Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler MENKUL SERMAYE İRATLARININ VERGİLENDİRİLMESİNE TOPLU BAKIŞ

MENKUL SERMAYE İRATLARININ VERGİLENDİRİLMESİNE TOPLU BAKIŞ

Yazar : Baş Hesap Uzmanı Mehmet ŞİRİN
Dergi : Ağustos 1987
MEHMET ŞİRİN
Baş Hesap Uzmanı

I- GİRİŞ:
 
Bilindiği gibi 1 Ocak 1986 tarihinde yürürlüğe giren 3239 sayılı Kanun ile Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında yapılan değişiklikler, menkul sermaye iratlarının vergilendirilmesine yeni esaslar getirmiştir. Getirilen esasların temel özelliği, iradın kaynağından yapılan vergilemenin, nihai vergileme olarak kabul edilmesidir. Hatırlanacağı üzere; önceki uygulamada, GVK’nun 87. maddesindeki hadlerin aşılması halinde, istisnalar dışında kalan menkul sermaye iratlarının, tevkif suretiyle vergilendirilmiş de olsa, beyanı gerekiyordu.
Bu yazımızda, menkul sermaye iratlarının vergilendirilmesine ilişkin olan ve bir anlamda sistem değişikliği getiren yeni düzenlemeler ve sonuçları hakkında açıklamalarda bulunacağız.
II-  TİCARİ KAZANCA DAHİL MENKUL SERMAYE İRATLARI
Menkul sermaye iratlarının tanımlandığı GVK’nun 75. maddesinin son fıkrasında; madde metninde 11 bent halinde sayılan iratları sağlayan menkul kıymetlerin, sahibinin ticari faaliyetine bağlı yani, ticari işletmeye dahil olması halinde, ticari kazancın tespitinde dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. 3239 sayılı kanun ile GVK.’na eklenen mükerrer 39. madde, bu hükme geniş kapsamlı istisna getirmiştir. Bu maddeyle, ticari işletmeye dahil aşağıda belirtilen menkul sermaye iratları "ticari kazançtan indirilecek gelirler" olarak sayılmıştır.
1- İratları vergiden müstesna bulunan menkul kıymetlerin iratları,
2- Kurumlardan elde edilen Kurumlar Vergisine tabi tutulmuş veya üzerinden vergi tevkifatı yapılmış kar payları,
3- Hazine bonosu ve devlet tahvili faizleri. Söz konusu madde, yine 3239 sayılı kanun ile yürürlükten kaldırılan aşağıda sırayla belirteceğimiz maddeler verine ve bu iratlar için ticari işletme bünyesinde yeni bir vergilemeyi önlemek amacıyla getirilmiştir. Sözünü ettiğimiz yürürlükten kaldırılan kanun maddeleri şunlardır:
İratları vergiden müstesna menkul kıymetlerin iratlarının ticari kazançtan indirileceğine ilişkin GVK’nun 38. maddesinin son fıkrası,
- Kanun veya mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş menkul kıymetlerin temettü, faiz ve ikramiyelerini Kurumlar Vergisinden istisna tutan KVK.’nun 9. maddesinin değişmeden önceki 3 no'lu bendi ile GVK’nun aynı mahiyetteki 22. maddesi,
 -iştirak kazançları istisnası ile ilgili KVK.’nun 8. maddesinin 1 no'lu bendi,
 -Vergi alacağı, bunun mahsup ve iadesi ile ilgili GVK’nun 75/11, 77 ve mükerrer 122. maddeleri,
Dikkat edilirse, örneğin, bir taraftan iştirak kazançları istisnası kaldırılırken, diğer taraftan bu kazançları ticari kazançtan indirilecek gelir olarak mükerrer 39. maddeye dahil etmek suretiyle mükerrer vergileme önlenmiş, bir başka ifadeyle eski durum korunmuştur.
Hemen belirtelim ki, mükerrer 39. maddede başlıca üç grup altında ifade edilenlerin dışında kalan menkul sermaye iratlarının, bu maddeye göre ticari kazançtan indirilmesi mümkün değildir. Bu hususa aşağıdaki açıklamalarımızda, yeri geldikçe örnekleriyle tekrar değineceğiz.
Bu kısa açıklamadan sonra, ticari kazançtan indirilecek gelir olarak sayılan menkul sermaye iratlarını, başlıklar itibariyle incelemeye geçebiliriz.
1- iratları vergiden müstesna bulunan menkul kıymetlerin iratları ile Hazine bonosu ve devlet tahvili faizleri:
Kanunlara veya mukavelenamelere göre, mevcut ve çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş menkul kıymetlerin kar payı, faiz ve ikramiyelerini vergiden istisna tutan KVK.’nun 8/3 ve GVK’nun 22. maddelerinin 3239 sayılı Kanun ile 1.1.1986 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığını yukarıda ifade etmiştik. Bilindiği gibi, bu menkul kıymetlerin uygulamada en çok rastlanan örnekleri; Devletin ihraç ettiği tahviller, Hazine bonoları ve son yıllarda uygulaması görülen gelir ortaklığı senetleridir.
İstisna hükümlerinin yürürlükten kaldırılmasıyla, söz konusu menkul kıymetlerin iratları vergiye tabi hale gelmiştir. Nitekim, Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu faizleri ile gelir ortaklığı senetlerinin gelirleri GVK’nun 94. maddesinin 9 no'lu bendinde tevkifata tabi tutulmuştur. Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri için tevkifat oranı başlangı& ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI