Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ MATRAHINDA LEHE ALINAN PARA VE REPO-TERS REPO İŞLEMLE ...

BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ MATRAHINDA LEHE ALINAN PARA VE REPO-TERS REPO İŞLEMLERİNDE DURUM

Yazar : Eski Hesap Uzmanı MEHMET BİNGÖL
Dergi : Eylül 2007

MEHMET BİNGÖL
Eski Hesap Uzmanı
 
I.Giriş:

Bu yazımızın konusu, Banka ve Sigorta Muamaleleri Vergisi matrahındaki “lehe alınan para” tabirininin irdelenmesi ve esas itibariyle " BSMV açısından lehe alınan para"nın o işlemdeki giderler ve maliyet düşüldükten sonra kalan net tutar olup olmadığının araştırılması olacaktır. Ayrıca bu çerçevede, repo ve ters repo işlemlerinde olması gereken Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi matrahı ele alınacaktır.

II.Yasal Durum:

1. Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin Tarihi Gelişimi ve Vergi Reform Komisyonu Raporları

“BSMV, 01.01.1957 tarihinden bu yana 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nda yer almıştır. Anılan Kanun, 1984 yılında KDV ile kısmen yürürlükten kalkmış (Dahilde ve İthalde Alınan İstihsal Vergisi), ancak finansman üzerinden alınan bir vergi özelliğinde olan BSMV, bugüne dek oran değişiklikleri ile uygulanmış bulunmaktadır. “

“Anılan vergi bir tür finansman ve sigorta hizmetlerine uygulanan muamele vergisidir. Batıda yayılı tipte bir muamele vergisi olan Alman “UMSATZSTEUER” ile başlamış Fransa da “CHIFFRES ‘D AFFAİRES” olarak uygulanmıştır. “

“Kanunun Türkiye’de uygulanması, önce sadece Banka ve Sigorta şirketlerindeki rutin işlemlerde başlamış ancak daha sonra arızi işlemler (Gayrimenkul / Araba satışı / Kiralama İştirak kazancı kar payı gibi unsurlar) BSMV kapsamına alınmışlardır. Ancak buna karşılık mükerrer vergilemenin önlenmesi için istisnalar da çoğaltılarak kanun değişiklikleri ve tebliğler vasıtasıyla BSMV uygulaması bugünlere gelmiştir.”

“Bilindiği üzere Distortion Fiscale (çarpıtılmış vergileme), salınan bir verginin rekabet eşitliğini bozmak suretiyle ekonomik faaliyeti ters ve olumsuz etkilemesidir.”
“Vergi reform komisyonu BSMV gerekçesi ile ilgili mütalaa raporunda iki mahzura temas etmiştir. Bu mahzurlar söyle açıklanmıştır.
· Vergi kapsamının genişletilmesi verginin amacını çarpıtmaya dönüştürür ve vergi etkisini kaybeder.
· Banka ve Sigorta Muamele Vergisi Kanunu 28. Madde hükmünün, banka ve sigorta şirketlerinin o geliri elde etmek için yaptıkları giderleri ve maliyetleri dikkate almaksızın (özellikle iştirak kazançları, Gayrimenkul ve Demirbaş satışları gibi) brüt gelir üzerinden alınması şeklinde yorumlanması, anılan verginin, bir sermaye / aktif vergisi haline dönüşmesi ve Türkiye’de ileride oluşacak sermaye piyasası açısından mahzurlu görülmektedir.”

Görüleceği gibi aslında kanun yapıcılar, BSMV’yi sadece banka ve sigorta muamelelerine ait olduğunu, bu muameleler dışındakilerin BSMV kapsamı dışında olduğunu düşünebilmişler, hatta Banka ve Sigorta muamelelerine bir tarif standardı getirmek istemişlerdir. Bu çerçevede de; “lehe alınan para” tabiri ile  verginin şirket lehine kalan paradan, başka deyişle kazanç üzerinden alınması amaçlanmıştır.[1]

2. Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi’nde Vergiyi Doğuran Olay:

Kanun’un 28. maddesine göre; banka ve sigorta şirketlerinin her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine, her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir. Madde metni aynen aşağıya alınmıştır.

Madde 28 - (3297 sayılı Kanunun 16'ıncı maddesiyle değişen şekli) Banka ve sigorta şirketlerinin 10/6/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir.
 
(2447 sayılı Kanunun 6'ıncı maddesiyle değişen şekli) Bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım - satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işiyle uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzer ...


Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI