Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler Son Düzenlemeler Kapsamında Şirket Yöneticilerinin Ticareti Terk Suçundan Dolayı Cezalandı ...

Son Düzenlemeler Kapsamında Şirket Yöneticilerinin Ticareti Terk Suçundan Dolayı Cezalandırılamaması

Yazar : GÜMRÜK VE TİCARET UZMANI MUSTAFA YAVUZ
Dergi : Ocak 2019

 

Son Düzenlemeler Kapsamında Şirket Yöneticilerinin Ticareti Terk Suçundan Dolayı Cezalandırılamaması

 

Mustafa YAVUZ

Gümrük ve Ticaret Uzmanı

 

Öz

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda ticareti terk eden tacirler için bu durumu ticaret siciline bildirme ve mal beyanı verme yükümlülüğü öngörülmüş, mal beyanı yükümlülüğünü ihlal eden tacirlerinse cezalandırılması hükme bağlanmıştır. Uygulamada ve öğretide, anılan yükümlülüğün ve yaptırımın sadece gerçek kişi tacirler hakkında uygulanabileceği kabul edilmiştir. Ancak Yargıtay, son yıllarda ticareti terk suçunun, anonim ve limited şirketlerin yöneticileri tarafından da işlenebileceğine hükmetmiştir. Bu durum karşısında, ticari hayatta oluşan mağduriyetlerin ve endişelerin giderilmesi amacıyla, 2016 yılında İcra ve İflas Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanmasına dair önemli bir istisna getirilmiştir. İşte bu çalışmada, şirket yöneticilerinin ticareti terk suçundan cezalandırılamaması hususu tüm yönleriyle değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Tacir, gerçek kişi tacir, sermaye şirketi, ticareti terk, mal beyanı, ticareti terk suçu.

1. GİRİŞ

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda[1] (TTK) tacir kavramı, “gerçek kişi tacir” ve “tüzel kişi tacir” olmak üzere ikiye ayrılarak düzenlenmiştir. Anılan Kanunda gerçek kişi tacirin tanımı yapılmış[2], ancak tüzel kişi tacire ilişkin herhangi bir tanımlamaya yer verilmemiştir. Buna karşın, kimlerin tüzel kişi tacir olduğu sayılmak suretiyle açıklanmıştır.[3] Tacirlik sıfatı bünyesinde bir takım hüküm ve sonuçları barındırmaktadır. Bu hükümlerden birisi de, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda[4] (İİK) yer alan ticareti terk eden tacirlere dair düzenlemedir. Anılan Kanunun 44. maddesinde, ticareti terk eden bir tacirin onbeş gün içinde keyfiyeti ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecbur olduğu hükme bağlanmış; ayrıca aynı Kanunun 337/a maddesinde mal beyanı yükümlülüğünü ihlal eden tacirin şikayet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması öngörülmüştür.

İİK’da bahsi geçen yükümlülüklerin muhatabı “tacir” olarak gösterilmiş, ancak tacir ibaresinden gerçek kişi tacirlerin mi, yoksa tüzel kişi tacirlerin mi anlaşılması gerektiği açıklanmamıştır. Öğretide ise tacir ibaresinden gerçek kişi tacirlerin kastedildiği kabul edilmiştir. Uygulamada da mal beyanı, ticaret sicili müdürlüklerince yalnızca ticareti terk eden gerçek kişi tacirlerden alınmış, ticaret şirketleri ile diğer tüzel kişi tacirlerden böyle bir beyanname talep edilmemiştir. Ancak, durum böyle olmakla birlikte Yargıtay, mal beyanında bulunma yükümlülüğünün gerçek kişi tacirler yanında, tüzel kişi tacirler için de geçerli olduğuna dair kararlar vermiştir. Buna bağlı olarak da, tasfiye edilen şirketlerin ticareti usulüne uygun terk etmediklerinden dolayı şirket yöneticileri hakkında açılan ceza davaları şirket yöneticilerini mağdur etmiştir. Bu durum karşısında kanun koyucu, özellikle ticaret şirketlerinin yöneticileri bakımından yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla İİK’nın 44. ve 337/a maddelerine TTK’da istisna getirmiştir.

İşte bu çalışmada, son düzenlemeler kapsamında şirket yöneticilerinin ticareti terk suçundan dolayı cezalandırılamaması hususu tüm yönleriyle ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi bakımından öncelikle ticareti terk suçu hakkında genel bilgi verilmiştir.

 

2. TİCARETİ TERK SUÇU

2.1. Ticareti Terk Eden Tacirin Yükümlülükleri

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 44. maddesinde, ticareti terk eden tacirler bakımından bazı yükümlülükler öngörülmüştür. ...


Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI