Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler YURT İÇİ SATIŞLARI YANINDA İHRACATI DA BULUNAN BİR KURUMDA DAHİLİ TEVKİFAT UYGULAMASI

YURT İÇİ SATIŞLARI YANINDA İHRACATI DA BULUNAN BİR KURUMDA DAHİLİ TEVKİFAT UYGULAMASI

Yazar : ESKİ BAŞ HESAP UZMANI KEMAL KILIÇDAROĞLU
Dergi : Aralık 1987
KEMAL KILIÇDAROĞLU
Gelirler Genel Müdür Yardımcısı

1. Giriş
 
Kamuoyunda "peşin vergi" olarak adlandırılan "dahili tevkifat" uygulaması 3239 sayılı kanunla vergi sistemimize kazandırılmıştır(!)Yasaya göre, gerçek usulde vergiye tabi ticari. zirai ve serbest meslek kazanç sahipleri ile kurumlar vergisi mükellefleri dahili tevkifat ödemekle yükümlü tutulmuşlardır. Dahili tevkifatın temel amacı. tevkifatı yapacak olan yükümlülerin, cari vergilendirme dönemine ait vergilerinin bir bölümünün yıl içinde hazineye intikalini sağlamaktır.
2. Sorun
Dahili tevkifat uygulamasına geçildikten sonra - doğal olarak - bazı sorunlar gündeme gelmiştir. Bu sorunlardan birisi de, yurt içi satışları yanında, ihracatı da bulunan bir kurumda, dahili tevkifatın nasıl hesaplanacağıdır. Bu konudaki duraksama, 30 Seri numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin yayımından sonra çıkan, 23 Seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde yapılan açıklamalardan kaynaklanmıştır. Bilineceği üzere, 30 Seri numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 12 numaralı alt başlığında "ihracat teslimlerinde dahili tevkifat" konusu işlenmiştir. 23 Seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde de ("C. Mal ve Hizmet ihracatı" bölümünde) örneklerle katma değer vergisinin nasıl hesaplanacağı açıklanmaktadır. Dikkatle okunduğunda iki tebliğde yapılan açıklamaların birbiriyle çelişmediği bir gerçektir. Ancak buna rağmen zaman zaman yükümlülerin duraksamaya da düştükleri görülmektedir.
3. Vergi Yönetiminin Bakış Açısı
Yukarıda da belirtildiği üzere kurumlar vergisi mükellefleri cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere, (Gelir Vergisi Kanununun dahili tevkifat ile ilgili hükümlerine göre) dahili tevkifat yaparak vergi dairesine ödemek zorundadırlar.
Öte yandan, 21.2.1986 tarih ve 86/10380 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, kurumlar vergisi mükelleflerinin, Katma Değer Vergisi Kanununa göre ihracat sayılan işlemleri ile ihraç edilmek kaydıyla ihracatçılara yaptıkları mal teslimlerine ilişkin dahili tevkifat oranı sıfır "0" olarak belirlenmiştir. Bu kararname hükümleri çerçevesinde, kurumlar vergisi mükellefleri ihracat sayılan işlemleri ile ihraç edilmek kaydıyla ihracatçılara yaptıkları mal teslimleri dolayısıyla dahili tevkifat hesaplamayacaklardır. Diğer bir anlatımla gerek doğrudan ihracat yapan, gerekse ihracatçı kuruluşlar aracılığı ile ihracatı gerçekleştiren kurumlar vergisi mükelleflerinin, aynı zamanda yurt içinde mal ve hizmet teslimlerinin de olması halinde, sadece ihracata ilişkin işlemleri dolayısıyla dahili tevkifat hesaplanmayacaktır. Dolayısıyla bu durumda olan kurumların yurt içinde yapılan mal ve hizmet teslimleri nedeniyle Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinin (B) fıkrasının ilgili bölümlerindeki esaslara göre dahili tevkifat yapmaları gerekir. Bu konuda gerekli açıklamalar 25 Mart 1986 tarih ve 19058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 12 numaralı bölümünde yapılmıştır.
Öte yandan, bilineceği üzere, 3297 sayılı Kanunun 3. maddesiyle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikle ilgili gerekli açıklamalar 23 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin "Mal ve Hizmet ihracatı" başlıklı "C" bendinde yapılmıştır. Anılan Tebliğde yer alan açıklamalar, esas itibariyle imalatçılar tarafından ihraç edilmek kaydıyla teslim edilen mallar nedeniyle hesaplanan katma değer vergisinin, ihracatçılardan tahsil edilmemesi nedeniyle imalatçı için yapılacak verginin tecili, terkini ve iadesi ile ilgili olup, dahili tevkifat açısından bir sonuç doğurmamaktadır. Çünkü söz konusu tebliğde, mal ve hizmet ihracında öncelikle "ödenmesi gereken katma değer vergisi"nin ve akabinde "tecil edilebilir katma değer vergisi", "iade edilecek katma değer vergisi" ile "tecil edilecek katma değer vergisi"nin tespitine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Bilindiği gibi ödenmesi gereken katma değer vergisi, vergi dairesince Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tarh ve tahakkuk ettirilen katma değer vergi ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI