Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler EMLAK VERGİSİ KANUNU UYARINCA YAPILACAK DEĞERLEME VE DEĞERLEMEDE UYULACAK ESASLAR

EMLAK VERGİSİ KANUNU UYARINCA YAPILACAK DEĞERLEME VE DEĞERLEMEDE UYULACAK ESASLAR

Yazar : Hesap Uzman Yrd. İlhan İL
Dergi : Ekim 1985
İLHAN İL
Hesap Uzman Mv.

Emlak Vergisi, beyana dayalı bir vergidir, Emlak Vergisi Kanununun 23. maddesinde belirtildiği üzere, Emlak Vergisi Beyannameleri bina, arazi ve arsalar için 4 yılda bir kez olmak üzere, emlâkin bulunduğu yerdeki ilgili vergi dairesine verilecektir. Ancak bu süre, Bakanlar Kurulu kararı ile1 yıla dek indirilebilir.
 
Emlak vergisi» beyana dayalı bir yergi olduğu için. yükümlüler emlaklerinin değernii takdir edip saptadıkları matrahı vergi dairelerine beyan edeceklerdir, Vergi idaresi, Emlak Vergisi Kanununun 31. maddesi uyarınca yükümlünün takdir ettiği matrahı, gerekirse yeniden belirleyebilecektir.
Sözkonusu madde uyarınca takdir yapabilmek için yükümlü tarafından beyan edilen bir matrahın varlığı gereklidir. EVK'nun 32. maddesinde ise hiç beyanname verilmemesi halinde yapılacak takdir işlemi düzenlenmiştir.
Bu yazımızda, EVK uyarınca bina, arsa ve arazi takdirlerini kimlerin yapabileceği ve takdir işlemi sırasında uyulması gerekli esasları kısaca açıklamaya çalışacağız.
I — EMLAK VERGİSİ KANUNUNDA VERGİ DEĞERİ; 
1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 29. maddesi «Vergi Değeri» matlabı altında düzenlenmiştir. Madde hükmü aynen şöyledir.
«Vergi değeri, Emlak Vergisinin mevzuuna giren bina ve arazinin rayiç bedelidir.»
Rayiç bedel, bina ve arazinin beyan tarihindeki normal alım satım bedelidir.
Arazi ve bina ile ilgili normal alım satım bedelinin tayininde bu kanunun 31. maddesine göre hazırlanacak tüzükte belirtilecek normlar nazara alınır.
Tarım arazisinin vergi değerinin tespitinde ise arazinin (Arsalar hariç) verim gücü de nazara alınır. Verim gücünün hangi hallerde nazara alınacağı tüzükte belirtilir.»                        .
Yukarıda da değindiğimiz gibi, Emlak vergisinde vergi, vergi değeri üzerinden alınmaktadır. Bunun için de kanun koyucu, vergi değerini rayiç bedel olarak kabul etmiş, rayiç 'bedeli de bina ve arazinin beyan tarihindeki normal alım satım bedeli olarak tanımlamıştır.
Vergi Usul Kanununun vergi değerini düzenleyen 268. maddesinde de, vergi değeri, paralel bir düzenlemeyle, bina ve arazinin rayiç bedeli olarak tanımlanmış ve bu bedelin EVK'nun 29. maddesi ile aynı maddede belirtilen tüzük hükümlerine uygun olarak saptanacağı hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, Emlak Vergisi Kanunu ile, yükümlülerinin beyanlarına ilişkin olarak, bina metrekare normal inşaat maliyet bedeli gibi bir ilk denetim müessesesi getirilerek yükümlülerin bu değerlerden daha düşük değerler beyan etmeleri önlenmek istenmiştir. Ancak, EVK' nım 31. maddesi uyarınca «Bakanlıkça yetkili kılınacak elemanlar aracılığıyla» ve «gerektiği takdirde» bina ve arazinin beyan edilen vergi değerleri yeniden belirlenebilecektir.
II — EMLAK VERGİSİ KANUNUNUN 31. MADDESİNE İLİŞKİN ÜZERİNDE DURULMASI GEREKLİ BAZI KONULAR:
EVK'nun 1610 sayılı kanunla değişik 31. maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki gibidir.
«Vergi dairesi, gerektiği takdirde, Maliye Bakanlığınca tespit olunacak esaslara istinaden ve aynı Bakanlıkça yetkili kılınacak memurlar marifetiyle, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlar yerine geçecek vergi değerlerini yeniden takdir eder.»
Sözkonusu hüküm, çeşitli yönleriyle üzerinde durulmasını gerektirmektedir.
— Maddede geçen «gerektiği takdirde» deyiminden ne anlaşılacaktır?
— Bakanlıkça yetkili kılman memurlar kimlerdir?
— Bakanlıkça tespit olunan esaslar nelerdir?
Yazımızın bundan sonraki bölümlerinde sırasıyla yukarıdaki konulara değinecek ve kısaca açıklamaya çalışacağız.
A — Vergi Değerinin Yeniden Takdir Edilmesini Gerektiren Durumlar:                        
EVK'nun 1610 sayılı kanunla değişik 31. maddesinde yer alan «gerektiği takdirde» deyiminden ne anlaşılması gerektiği çok açık değildir.
EVK'nun 10 ve 20. maddelerinde, 2587 sayılı kanu ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI