Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler KURUMLARDA GELİR VERGİSİ TEVKİFATI

KURUMLARDA GELİR VERGİSİ TEVKİFATI

Yazar : Müşavir Hesap Uzmanı Nahit KİTİŞ
Dergi : Mayıs 1987
NAHİT KİTİŞ
Baş Hesap Uzmanı

Mayıs ayı, kurumların, kurumlar vergisinden müstesna kazançlarıyla ilgili mükellefiyetlerini yerine getirme ayıdır. Zira Gelir Vergisi Kanununun 98. maddesine göre:
 
"94. madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar, bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri, ertesi ayın 20. günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar..."
Kurumlar, KV beyannamelerini Nisan ayı içinde verirler. Genel Kurul'u olan kurumlarda da genel kurul mart, nisan aylarında toplanır; geçmiş yılın hesapları görüşülür; kar dağıtımıyla ilgili kararlar alınır. Dolayısıyla dağıtılacak karların yapısı, ödenecek kurumlar vergisi ve diğer mükellefiyetlerin tutarı, KV'nden müstesna kazanç unsurlarının nitelikleri yetkesin tutarları, ne miktarının dağıtılan, ne miktarının dağıtılmayan karlar içinde yer aldığı ancak Nisan ayında belli olabilir. Bu sebeple, Nisan ayı KV'nden müstesna kazançlar bakımından tahakkuk ayı sayılarak, muhtasar beyannamenin en geç mayıs ayının 20'sine kadar vergi dairesine verilmesi öngörülmüştür. Bu husus daha önceki genel tebliğlerde belirtilmiş olduğu gibi, 31 sayılı genel tebliğde de defaatle vurgulanmıştır.
Bu yazıda, KV'nden müstesna kazançlar tek tek ele alınmak suretiyle, hangilerinin vergilendirilip hangilerinin vergilendirilmeyeceği açıklanacak ve beyan sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar üzerinde durulacaktır.
A- Ticari kazancın tespitinde indirilecek gelirler:
KV istisnaları, kanunun 8. maddesinde yer almaktadır. Ancak tüm istisnalar bunlardan ibaret değildir. GVK.’na 3239 sayılı kanunla eklenen "Mükerrer 39. madde" ile, bazı gelir unsurlarının ticari kazancın tespitinde indirilmesi esası getirilmiştir. Sözü edilen madde, KVK. 13. madde delaletiyle, kurum kazancının tespitinde de uygulanacağından, bu maddede sayılan gelir unsurları, kurumlar bakımından, KV'nden müstesna kazanç hüviyetini iktisap etmektedir.
Mükerrer 39. maddede yer alan gelirleri üç grup halinde incelemek mümkün bulunmaktadır:
1- İratları vergiden müstesna bulunan menkul kıymetlerin iratları:
Bunlar, Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı idaresi Başkanlığı'nca çıkartılan gelir ortaklığı senetleridir. Senetlerin çıkartıldıkları mevzuata göre, gelirleri her türlü vergi ve resimden muaftır Ayrıca, GVK Md. 94'e göre yapılacak tevkifat oranlarını belirleyen 85/10175 sayılı kararname ile de, bunların gelirlerinden yapılacak tevkifat oranı "sıfır" olarak tespit edilmiştir.
Kurumlar, portföylerinde bulunan bu senetler, sebebiyle elde edecekleri geliri, kurumlar vergisi matrahıyla ilgilendirmeyecekler, diğer bir ifadeyle kurum ticari kazancından düşeceklerdir. Şayet gelirin elde edilmesiyle ilgili olarak bir gider yapılmışsa (gelirin tahsili için yapılan yol gideri, vekalet ücreti, banka masrafı ve komisyon gibi) bu giderlerin de, kurum kazancının hesaplanmasında gider olarak dikkate alınmaması gerekecektir.
Dikkat edileceği üzere, bu istisna, söz konusu senetlerin "Gelirlerinin vergiden müstesna olarak çıkartılması" şartına bağlıdır. Bu şarta uymayan senetlerin gelirleri hakkında GVK Mükerrer 39. maddenin uygulanması mümkün değildir. Bu takdirde senet gelirleri kurum kazancı içinde yer alacak ve GVK 94. madde gereğince yapılacak stopaj, hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilecektir.
2- Kurumlardan elde edilen, kurumlar vergisine tabi tutulmuş veya üzerinden vergi tevkifatı yapılmış kar payları:
Bu istisna, klasik adıyla "iştirak kazancı istisnası"dır. 3239 sayılı kanunla getirilen düzenlemede, iştirak kazançları, iştirak edilen kurumda nihai olarak vergilendiği için, mükerrer vergilemeyi önlemek amacıyla, bunların, ticari kazancın, dolayısıyla kurum kazancının tespitinde ticari kardan düşülmesi öngörülmüştür.
Söz konusu iştirak kazançlar, anonim şirketlerden, limited şirketlerden, eshamlı komandit şirketlerden (komanditer ortak olarak) ve iş ortaklıklarından elde edilebilir.
Kazancın tümünün kurumlar vergisine tabi tutulmuş olması gerekli değildir. Elde edilen kazancın içinde yer alan KV'nden müstesna, do ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI