Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler BİR ÜLKENİN VERGİ SİSTEMİ

BİR ÜLKENİN VERGİ SİSTEMİ

Yazar : Hesap Uzman Mv. Samuel BRİTTAN , BDDK Başkan Yardımcısı E. Muhasebat Genel Müdürü E. Gelirler Genel Müdür Yrd. Fıkret SEVINÇ
Dergi : Ocak 1985

Yazan: SAMUEL BRİTTAN

Çeviren: FİKRET SEVİNÇ
Hesap Uzman Mv.

Pek çok az gelişmiş ülke gibi İngiltere'de de ikili bir vergi sistemi bulunmaktadır. Bunlardan birincisi gelir idaresi, ikincisi ise Sağlık ve Sosyal Güvenlik Departmanı vasıtasıyla yönetilmektedir. Başlangıçta sosyal güvenlik yardımı alan düşük gelir sahiplerinin gelir vergisi ödemeyeceği varsayımıyla iki sistemin birbirinden tamamen ayrı kalacağı kabul edilmekte iken, vergilendirilecek gelirin ait sınırlarının düşürülmüş ve fakirlik çizgisinin yükselmiş olması nedeniyle söz konusu düzenleme milyonlarca kişi için bir tuzak haline gelmiş bulunmaktadır.

Haftalık gayrisafi geliri 100 Pound olan iki çocuklu bir çift örnek olarak alındığında, bu ailenin çocuklar için 13 Pound, barınma ve diğer ihtiyaçlar içinde yaklaşık 14 Pound sosyal yardım elde ettiği görülür. Bu aile aynı zamanda 14 Pound gelir vergisi ile 9 pound Milli Sigorta primi ödemesi yapmaktadır. Dikkatle incelendiğinde bütün bu alışverişlerden sonra sözkonusu aileye ancak 4 Pound'luk bir ek gelir temin edildiği ortaya çıkmaktadır.

Bu iki yönlü ödemeler karmaşası, meselenin sadece bir yönüdür. Sosyal güvenlik yardımlarından faydalanan kesimin (bunların yaklaşık yarısı işsizdir) gelirlerinin resmi fakirlik seviyesinin üzerinde oluşabilmesi için daha önceki uygulamada ulusal yardımlar adıyla anılan bazı ek menfaatler teminine gereksinim vardır. Diğer taraftan ek menfaatler edinmeye hak kazanan emeklilerden sadece %65'i gerçekte bunlardan yararlanmak istemektedirler. Ayrıca aile gelirlerine ilave olarak sağlanan menfaatlerdeki iyileştirme oranı ise hala %50 gibi düşük bir seviyede bulunmaktadır.

Pek çok aile üzerinde 45 değişik test vasıtasıyla gelirler yükseldikçe sözü geçen menfaatlerin kaldırılmasının meydana getireceği etkileri tespit amacına yönelik çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar göstermiştir ki, sistem daha önceden öngörülememiş pek çok tutarsızlığı da bünyesinde taşımaktadır. Ayrıca fakirlik kapanı olarak bilinen gelir düzeyinde bulunan çocuklu aileler üzerindeki marjinal vergi yükünün %100'e varabildiği görülmektedir. Sözkonusu durum kişilerin, daha iyi durumda olmaları itibarıyla işsizliği çalışmaya tercih edecekleri anlamına gelmektedir ki bu da «işsizlik Kapanı» olarak adlandırılan durumu gündeme getirmektedir.

Bahsedilen bu iki kapan içinde veya yakınında bulunanların tam sayısının ne olduğu konusu her türlü tartışmaya açıktır. Kesin olan konu ise gelir vergisinin Milli Sigorta primlerinden ayrılmasının fakirlik kapanım ortaya çıkaran başlıca sebeplerden biri olduğu gerçeğidir.

Haftalık gelir, Milli Sigorta yardımlarının başlangıç noktası olan haftalık 32,5 Pounda ulaştığında kişi %9'luk bir ödenti ile karşı karşıya kalır. Hem %9'luk bu prim sadece tabanın üzerinde kalan kısım üzerinden değil, gelirin tamamı üzerinden hesaplanır ki; bu da marjinal değişmenin yüzde bir kaç yüzlere tırmanmasına neden olur. Marjinal oran daha sonra %9'a iner. Bundan sonra verginin başlangıç noktası olan asgari gelir seviyesine ulaşıldığında %39'a çıkar ve Milli Sigorta primi tavanına ulaşıncaya değin aynı noktada kalır. Bu tavana ulaşıldığında ödenti normal gelir vergisi oranı olan %30'a düşer. Yüksek oran bölgelerine ulaşılıncaya kadar burada kalır, sonra tekrar yükselmeye başlar.

Bu inişli, çıkışlı oranların meselenin daha da karmaşıklaştırılmasından başka bir işleve sahip olduğu şüphelidir. Bir seri reform yapılmadığı takdirde gelir vergisi ile Milli Sigorta primlerinin birbirine daha da karışması kaçınılmaz hale gelecektir. Birleşik vergilerin %9'luk kısmı sosyal güvenlik vergisi olarak adlandırıldığında vergi ve sosyal menfaatler arasındaki bağlantı en açık şekliyle ortaya konulmuş olacaktır. Bu nitelendirme hiçbir şekilde menfaat sağlama ile ilişkisi olmayan ve sadece, kazandıkça derhal geri ödenmek üzere cari menfaatleri finanse etmekten başka bir amaç taşımayan Milli Sigorta Yardımları deyiminden daha fazla gerçek dışı olmayacaktır.

Bütün bunlara ilave olarak halihazırdaki sistem pek çok zorluğu da bünyesinde taşımaktadır. Hanelere sağlanan menfaatlerin elverişliliği konusu yeterince anlaşılabildiği takdirde kişilerin bunlara ihti ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI