Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler TÜRK VERGİ HUKUKUNDA YORUM BİÇİMİ

TÜRK VERGİ HUKUKUNDA YORUM BİÇİMİ

Yazar : Eski Baş Hesap Uzmanı, Gelirler Eski Genel Müdürü, YMM, Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğret Prof. Dr. NEVZAT SAYGILIOĞLU
Dergi : Haziran 1987
DR. NEVZAT SAYGILIOĞLU
Gelirler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı

1980 sonrası dönemde Türk vergi hukukunda yorum yaklaşımına ilişkin olarak özel bir düzenlemeye yer verilmiş ve bu amaçla 213 sayılı VUK'nun da değişiklik yapılmıştır.
 
30.12.1980 tarih ve 2365 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 213 sayılı VUK'nun 3. maddesi "Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat" şeklinde değiştirilmiş bulunmaktadır. Başlığından da anlaşılacağı üzere madde "vergi kanunlarının uygulanması" ve "ispat" şeklinde iki bölümden oluşmaktadır. Maddenin ilk bölümü aynen şöyledir:
"A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu kanunda kullanılan -Vergi Kanunu tabiri işbu kanun ile bu kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.
Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak uygulanır".
I- Yorum Kuralına İlişkin Gerekçe:
Bu kanun hükmünün açıklanmasına geçmeden önce anılan 2365 sayılı Kanunun genel gerekçesinde belirtilen görüşe yer vermek ve böylece yorum ile ilgili vurgulamayı ortaya koymak yararlı olacaktır. Genel gerekçede aynen şöyle denilmektedir: "Günümüz vergiciliğinde başarı, maddi vergi kanunlarının mükemmeliyetinden ziyade, iyi bir uygulamaya bağlıdır. Bu nedenle vergi uygulama prensip ve esaslarını belli eden Vergi Usul Kanunu, vergide adalet, güvenlik ve etkinlik sağlamada özel bir önem taşımaktadır" (1). Görüldüğü gibi genel gerekçede, vergilemede başarının, mükemmel kanunlar yerine iyi bir uygulamaya bağlı olduğu, dolayısıyla vergi uygulama ilke ve esaslarının iyi belirlenmesi gerektiği belirtilmektedir. İşte bu yaklaşımın özünde, vergi kanunlarının yorumu yapılırken belli ilkelere göre hareket edilmesi de yer almaktadır. Yani iyi bir uygulama için özellikle belli yorum kurallarına yer verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan anılan 3. maddeye ilişkin madde gerekçesinde ise niçin böyle bir düzenlemeye gidildiği şöyle belirtilmektedir:
"Bilindiği üzere vergi hukukuna ait konuları kapsayan, usul ve uygulamaya ilişkin hükümleri ihtiva eden Vergi Usul Kanunu'nda kanun maddelerinin ne yolla anlaşılması ve uygulanması gerektiği hususuna ışık tutan bir yorum hükmü mevcut bulunmamaktadır.
Kanundaki bu boşluk, her ne kadar ihtilaf konusunu teşkil eden olayların çözümlenmesi sırasında, mali yargı mercilerince verilen karar ve çıkan içtihatlarla ve bazen idari mercilerin açıklamaları ile doldurulmaya çalışılmakta ise de, bugüne kadar ki uygulamalarda uygun bir çözüme ulaşılabilmiş değildir.
Bu nedenle, Vergi Usul Kanunu ile ilgili olarak hazırlanan bu değişiklik tasarısında vergi kanunlarının ne şekilde yorumlanacağı ve uygulanacağını gösterir bir hükme yer verilmesi gerekli görülmüştür. Esasen Türk hukuk alanında ve yabancı memleketlerin vergi hukukunda, yorumlamanın ne şekilde yapılacağını gösteren hükümler kanun maddelerinde açıkça gösterilmiştir.
Vergi Usul Kanununa, vergi kanunlarının ne suretle yorumlanacağı ve bunların ne şekilde uygulanacağı hususunda hüküm vazedilirken,hukuk biliminde uygulanan yorum metodları ve Batı ülkeleri vergi hukukunda yer alan yorumlarla ilgili hükümler incelenmiş ve Bilimsel Yorumlama Metodu'nun vergi kanunlarının bünye ve mahiyetine en uygun bir metod olduğu sonucuna varılmıştır.
Vergi Usul Hukukumuzda yenilik teşkil eden bu hükmün, vergi uygulamaları ve vergi ihtilaflarının çözümlenmesinde büyük bir noksanlığı gidereceği ve tatbikatta, vergi adaleti ve vergi güvenliği sağlayıcı bir ortam yaratacağı idare ve mükelleflere büyük kolaylıklar sağlayacağı şüphesizdir.
Ayrıca bu hükmün, iyi bir vergi uygulaması için gerekli bulunan kazai içtihatları geliştireceği. idare ve vergi yargı mercilerine kanun maddelerinin uygulanmasında ışık tutacağı muhakkaktır".(2)
Gerekçenin daha sonraki kısmında ise anılan maddenin (B) fıkrasında belirtilen "ispat" ile ilgili açıklamalara yer verilmektedir. Ancak ŞANVE ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI