Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMESİNİN DÜZENLENMESİYLE İLGİLİ SORUNLAR

KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMESİNİN DÜZENLENMESİYLE İLGİLİ SORUNLAR

Yazar : Müşavir Hesap Uzmanı Nahit KİTİŞ
Dergi : Nisan 1983
NAHİT KİTİŞ
Müşavir Hesap Uzmanı

Gelir ve Kurumlar Vergîsi kanunlarımızda 1981 ve 1982 yıllarında yapılan değişikliklerden sonra, gelir ve kurumlar vergisi yıllık beyannameleri de Bakanlıkça yeni şekilleriyle bastırılmıştır.
 
Bu yazıda kurumlar vergisi beyannamesinin düzenlenmesi sırasında ortaya çıkması muhtemel sorunlar üzerinde durulacaktır.
A - Geçmiş Yıl Zararlarının Mahsubu Yönünden :
Kurumlar vergisi beyannamesinin 1. sayfasında «Kazanç bildirimi» bölümünde, kurum kazancı için zarar veya safi kazanç olarak yan yana iki sütun tahsis edildikten sonra, safi kazanç olması halinde bundan indirilebilecek unsurlar olarak Yatırım İndirimi» ve «Geçmiş yıl zararları»na yer verilmiştir.
Ancak, dikkat edileceği üzere sıralamada yatırım indirim», geçmiş yıl zararlarından daha önde yer almıştır. Öyle ki, düzenlemeye göre, kurum kazancından yatırım indirimi düşüldükten sonra bir meblağ kalırsa geçmiş yıl zararları ancak, bu meblağdan indirilebilecektir.
Bu düzenleme şekli, hatalıdır. Kurum kazancından indirilecek unsurların sıralanmasında. geçmiş yıl zararlarına, yatırım indiriminden daha önce yer verilmek gerekirdi. Konuya ilişkin görüşlerimizin gerekçeleri aşağıda belirtilmiştir:
1 -Öncelikle belirtelim ki, geçmiş yıl zararlarına. kurumlar vergisi kanunumuzun «indirilecek giderler»den bahseden 14. maddesinde yer verilmiştir. Bu demektir ki, safi kurum kazancı, varsa geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra teşekkül etmektedir. Kazanç teşekkül etmeden istisnanın uygulanması düşünülemeyeceğine göre, düzenlemenin de buna göre yapılması; yani önce geçmiş yıl zararlarının düşülmesi, sonra istisnaların uygulanmasına gidilmesi kanuna uygun düşecektir
2 -Konuya mantıkî açıdan yaklaşıldığında da aynı sonuca varılmaktadır. Yatırım indirimi bir vergi istisnasıdır. Yani Devlet, hesaplanan yatırım indirimine isabet eden verginin alınmasından vazgeçmektedir. Şu halde. istisnanın uygulanmasından önce, vergilendirilecek bir kazancın olması gerekir. Vergilendirilecek matrahın ortaya çıkması için ise. varsa geçmiş yıl zararlarının daha önce düşülmüş olması lâzımdır.
3 -Beyannamedeki düzenlemeyle, mükellefin, geçmiş yıl zararlarını mahsup imkanı kısıtlanabilmektedir. Bilindiği üzere, geçmiş yıl zararlarının mahsubu imkanı, K.V.K.'nun 14. maddesi 7. bendiyle 5 yıl olarak sınırlandırılmıştır. Yatırım indiriminin. vergilendirilecek kazançlardan düşülebilmesi için ise. ileri doğru bir sınır yoktur. Yani, kurum kazancının elverişsizliği nedeniyle yararlanılamayan yatırım indiriminden, 5 yıldan daha ileriki yıllarda da yararlanmak mümkün bulunmaktadır. (G.V.K. Mad. 36'dan sonra gelen Ek Madde 4) Yatırım indiriminin. safı kurum kazancının tamamını 5 yıl üst üste massetmesi halinde (bu ihtimal yeni kuruluşlarda daima mevcuttur.) ilk yıla ait zararın mahsup edilebilme imkanı ortadan kalkacaktır. Halbuki, tersine, önce geçmiş yıl zararlarının düşülmesi halinde, zararlarının mahsubu imkanı tehlikeye düşmeyeceği gibi, yatırım indiriminden yararlanma hakkı da elden alınmış olmayacaktır.
4 -Maliye Bakanlığı, bu konudaki görüşünü «önce geçmiş yıl zararları» şeklinde belli etmiştir. Gerçekten, 8 Mayıs 1981 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanan 20 Seri no.lu kurumlar vergisi Tebliği’nin «istisnalar»dan bahsedilen III. bölümünde (R. G. S.: 12) aynen:
«Geçmiş yıl zararları kurumlar vergisi kanununun 14/7. maddesinde, indirilecek giderler arasında sayıldığından, ilgili yil kurum kazancından. önce varsa geçmiş yıl zararları mahsup edilecek; ancak arta kalan kara istisna uygulanacaktır» denilmektedir.
Her ne kadar Bakanlık bu görüşünü «ihracat istisnası»nı izah eden bölümde açıklamış ise de, yatırım indirimi istisnası ile ihracat istisnası ve benzeri istisna arasında kurum kazancından indirilme bakımından herhangi bir fark yoktur. (İlgili yılda indirilemeyen vergiden müstesna kazançların ertesi yıllara devri konusuna ileride değinilecektir) Bu sebeple, Bakanlığın bu görüşünü genel görüş olarak kabul etmek zorunluluğu yardır.
Bakanlığın vergi beyannamelerini yeni ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI