Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler VERGİ MÜKELLEFİNE, AÇTIĞI DAVAYI KAZANAMAMASI HALİNDE MÜEYYİDE

VERGİ MÜKELLEFİNE, AÇTIĞI DAVAYI KAZANAMAMASI HALİNDE MÜEYYİDE

Yazar : Eski Hesap Uzmanı Vedat D. ÖZGÖREN
Dergi : Ocak 1985
VEDAT D. ÖZGÖREN
Eski Hesap Uzmanı

I. GİRİŞ
Vergi, bilindiği gibi, kamu gücüne dayanılarak, tek taraflı bir iradeyle, idari tasarrufun ortaya konması; bu iradenin ilgililere zor kullanılarak kabul ettirilmesi; tek yanlı bu tasarrufun, gerektiğinde yine zor kullanılarak yerine getirilmesi şeklinde tezahür eden; sonuç olarak, münferit ekonomilerden para ile ifade edilebilecek bir meblağın, Devlete aktarılması şeklinde tanımlanabilir.

Bu tanımlamadaki en önemli özellik, idari tasarrufun tek taraflı oluşu ve arkasında kamu gücüne dayalı zor kullanma niteliğinin bulunmasıdır.

Devlet veya diğer kamu idareleri tarafından, idari bir tasarrufa dayanarak alınmak istenen vergilerin, verginin alacaklısı durumunda olan idarelerce, kanunlara göre, mümkün olduğu kadar çok tahsil edilmesi arzu edilir. Vergi ödemekle yükümlü münferit ekonomilerin isteği ise, pozitif hükümlere göre ödenmesi gereken vergi miktarını en az seviyede tutmaktır. Verginin alacaklısı ile borçlusu arasındaki bu çelişikli isteklerin, uygulamada pek çok anlaşmazlıklar doğurduğu görülmekte; meydana gelen anlaşmazlıkların, her iki taraf için, güvenilir yargı organları tarafından çözümlenmesi arzu edilmektedir.

Bu istek, bilindiği gibi, Vergi Mahkemelerinin kurulması, temyiz mercii olarak da Danıştay'ın yeni baştan örgütlendirilmesiyle gerçekleşmiştir.

Devletin veya Devletten müdevver yetkiye sahip idarelerin bu tek yanlı tasarrufunun, yargı denetimine tabi tutulması, vergi mükellefleri yönünden büyük güvencedir.

Bilindiği gibi, vergi alacaklısı durumunda olan idarenin tek yanlı ve kamu gücüne dayalı idari tasarrufu üç türlü olup, bunlar ikmalen, re'sen ve idarece tarhiyattan ibarettir.

Bu tarhiyattan birine maruz kalan vergi mükellefinin davranışı iki türlü olabilir. Bunlardan birincisi, tarhiyatın haklı olduğu kanaatiyle, yargı yoluna başvurmaksızın, salınan vergiyi süresinde ödemek; ikincisi ise, vergi mahkemesinde dava açarak, idari tasarrufun kanunlara uygunluğunu yargısal denetime tabi tutturmaktır.

II. AÇILAN DAVANIN KAYBEDİLMESİ HALİNDE EK MÜEYYİDE NEDİR?

Vergi hukuku sistemimize göre, kanunda belli edilen istisnalar dışında, tarh edilen vergiye, olayın mahiyetine uyan (Usulsüzlük, kusur, ağır kusur veya kaçakçılık) cezalarından biri mutlak şekilde uygulanır. Yapılan tarhiyatın müeyyidesi, tarhiyat ile beraber olup, onun ayrılmaz parçasıdır.

Kanun koyucu, vergi ihtilafının yargı organları tarafından çözümlenmesi halinde, yukarda açıklanan müeyyidelerden başka bir müeyyide daha getirmiş olup, bu müeyyide 1.1.1983 tarihinden beri mevcuttur ve adı da «TECİL PAİZİ»dir.

Bilindiği üzere, Vergi Mahkemesinde aleyhine karar verilen, haksız olduğu mahkeme kararı ile ortaya çıkan mükellef, bu karara göre, kendisine tebliğ edilen (ikinci ihbarnamede) yazılı vergi ve ona bağlı müeyyideleri (usulsüzlük, kusur, ağır kusur ve kaçakçılık cezalarım) tebliğ tarihinden itibaren bir aylık süre içinde ödemek zorundadır. Şüphesiz bu ödeme mükellefiyeti, Temyiz yoluyla Danıştay'a başvurup, bu mahkemeden yürütmenin durdurulması kararını getirmediği takdirde söz konusudur. Danıştay'dan yürütmenin durdurulmasına karar alındığı zaman, ödeme mükellefiyeti, Danıştay'dan nihai kararın verilmesine ve bu karara göre tebliğ edilecek (üçüncü ihbarnamenin) tebellüğ tarihinden bir ay sonraya kadar uzayacaktır.

Bugünkü vergi hukuk sistemimize göre, tarh edilen bir vergi ve kesilen ceza nedeniyle, vergi mahkemesinde dava açılması halinde, vergi veya cezanın ihtilaflı kısmının tahsili, kanun hükmü gereği, mahkemenin vereceği karara kadar duracaktır.
Mükelleflerin ayrıca yürütmenin durdurulması isteminde bulunmalarına gerek yoktur. Vergi ve ona bağlı cezalar, anlaşmazlığın devam ettiği süre içinde tahsil edilemez.

İhtilafın devam ettiği süre içinde «TAHSİL edilmezliğin» beş istisnası vardır.

1) ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine, idarenin ihtirazi kaydı kabul etmeyerek vergiyi tarh etmiş olması.
2577 Sayılı (İdari Yargılama Usulü Kanunu)n ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI