Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler 2015 Takvim Yılında Elde Edilen Zirai Kazancın Tespitine İlişkin Esaslar

2015 Takvim Yılında Elde Edilen Zirai Kazancın Tespitine İlişkin Esaslar

Yazar : Eski Hesap Uzmanı KURBAN NADİR GÜLHAN
Dergi : Mart 2016

2015 Takvim Yılında Elde Edilen Zirai Kazancın Tespitine İlişkin Esaslar

 

Nadir GÜLHAN

Eski Hesap Uzmanı

 

ÖZET

Gelir Vergisi Kanunu’nun 2’nci maddesinde zirai kazançların vergiye tabi bir gelir unsuru olduğu hüküm altına alınmıştır. Zirai kazançların tanımı ve gelirin tespiti aynı Kanunun 52 – 59’uncu maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Yazımızın konusunu zirai kazancın niteliği, tespiti ve vergilendirilmesi ile belge düzenine ilişkin olarak vergi kanunlarında yer alan bazı düzenlemeler oluşturmaktadır.

         Anahtar Kelimeler: Zirai faaliyet, zirai kazanç, çiftçi, tevkifat, gerçek usul.

1.GİRİŞ

Tarım, sözlük anlamı olarak “bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koşullarda korunması, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması”dır.[1]

Ancak Gelir Vergisi Kanunu’nda (GVK’da) zirai faaliyet, sözlük anlamından çok daha geniş bir şekilde tanımlanmıştır.

Türkiye Muhasebe Standartlarına (TMS) göre tarımsal faaliyetlerin muhasebeleştirmesi 41 no’lu standartta yer almaktadır. Buna göre tarımsal faaliyet “Satışa ve geri dönüştürülmeye konu canlı varlıkların tarımsal ürünlere veya canlı varlıklara dönüştürülmesi ve hasat işlemlerinin bir işletme tarafından yönetimidir.” Tanımda geçen tarımsal ürün standartta “İşletmenin canlı varlıklarının hasadı yapılmış ürünüdür.” , canlı varlık tanımı ise “Yaşayan hayvan ve bitkidir”.  41 no’lu Tarımsal Faaliyetler standardının 6. Paragrafında Tarımsal faaliyetler, geniş kapsamlı bir faaliyet grubunu temsil ettiğinden bahsedilmektedir. Buna göre örneğin hayvan yetiştiriciliği, ormancılık, yıllık veya daha uzun süreli mahsul yetiştiriciliği, meyve bahçesi ve fidan ekiciliği, çiçekçilik ve su ürünleri yetiştiriciliği (balık çiftçiliği dahil).Bu çeşitlilik içerisinde belirli bazı ortak özellikler bulunmaktadır:

Değişimin Kapasitesi: Yaşayan hayvanlar ve bitkiler biyolojik dönüşüm geçirebilme özelliğine sahiptir.

Değişimin Yönetilmesi: Yönetim, ilgili sürecin gerçekleşmesi için gereken koşulları geliştirmek veya en azından korumak suretiyle söz konusu dönüşümü kolaylaştırır (örneğin besin seviyeleri, nem, sıcaklık, verimlilik ve ışık). Böyle bir yönetim, tarımsal faaliyeti, diğer faaliyetlerden ayırır. Örneğin, yönetilmeyen kaynaklardan (okyanus balıkçılığı ve ormanların yok edilmesi gibi) ürün elde edilmesi tarımsal faaliyet değildir.

Değişimin Ölçülmesi: Biyolojik değişim veya hasat sonucunda kalitede (örneğin genetik özellikler, yoğunluk, olgunluk, yağ miktarı, protein içeriği ve fiber gücü) veya miktarda (örneğin soy, ağırlık, hacim, fiber uzunluğu veya çapı ve tomurcuk sayısı) meydana gelen değişiklik, rutin bir yönetim işlevi olarak ölçülür ve izlenir.

 Yukarıda da bahsettiğimiz üzere tarım sektöründe kurumların ön plana çıkması söz konusu 41 no’lu tarımsal faaliyetler standardının  daha yaygın kullanımı sonucunu getirmiştir.

2. ZİRAİ KAZANCIN NİTELİĞİ

2.1. Zirai Faaliyet

Gelir Vergisi Kanunu’nun 52’nci maddesinde zirai kazanç; “zirai faaliyetten doğan kazanç zirai kazançtır.” Buna göre, zirai faaliyet sonucunda elde edilen kazançlar, zirai kazanç olacaktır. Dolayısıyla zirai kazancın oluşturulmasındaki ana unsur zirai faaliyettir. Dolayısıyla zirai kazancın vergilendirilebilmesi için zirai faaliyet tanımı içinde yer alan bir faaliyette bulunulması gerekmektedir.

Zirai faaliyet Gelir Vergisi Kanunu’nun 52’nci maddesinde, “Zirai faaliyet; arazide, deniz, göl ve nehirlerde ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini, avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılm ...


Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI