Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler ÜLKEMİZDE SOSYAL GÜVENLİK DENETİMİ VE GELİR İDARESİ İLE KOORDİNASYONUN GEREKLİLİĞİ

ÜLKEMİZDE SOSYAL GÜVENLİK DENETİMİ VE GELİR İDARESİ İLE KOORDİNASYONUN GEREKLİLİĞİ

Yazar : DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET BULUT
Dergi : Nisan 2008

MEHMET BULUT

GİRİŞ
Dış denetim birimleri, genel bir tanımlama ile kamu harcamalarının ve borçlanmanın karşılanması maksadıyla toplanan gelirlerin (vergi, resim, harç, parafiskal gelirler vs.) hazinenin kasasına eksiksiz girmesi ve kayıtdışı ekonominin önüne geçilmesi maksadıyla denetim yaparlar. Ülkemizde dış denetim yapan birden çok kurul ve kuruluşlarıdır.  Ancak yukarıdaki amaçları yerine getirmede en etkin iki denetim alanı vergi denetimi ve sosyal güvenlik denetimidir.

Her ne kadar vergi denetimi ve sosyal güvenlik denetimi birbirinden farklı alanlara sahipmiş gibi görünse de aslında hem kamu gelirlerinin daha etkin toplanması hem de kayıtdışı ekonominin önüne geçilmesi noktasında bunlar arasında bir koordinasyonun bulunması kaçınılmazdır. Ancak ülkemizde bu iki idare ve denetim grubu arasında koordinasyon uygulamada pek bulunmamaktadır.
Çalışmamızda öncelikle genel olarak ülkemizdeki sosyal güvenlik denetimi ve organizasyonuna değinilecek olup, ardından gelir idaresi ile koordinasyonun, gerekliliği ortaya konmaya çalışılacaktır.

1. ÜLKEMİZDE SOSYAL GÜVENLİK DENETİMİ
Sosyal güvenlik denetimi; işveren, sigortalı, hak sahibi ve üçüncü kişileri kapsayan, sosyal güvenliğe ilişkin hükümlerin uygulanmasını, kayıtdışı istihdamı önlemek, sosyal güvenliği yaygınlaştırmak ve sosyal sigorta suiistimalleri ile mücadele etmek amacıyla incelenmesi, araştırılması ve soruşturulmasıdır.

Sosyal güvenlik denetimi genel olarak iki kalem üzerinden gerçekleştirilmektedir. Bunlar sosyal güvenlik suistimallerinin denetimi ve primlerin denetimidir.

Ülkemizde sosyal güvenlik idaresi 5502 Sayılı Kanun  yürürlüğe girdikten sonra büyük bir değişikliğe uğramıştır. Bu kanun yürürlüğe girmeden önce sosyal güvenlikte idare açısından üçlü bir ayrıma gidilmişti. Buna göre sosyal güvenlik idaresi Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'ndan oluşmaktaydı. Bu kuruluşlardan SSK ve Bağ-Kur Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu olan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bağlı kuruluşlarıyken Emekli Sandığı ise Maliye Bakanlığı'nın bağlı kuruluşu niteliğindeydi. Ayrıca SSK ve Bağ-Kur'a bağlı ayrı teftiş kurulları ve taşrada il müdürlükleri bulunmaktaydı. Ancak 5502 Sayılı Kanun ile birlikte bu üç kuruluş birleştirilmiş ve Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında toplanmışlardır. Bununla birlikte denetim noktasında ise tüm bu kuruluşlarda yer alan teftiş kurulları da tek çatı altında toplanmış ve "Rehberlik ve Denetim Başkanlığı" ihdas edilmiştir. Ayrıca taşrada denetimle görevli kontrol memurları atanmıştır.

5502 Sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce sosyal güvenlik denetiminin memur soruşturması dışındaki kısmı, SSK Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığı bünyesinde yer alan Sigorta Müfettişleri tarafından gerçekleştirilmekteydi. SSK Teftiş Kurulu müfettişleri, Bağ-Kur müfettişleri ve Emekli Sandığı müfettişleri ise memur soruşturması, kurumların yapmış oldukları ihalelerin soruşturulması, bu kurumlar içinde gerçekleşen yolsuzluklar ve reçete kontrolleri ile ilgili çalışmaktaydılar.

Her ne kadar sosyal güvenlik sisteminde teşkilat olarak bir reform yaşanmış olsa da mevzuat olarak birleşmeyi de sağlayacak 5510 Sayılı Kanun'un bazı maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali neticesinde uygulamada birlik ertelenmiştir. Bu durum neticesinde halen eski mevzuat hükümleri yürürlüktedir ve uygulanmaktadır. Dış denetime ilişkin hükümler de dolayısıyla 506 Sayılı Kanun bünyesinde bulunmakta olup Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlık Müfettişleri yapacakları sosyal güvenlik denetiminde bu kanuna göre hareket etmek durumundadırlar.

Yukarıda anlatılan hususlardan hareketle sosyal güvenlik denetimlerinin dört ana başlıkta gruplandırılması mümkündür;
a) Sosyal Güvenlik Suiistimallerine Yönelik Soruşturmalar: Söz konusu denetimler şikayet veya ihbarlar nedeniyle işyerinde yapılan yerel denetim ve/veya kayıtların denetimi ile iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık, yaşlılık, malüllük ve ölüm sigorta kollarına yönelik soruşturmaları kapsar.
b) Primlere Yönelik Kayıt İncelemeleri: Bu denetimler işveren tarafından sigortalıların primlerini doğru şekilde ve miktarda ücretlerinden kesip tahakkuk ettirip ettirmediği yönünde yapılan kısmi denetimleri içermektedir.
c) Kurum Personelinin İdarî, Malî Ve  Hukukî İşlemleri Hakkında Teftiş, İnceleme Ve Soruşturma Yapmak, Sosyal Güvenlik Mevzuatının Verdiği Yetkiye Dayanılarak Kurumla Sözleşme Yapmış Gerçek Ve Tüzel Kişiler Hakkında İse İnceleme Ve Soruşturma Yapmak 
d) Genel Denetimler ve Asgari İşçilik İncelemeleri: İşverenin Kuruma, emsaline, yapılan işin nitelik, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütülmesi için gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun
Kurumc ...


Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI