Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler İŞLETMELERİN İÇ VE DIŞ DENETİMİNDE VERGİ DENETİMİNİN YERİ

İŞLETMELERİN İÇ VE DIŞ DENETİMİNDE VERGİ DENETİMİNİN YERİ

Yazar : Maliye ve Gümrük Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı Metin ÖZŞAHİN
Dergi : Mayıs 1986
METİN ÖZŞAHİN
Maliye ve Gümrük Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı

Muhasebe denetimi veya hesap denetimi, «işletmelerin mali tablolarının bağımsız denetimidir.» şeklinde tanımlanmaktadır.Diğer bir anlatımla, hesap denetimi; işletmelerin mali tablolarının, ülkenin hukuki ve mali mevzuatı da dikkate alınarak, genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine göre düzenlenmiş bulunan muhasebe kayıtlarından gerçekçi bir yaklaşımla hazırlanıp hazırlanmadığının ve belirlenmiş olan muhasebe standartlarına uygun olup olmadığının saptanmasına yönelik inceleme ve rapora bağlama işlemidir.
Bu tanımda anahtar deyim «inceleme» dir. «inceleme» kelimesinin üzerinde durulması, hesap denetimi ile mali tabloların hazırlanmasına yönelik muhasebe işlevleri arasındaki farkın ortaya konulması içindir.

Mali tabloların hazırlanmasında muhasebecilerin büyük ölçüde katkılarının bulunduğu bilindiğine göre, muhasebe işlevi ile muhasebe denetimi arasındaki en önemli fark, hizmetin adına yürütüldüğü kişilerin ve hizmeti yapanların farklı kişiler olmasından ibarettir.

Hemen vurgulamayız ki. muhasebe işlevi işletme yönetimi nam ve hesabına, hesap denetimi ise genelde hissedarlar adına yapılır. Bu nedenle, söz konusu işlevlerin de farklı kişiler tarafından yürütülmesi gerekir.

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, hesap denetimi, mali tabloların hazırlanmasına müdahale etmeyen, sadece onlar üzerinde düşünce belirleyen bir incelemedir.

Diğer yandan, hesap denetmeni —müşteri ilişkisinin pek azı salt denetim hizmetidir. Çoğunluğu muhasebe ve sekreterlik hizmeti ile vergi çalışmalarını içerir. Kaldı ki, hesap denetiminde, istatistiklerden, dış karinelerden ve ilişkide bulunulan firmaların hesap özetlerinden (mutabakatlarından) yararlanılıyor olması, işlemlerin sağlığı konusunda birtakım emareleri ortaya koysa bile, olayların gerçek olup olmadıkları araştırılamadığından, bu bulgulara dayanılarak işlemler ıslah edilememekte ve dolayısıyla hesap denetimi, kayıtların belgelerine dayanılarak bir sistem içerisinde işlenip işlenmediğini görmekten öteye gidememektedir. Bu nedenle, Vergi Usul Kanunu (V.U.K)'nun tüzel kişilerin sorumluluğunu tayin eden 333. maddesinde, ceza mahkemelerinde yargılanacak suçlar dolayısıyla yapılacak takibatta ve hükmedilecek cezalarda olaylardan gerçek bilgi sahibi olması gereken kanuni temsilciler muhatap tutulmakta, buna karşılık muhasebeci ve muhasebe denetmekleri yardım, iştirak ve teşvik suçlarından sorumlu olmamalıdırlar. (V.U.K. md. 347, 338, 346). Aynı şekilde, Vergi Usul Kanununda «Yeminli Mali Müşavirlik Müessesesini» düzenleyen madde hükmünde, yeminli mali müşavirlerin sadece yaptıkları tasdikle ilgili işlemlerden sorumlu tutulmaları suretiyle de bu ilkeye sadık kalınmıştır.

Vergi denetimi ise, «Ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır.» (V.U.K. md. 134). Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi vergi denetimi, olandan ziyade olması gerekenin saptanmasına yönelik bir incelemedir. Nitekim, Vergi Usul Kanunu' nun 30. maddesinde, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde inceleme elemanına vergi matrahını tayin yetkisi verilmiştir ki, bu olması gerekenin yasal bir ifadesidir.

Bu nedenle, işletmenin dönem karını etkileyen tüm işlemlerin incelenmesi gerekmektedir. Bu incelemede ise, hesap denetiminde olduğu gibi, belgeler ve bunlara dayanılarak yapılan muhasebe kayıtları bir veri olarak kabul edilmemekte, bu kayıtların dayanağını teşkil eden olayların gerçek olup olmadıkları da araştırılmaktadır. Doğaldır ki, yürütülen vergi denetiminde, yaşanılan ekonomik şartlar, işletmecilik prensipleri, muhasebe sistem ve ilkeleri ile ülkenin hukuki ve mali mevzuatına uygunluk aranın aktadır. Zira vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olup, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun varlığı vergilendirmeye engel teşkil etmektedir. (V.U.K. md. 3)

Ayrıca belirtmek gerekir ki, vergi denetimi, sadece ticari karın mali kara dönüşümünü sağlayan sınırlı bir mali hukuk revizyonu değil, özel hukukun tüm hükümleri ile kamu hukukunun parasal hükümlerinin ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI