Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler DEĞERSİZ-ŞÜPHELİ-VAZGEÇİLEN ALACAK UYGULAMASINDA (VUK 322-323-324) YARGI KARARLARI VE ÖZEL ...

DEĞERSİZ-ŞÜPHELİ-VAZGEÇİLEN ALACAK UYGULAMASINDA (VUK 322-323-324) YARGI KARARLARI VE ÖZELGELERE KONU OLAN GÜNCEL TARTIŞMALAR

Yazar : ESKİ HESAP UZMANI, YMM KURBAN NADİR GÜLHAN
Dergi : Nisan 2018

DEĞERSİZ-ŞÜPHELİ-VAZGEÇİLEN ALACAK UYGULAMASINDA (VUK 322-323-324) YARGI KARARLARI VE ÖZELGELERE KONU OLAN GÜNCEL TARTIŞMALAR

 

NADİR GÜLHAN

Eski Hesap Uzmanı

 

Öz       Çalışmanın amacı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun (VUK) 322, 323 ve 324 ‘üncü maddelerinde düzenlenen değersiz, şüpheli ve vazgeçilen alacaklara ilişkin özelgeler ve yargı kararlarında yer bulan tartışmalı noktaların bir araya getirilmesi ve değerlendirilmesidir.

Anahtar Kelimeler: Değersiz Alacak, Şüpheli Ticari Alacak, Vazgeçilen Alacak

 

  1.     GİRİŞ

213 sayılı Vergi Usul Kanununun (VUK) 322, 323 ve 324. maddelerinde düzenlenen değersiz, şüpheli ve vazgeçilen alacaklar (Alacaklarda Amortisman) konusu mükelleflerin genellikle tereddüt ettikleri konuların başında gelmektedir. Ticari hayatta borç-alacak ilişkilerinin sıklıkla takibe konu olması nedeniyle de her olayın kendi özel koşulları nedeniyle farklı uygulama ihtiyaçları ortaya çıkmaktadır. Özelge talepleri ve yargı kararları tarandığında bu ihtiyacın yoğun şekilde ortaya çıktığı görülmektedir.

Bu çalışmada, ortaya çıkan özellikli konular bazında Gelir İdaresi’ne ve yargı yerlerine intikal etmiş olayların ele alınış şekilleri ve bunlara ilişkin değerlendirmelerimiz işlenecektir.

  1.     GÜNCEL TARTIŞMA KONULARI

2.1.  Yurt Dışından Olan Alacaklar

Yurt dışından olan alacaklar için şüpheli alacak uygulamasında Gelir İdaresi, özelge bazında yaptığı açıklamalarda, borçlunun yerleşim yeri olan ülkede dava veya icraya başlanmış olmasını şart olarak aramaktadır. Bu görüşün temelinde yurt dı­şından olan bir alacağa ilişkin sadece Türkiye'de başlatılan bir icra takibi nedeniyle, ilgili ülke icra mevzuatı çerçevesinde icra takibine başlanmadığı takdirde alacağın cebren tahsil edilmesi sonucunu doğurmayacağından, bahse­dilen alacakların icra safhasında olduğunun kabul edilemeyeceği görüşüne dayanmaktadır. İcrai nitelikte bir hukuki prosedürün ancak borçlunun mukim olduğu ülkede başlatılacak yasal prosedürle sağlanabileceği ve bu nedenle alacağın ilgili ülkelerde dava ve icra edilmesinin gerekliliği Gelir İdaresinin verdiği özelgelerde[1] de yer bulmuştur.

Bu özelgelerin, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu’nda (MÖHUK) yer alan düzenlemeleri ihlal ettiğini düşünüyoruz. Zira söz konusu Kanunun “Sözleşmeden Doğan Borç İlişkilerinde Uygulanacak Hukuk” başlıklı 24. maddesine göre sözleşme tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabi olacak; böyle bir seçim yapılmamış olması durumunda ise “sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk”un uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu maddede bu hüküm belirtildikten sonra sözleşmeye uygulanacak hukuka ilişkin olarak da; “karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku” olarak kabul edilir. Bilindiği üzere karakteristik edim, sözleşmeyi diğer sözleşmelerden ayıran taraf edimidir. Örneğin 1.000 TL karşılığında demir teslim edilecek bir sözleşmede karakteristik edim demir teslimidir. Dolayısıyla karakteristik edim borçlusu (takas vb. durumlara ilişkin istisnalar saklı kalmak kaydıyla) genellikle para alacaklısıdır. Dolayısıyla Türkiye’den ihraç edilen mal ve hizmetlere ilişkin karakteristik edim borçlusu Türkiye’de mukim mükellef olduğundan (uygulanacak hukuk sözleşmeyle açıkça seçilmemişse) Türk hukuku olacaktır.

MÖHUK, yukarıda belirttiğimiz atıfla konuyu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 10 uncu maddesine ve İcra ve İflas Kanunu'nun 50’nci maddesine göndermekte; buradan yola çıkarak da Türk Borçlar Kanunun 73&rsqu ...


Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI