Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler TİCARİ VE ÖZEL SERVET BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLEREK VERGİ İNCELEMESİ YAPILABİLİR Mİ?

TİCARİ VE ÖZEL SERVET BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLEREK VERGİ İNCELEMESİ YAPILABİLİR Mİ?

Yazar : ESKİ BAŞ HESAP UZMANI KEMAL KILIÇDAROĞLU
Dergi : Ekim 1984

KEMAL KILIÇDAROĞLU
Gelirler Daire Başkanı

Servet bildirimlerinin karşılaştırılması yoluyla yapılan vergi incelemeleri, GVK.’da değişiklik yapan 2995 sayılı Yasayla 27.4.1984 tarihinden itibaren artık olanaksız hale gelmiştir. Değişikliğe göre; vergi yükümlüleri servet beyanı vermeyecek, ayrıca yükümlülerin vergi dairelerinde bulunan geçmiş yıllara ait servet, beyanları da, herhangi bir şekilde vergi incelemelerinde kullanılamayacaktır.(1)

Bu Yasanın yürürlüğe girmesiyle (2) yükümlüler nezdinde servet karşılaştırılmasına dayalı vergi incelemesinin yapılamayacağı şeklinde bir kanı oluştu. Oysa söz konusu Yasa servet bildirimlerini kaldırarak vergi sistemimizde esasa değil, uygulamaya, diğer bir anlatımla mükelleflerin yükümlülüklerine ilişkin bir konuda değişiklik getiriyordu. Dolayısıyla özellikle Vergi Usul Yasasında esasa ilişkin  sınırlayıcı  değişiklikler yapılmadığı sürece yükümlüler nezdinde servetleri esas alınarak vergi incelemesi yapmak her zaman mümkündür. Bu yazımızda bunun yasal çerçevesini çizmeye çalışacağız.

a Vergi İncelemelerinin Amacı ve Delil Serbestisi:
VUK. 134. maddesinde bu amaç şöyle tanımlanır. «Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır.» Görülüyor ki vergi incelemesi, yükümlünün sadece bugün için gerçek beyanda bulunmasını amaçlamıyor. Mükellefin incelemeyle, gelecekte de gerçek gelirlerini beyan etmesini sağlayacak bir amacı taşıyor. Diğer bir anlatımla vergi incelemesinin amacı. yükümlülerin sürekli doğru beyanda bulunmalarını sağlamaktır.
Burada sorulması gereken en önemli soru şu :
Mükelleflerin gerçek gelirlerini beyan edip etmedikleri incelenirken inceleme elemanı nasıl bir yöntem izleyecektir ve hangi kaynaklara baş vuracaktır? Bu soruyu yanıtladığımızda sorun da kendiliğinden çözülmüş olacaktır kanısındayız. Şimdi soruyu sondan başa doğru yanıtlamaya çalışalım.

İnceleme elemanının başvuracağı kaynaklar VUK’nun 3. maddesinde yer almaktadır. Söz konusu maddenin dördüncü paragrafına göre; «vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.»

Madde, iki sınırlama dışında «delil serbestisi» esasına dayanmaktadır. Diğer bir anlatımla «ekonomik delil» dediğimiz ve çağdaş bir vergi hukukunda olması gereken geniş bir çerçeve içinde kanıt sistemi ele alınmıştır.

Getirilen sınırlamanın (ilki) «yemin»dir. Bu sınırlama inceleme elemanının konumundan ve yargıç işlevini yüklenememesinden kaynaklanmaktadır. ikinci sınırlama ise, «... vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve a ...


Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI