
Burada belirtilmesi gereken bir diğer husus da, yolsuzluğun belgeli olduğu gerçeğidir. Çünkü yolsuzluk bir kamu kaynağının kullanımı ile ilgili olduğundan, bürokrasinin bu kaynak kullanımını belgelendirmesi gerekmektedir. Ancak buradaki belgelendirmenin, aynı zamanda “yolsuzluğu peçeleme” amacı taşıdığını da unutmamamız gerekiyor. Yolsuzluk olgusunun karmaşık bir yapı sergilemesi de bu özelliğinden kaynaklanıyor. Yolsuzluğun bürokratik ya da siyasal ayağını oluşturan rüşvetin belgelendirilmesi ise oldukça zordur ve sabırlı bir çalışmayı gerektirir. Çünkü, “yolsuzluğu yapanlar, kamu gücünü ellerinde bulunduranlardır. Bu kişilerin görevleri ne denli önemli ve yetkileri ne denli büyükse, bunların yolsuzluklarının ortaya çıkarılması, çıkarılsa bile cezalandırılmaları da o denli güçlük göstermektedir. Çünkü, bu gibi kişiler, çoğu zaman, soruşturmaları engelleyebilecek, soruşturmayı yapanların o görevlerden uzaklaştırmalarını sağlayabilecek, yolsuzluk soruşturmalarının sonuçlarının açıklanmasını önleyebilecek konumdadırlar.” (Prof. Dr. Çetin Yetkin - Türkiye’nin Varlığına Ağır Saldırı: Yolsuzluk - Yeniden Müdafaa-i Hukuk Dergisi - Sayı 33-2 Sh.37)
Kuşkusuz yolsuzluğun yaygınlaştığı toplumlarda buna uygun kültür de yaratılır. İnsanlarda duyarsızlık, kısa yoldan köşeyi dönme mantığı egemen olur. Bu tabloyu Emre Kongar hocamız, şu çarpıcı satırlarla anlatmaktadır. “‘herkesin rüşvet aldığı’ bir yapı içinde, birey ile sistem arasında bir kısır döngü oluşmakta, bireyler sistemi, sistem de bireyleri besler hale gelmektedir. Sonuç olarak, bugün Türkiye başta politikacılar olmak üzere, herkesin rüşvet aldığı, rüşvetin g& ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI