Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler BANKALARA TEMİNATA VERİLEN ALACAK SENETLERİNE REESKONT UYGULAMASI

BANKALARA TEMİNATA VERİLEN ALACAK SENETLERİNE REESKONT UYGULAMASI

Yazar : Eski Hesap Uzmanı HALUK ARPAD
Dergi : Ağustos 1986
HALUK ARPAD
Eski Hesap Uzmanı

Bankalara, kısa vadeli kredilerin teminatı olarak REHNEDİLEN alacak senetlerine, dönem sonunda reeskont uygulamasının mümkün olup olmadığı öteden beri üzerinde tartışılan bir noktadır. Bu konu Hesap Uzmanları Kurulu Danışma Komisyonunda da görüşülmüş ve sonuçta teminata verilen senetler üzerinde mükellefin tasarruf imkanının kalmamış olduğu gerekçesiyle bu tür senetlerin reeskont işlemine tabii tutulmasının mümkün olmadığı görüşü benimsenmiştir.
 

Bakanlık tarafından onaylanan ancak, Danıştay’ca benimsenmediği anlaşılan bu görüş kanımızca aşağıda belirtmeye çalışacağımız nedenlerle tartışmalıdır ve konunun yeniden ele alınması yararlı olacaktır.(1)

1 — Bizce sorunun kökeninde, bir terminoloji karışıklığı yatmaktadır. Şöyle ki; alacak senedinin bankaya kırdırılması veya satılması anlamına gelen ıskonto veya iştira muamelesi ile teminata verilmesi (rehnedilmesi) kavramları uygulamada çoğu kez yanlış kullanılmaktadır.

Bilindiği gibi ıskonto veya iştira işleminde kredi veren müessese (banka), senedin vadesini ve cari faiz haddini göz önüne alarak belli bir kesintiyi PEŞİN olarak yapmakta ve senedin sahibi olmaktadır. Vadesinde senedi kendi adına tahsil etmektedir.

Teminat verilme durumunda ise, senetten doğan alacak temlik edilmemiş, sadece senet rehin olarak verilmiştir. Banka senet tahsilini kendi adına değil, senedin gerçek sahibi olan firma adına yapmaktadır.

Her iki işlemde de senet karşılığında bir borç verme (alma) işleminin mevcut olması ve bankacılık terminolojisinde bu tür işlemlere, genel olarak S.M.K. (Senet Mukabili Kredi) denilmesi, sonuçta S.M.K. için verilen senetlere reeskont uygulanamayacağı .görüşünün doğmasına yol açmıştır.

Oysaki biraz evvel belirttiğimiz gibi ıskonto (veya iştira) edilen senetlere reeskont uygulanmaması normaldir. Zira bu senetler artık şirketin değil bankanın mamelekine geçmiştir. Rehnedilen senetler ise, şirketin aktifine tabii olma özelliklerini muhafaza etmektedirler. Bunların her an geri istenmesi veya değiştirilmesi mümkündür ve uygulamada sık sık yapılmaktadır. Sadece bu husus bile senet üzerindeki tasarruf imkanını kalkmamış, ancak belli ölçüler de kısıtlanmış olduğunu gösterir.

2 — Reeskont işlemi, amortisman uygulaması gibi, iktisadi işletmeye dahil kıymetlerin dönem sonu değerlenmesi ile ilgilidir. Bu durumda bankaya rehnedilmiş olan alacak senetlerine reeskont uygulanamamasını kabul etmek, bankaya ipotek edilmiş olan gayrimenkullerin dönem sonunda amortismana tabi tutulmaması gibi yanlış bir sonucu da beraberinde getirir.

3 — Alacak senetlerinin bankaya rehnedilmiş olması bunların alacak senedi olma vasfını değiştirmediği gibi, bu senetlerin işletmenin aktifinden çıkarak, bankanın bilançosuna dahil kıymet olmaları sonucunu da doğurmaz.

Bu senetler firmanın bilançosuna dahil alacak senedi olma niteliğini koruduğu müddetçe, dönem sonunda reeskonta tabi tutulmaları mümkündür. V.U.K.'nun değerleme hükümleri başka bir düşünceye cevaz vermez.

4 — Teminata verilerek karşılığında da kredi alınması, alacak senedinin  tahsil edilerek nakde çevrilmiş olması anlamına gelemez. Reeskont işlemi likidite sorunu ile ilgili bir işlem değildir. Daha önce tahakkuk esasında hasılat yazılmış olan senede bağlı alacak bedelinin bir kısmı, peşin tahsil edilmiş hasılatlarda olduğu gibi, değerleme günü ile vade tarihi arasında işleyecek olan faize tekabül etmektedir.

Bu nedenle, tahsil edilmiş oldukları halde, değerleme günü itibariyle ilgili kısımlarının ilgili olduğu döneme intikal ettirilmesi mümkündür. Dolayısıyla, senedin teminata verilerek alınan kredi nedeniyle nakdi mevcuda sahip olunması başka bir hukuki işlemle ilgilidir. Teminat olarak bir gayrimenkul veya emtia da verilebilir.

5 — Alınan kredi için ödenen faiz ile reeskontun gider mükerrerliği yaratacağı iddiası da geçerli değildir. Çünkü; faiz, kredinin alımı tarihi ile değerleme günü arasındaki dönemi, reeskont ise değerleme günü ile senetlerin vade tarihi arasındaki dönemi kapsar. Faiz, kredi kullanımının karşılığı, reeskont ise bilanço değerine indirgeme işlemidir.

6 — Teminata verilen senetl ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI