Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler ORTAKLIK HAK VE PAYLARININ SATIŞINDA KDV

ORTAKLIK HAK VE PAYLARININ SATIŞINDA KDV

Yazar : Eski Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı Danıştay Üyesi MAHMUT VURAL
Dergi : Eylül 2002
MAHMUT VURAL
Gelirler Genel Müdür Yrd.

GİRİŞ:
Katma değer vergisi, ticari mahiyetteki mal teslimi ve hizmet ifaları üzerinden alınan bir işlem vergisidir. Bu özelliği nedeniyle işletmelerin karşılıksız olarak elde ettikleri bazı gelir unsurları ile ticari mahiyette olmayan teslim ve hizmetler katma değer vergisinin konusuna girmez. Örneğin bir teslim ve hizmetle bağlantılı olmayan tazminatlar ve cezalar ile ticari işletme bünyesinde olmayan arızi mahiyetteki teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi olmazlar.
Bazı hallerde yukarıdaki ayırımı yapmak kolay olmamaktadır. Bu nedenle söz konusu durumlarda katma değer vergisi uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş ayrılıkları ortaya çıkmaktadır. Bu konuların başında ortaklık hak ve paylarının satışı gelmektedir.
Ticari işletmeye dahil olmayan ortaklık hak ve paylarının satışında, katma değer vergisi uygulanmayacağı konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Örneğin bir gerçek kişinin limited şirket ortaklık payını satması arızi bir teslim niteliği taşıdığından katma değer vergisine tabi olmaz.
Ticari işletmeye dahil olan ortaklık hak ve paylarının satışının ise bir mal teslimi sayılıp sayılmayacağı konusunda farklı görüşler ileri sürülebilmektedir.
Bu yazıda ticari işletmeye dahil ortaklık hak ve paylarının katma değer vergisine tabi olup olmadığı konusu irdelenecektir.
I. ORTAKLIK HAK VE PAYLARININ TANIMI VE KAPSAMI
Vergi kanunlarımızda ortaklık hakları, iştirak hisseleri, ortaklık payları, ortaklık hisseleri gibi kavramlar yer almakla birlikte bunlara ilişkin bir tanım yapılmamıştır.
Örneğin Gelir Vergisi Kanun’un 81. maddesinde ortaklık payları, sermaye şirketlerine ortaklık hakkı veren ve hisse senedi ile temsil edilsin edilmesin bütün ortaklık hakkı sağlayan iştirakleri ifade etmek üzere kullanılmıştır.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan mükerrer 80. maddesinde de ortaklık haklarının ve hisselerinin elden çıkarılmasından elde edilen kazançlar değer artış kazancı sayılmıştır.
Ortaklık hak ve paylarından ne anlaşılması gerektiği konusunda vergi kanunlarımızda bir açıklık bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, ortaklık hak ve paylarının her türlü şahıs ve sermaye şirketlerinde, ortakların hisse senedine bağlanmamış paylarını ifade ettiği konusunda bir görüş farklılığı bulunmamaktadır. Limitet, adi ve eshamlı komandit, kollektif ve adi şirket ortaklıklarının payları bu kapsamda yer almaktadır.
Kooperatifler, 1163 sayılı Kanunla Ticaret Kanunu’na tabi olmaktan çıkmış olmakla beraber, kooperatif hisseleri de ortaklık payı kapsamı içerisinde mütalaa edilmektedir.
Hisse senedine bağlanmış anonim ve eshamlı komandit şirket payları ortaklık hak ve payları içerisinde mütalaa edilmemektedir. Bu şirketlerdeki ortaklık payları hisse senedi ile temsil edildiğinden, anonim ve eshamlı komandit şirket payları ile ilgili vergisel düzenlemelerde hisse senedi kavramı kullanılmaktadır.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun geçici 10., 23. ve 28. maddelerinde düzenlenen istisnalarda da iştirak hisseleri deyimi kullanılmıştır. İştirak hisseleri deyimi, ortaklık hak ve payları kavramından daha geniş bir anlamda kullanılmaktadır.
Kurumlar Vergisi Kanununun söz konusu maddelerindeki iştirak hisseleri deyimi, menkul değerler portföyüne dahil tam mükellef kurumlara ait hisse senetleri ile ortaklık paylarını ifade etmektedir. Buna göre Kurumlar Vergisi Kanunu’nun geçici 28. maddesi uygulaması açısından aşağıda sayılanlar iştirak hissesi sayılmaktadır.
— Anonim şirketlerin hisse senetleri (Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım ortaklıkları hisse senetleri dahil),
— Limited şirketlere ait iştirak payları,
— Eshamlı komandit şirketlerin komanditer ortaklarına ait ortaklık payları,
— İş ortaklıkları ile adi ortaklıklara ait ortaklık payları,
— Kooperatif hisseleri1
Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan yatırım fonları katılma belgeleri ise iştirak hisseleri olarak kabul edilmemektedir.
Rüçhan hakkının kullanılması suretiyle elde edilecek ortaklık paylarının satışı ile rüçhan hakkının devri arasında bir nitelik farkı bulunmadığından, yeni pay alma hakkının satışı iştirak hissesi satışı olarak kabul edilmektedir.
Hisse senedi yerine çıkarılmış olan ilmühaberler de hisse senedi olarak kabul edilmektedir
İştirak hissel ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI