Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler VERGİ KANUNLARINDA TAŞITLARA İLİŞKİN HÜKÜMLER

VERGİ KANUNLARINDA TAŞITLARA İLİŞKİN HÜKÜMLER

Yazar : Baş Hesap Uzmanı Yılmaz BODUR , Hesap Uzman Yrd. Mehmet AKBAŞ
Dergi : Mayıs 1986
YILMAZ BODUR                     MEHMET AKBAŞ
Baş Hesap Uzmanı                   Hesap Uzman Yrd.

Giriş :
Taşıtlara ilişkin özel düzenlemeler «Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda ve Taşıt Alım Vergisi Kanununda» düzenlenmiştir. Bununla beraber taşıtları ilgilendiren çeşitli durumlar diğer vergi kanunlarında da yer almaktadır.

Bu yazının amacı vergi kanunlarında genel olarak düzenlenip taşıtları ilgilendiren ya da sadece taşıtlar için düzenlenmiş maddeleri çeşitli yönleriyle ele alıp yorumlamaya yöneliktir.

1 — Gelir Vergisi Kanununda:

193 sayılı kanunun 4.12.1985 gün ve 3239 sayılı kanunla değişik 40/5. maddesi işletmeye dahil olup aynı zamanda zati ve ailevi ihtiyaçlar içinde kullanılan taşıtların giderlerinin yarısının ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceğini hükme bağlamıştır. (taşıtların sadece işte kullanılmaları durumunda giderlerinin tamamı, ticari kazancın tespitinde dikkate alınacaktır.)
Kanunun değişik 40/5 maddesinde amortismanlara ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ancak Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliğ 149'da «... işletmeye dahil taşıtların aynı zamanda zati ve ailevi ihtiyaçlar için de kullanılması halinde bu taşıtların giderlerinin yarısının ticari kazanç safi tutarının tespitinde gider yazılması mümkün bulunmaktadır.

Yine 149 seri no.lu Genel Tebliğde «Öte yandan işletmeye kayıtlı olan taşıtların, zati veya ailevi ihtiyaçlar için kullanılıp kullanılmadığına bakılmaksızın, bu taşıtlar için ayrılan amortismanların tamamının gider olarak dikkate alınması gerekmektedir» denilmek suretiyle amortisman uygulamasına açıklık getirilmiştir.

GVK'nun 4.12.1985 gün ve 3239 sayılı kanunla değişik 57/11. maddesinde «işletmeye dahil olup, aynı zamanda zati veya ailevi ihtiyaçlar için de kullanılan taşıtların amortismanlarının tamamı ile giderlerinin yarısı zirai kazancın tespitinde gider olarak indirilir» denilerek ticari kazançtaki uygulamaya paralellik sağlanmıştır.

Yukarıda belirttiğimiz «giderler ve amortisman kavramlarını irdeleyecek olursak şu sonuçlara ulaşırız.

Giderler genelde sigorta, onarım, bakım, yakıt. vb. harcamalardan oluşur.

Amortisman uygulaması bakımından VUK’nun 313 ve izleyen maddelerindeki ilkeler dikkate alınmalıdır. Bu ilkelere uygun olarak ayrılan amortismanlar gider olarak dikkate alınacaktır.
GVK’nun 70/8 maddesi «Motorlu nakil ve cer vasıtaları ile her türlü motorlu araç, makine ve tesisatın» sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen kazancı «gayrimenkul sermaye iradı» saymıştır.
Aynı şekilde elde edilen gayrimenkul sermaye iradı G.V.K.’nun 94/6 maddesi uyarınca gelir vergisi tevkifatına tabidir. (Taşıtın ticari işletmenin aktifine dahil olması halinde elde edilen kazancın ticari kazanç olacağı ve tevkifata tabi olmayacağı açıktır.)

Taşıtlar aynı. zamanda hayat standardı uygulamasında belli bir refah göstergesidir. GVK’ nun mükerrer 116. maddesinde düzenlenmiş bulunan hayat standardı göstergeleri tablosunda «Mükellefin kendisine, eşine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilere ait özel binek otomobillerinin her biri için (işletmelerinde kayıtlı olanlar dahil)», denilerek,

İlgili maddenin altında taşıtların özelliklerine göre, mükelleflerin kanundaki beyan edilmesi zorunlu en az gelirlerine, ilave edilecek rakamlar gösterilmiştir. Bu tutarlar en az beyan edilmesi gereken rakamlara eklenecektir.

U — Vergi Usul Kanununda:

VUK’nun 269/3 maddesi taşıtların V.U.K.’na göre gayrimenkul gibi değerleneceğini hükme bağlamıştır.

Anılan kanunun 270. maddesinin son fıkrasında «Noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Taşıt Alım Vergilerini maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI