Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler HUK DANIŞMA KOMİSYONU'NUN ANONİM ŞİRKETLERDE KAR DAĞITIMI VE VERGİLEME KONUSUNDAKİ SON KAR ...

HUK DANIŞMA KOMİSYONU'NUN ANONİM ŞİRKETLERDE KAR DAĞITIMI VE VERGİLEME KONUSUNDAKİ SON KARARLARI

Yazar : Müşavir Hesap Uzmanı Nahit KİTİŞ
Dergi : Ağustos 1985
NAHİT KİTİŞ
Baş Hesap Uzmanı

Hesap Uzmanları Kurulu Danışma Komisyonu, 7 Mayıs 1985 günü çok önemli bir toplantı yapmış; son beş yılda üzerinde en çok tartışılan ve çok değişik görüşlerin ortaya atılmasına neden olan konuları görüşerek karara bağlamıştır.
 
Komisyonun sözü edilen toplantıda görüştüğü konular şunlardır:
1 — Kurum kazancının saptanmasında Vergiden müstesna kazançların hangi sıraya göre mahsup edileceği;
2 — Kurum ticari kazancının vergiden müstesna kazançlardan az olması durumunda, mahsup edilemeyen tutarların ertesi yıllara devredilip devredilemeyeceği; başka bir ifadeyle, hangi müstesna kazançların mahsup edilemeyen kısımlarının gelecek yıllara devrinin mümkün olduğu;
3 — Vergiden müstesna kazançların gelir vergisi stopajına tabi tutulması sırasında:
a) Dağıtılan ve kurumda bırakılan kazanç kısımlarında, kurumlar vergisine tabi tutulan ve tutulmayan kazançlar itibariyle bir oranlama yapılmasının zorunlu olup olmadığı;
b) Oranlama yapılması zorunlu ise, oranın tespiti sırasında, ödenen kurumlar vergisinin dikkate alınıp alınmayacağı;
4 — Vergiden müstesna kazançların kanunen kabul edilmeyen giderlere isabet eden kısımlarından gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı, başka bir ifadeyle Kurumun ancak kanunen kabul edilmeyen giderlerin eklenmesi halinde karlı durum gösterdiği hallerde, vergi istisnalarına ait stopaj matrahının ne olacağı;
5 — Mali denge vergisi ödenen yıllarda ayrılmış olan yedek akçelerin dağıtılması veya sermayeye ilave edilmesi sebebiyle K.V.K. geçici 2. madde gereğince yapılacak ek vergileme sırasında, kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında mali denge vergisinin dikkate alınıp alınmayacağı.
Komisyonun bu konulardaki kararları ile kararlara neden olan görüşlerini, içtihat oluşturması bakımından okuyucularımızın bilgilerine sunuyoruz:
1 —Vergiden müstesna kazançların, hangi sıraya göre mahsup edileceği:
Bilindiği üzere, kuruluşlarına özgü istisnalar bir yana bırakılırsa, kurumlar vergisi istisnalarım 3 gruba ayırmak mümkündür :
a) Kazanç unsuru olarak vergi istisnaları :    
Bu gruba giren vergiden müstesna kazançlar;
— İştirak kazancı,
— Yurt dışı inşaat, onarım, montaj ve teknik hizmetler kazancı istisnası,
— Vergiden muaf menkul kıymet gelirleri istisnasıdır.
Bu grupta, istisna kazanca tanındığı için, kurum kazancının yeterli olmaması halinde ortaya çıkan zarar, ertesi yıllara devredilebilmektedir. (1980 yılından önceki uygulamada, 1. ve 3. sıradaki istisnalar, beyannamede «Vergiye tabi olmayan karlar» olarak ticari kardan düşülmekte ve zarar meydana gelmesi halinde «zarar» içinde ertesi yıllara devredilmekteydi) Bu da doğaldır. Zira aksi halde bu kazançlara tanınan istisna ortadan kalkmaktadır. Bu özelliği dolayısiyle, bu gruba giren vergi istisnalarının, diğer istisnalara nazaran uygulanma önceliği vardır.
b) Hasılata veya harcamalara bir oran dahilinde uygulanan istisnalar:     
Bu gruba giren vergi istisnaları,
— Sanayi ürünü ihracı istisnası
— Yaş sebze, meyve ve su ürünleri ihracı istisnası
— Dış navlun hasılatı istisnası
— Turizm kazançları istisnası
— Yatırım indirimi istisnasındır.
Bu grupta istisna, ilk dördünde hasılata, beşincisinde ise harcamalara uygulanmaktadır. Bu özelliği sebebiyle istisna, vergilenebilecek kazancın mevcut olması halinde uygulanabilir. Başka bir deyişle yararlanılamayan istisnanın ertesi yıllara devri mümkün değildir. Ancak yatırım indirimi istisnasında kanun, özel bir hükümle, devri mümkün kılmıştır. (GVK Ek Md. 4)
Yatırım indirimi istisnası ile bu gruptaki istisnaların bir veya birkaçının bir arada bulunması ve kurumun ticari karının bu istisnaları karşılamayacak bir miktarda olması halinde hangi istisnaya uygulama önceliği tanınacaktır? Yoksa uygulama sırasında bir oranlamaya gitmek mi doğru olacaktır?
Komisyon, bu konuda kanun ve bakanlık tebliğlerinde bir açıklama bulunmadığını göz önüne alarak, mükellef lehine uygulamayı benimsemiş, yan ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI