Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler ÖZEL FİNANS KURUMLARININ FAALİYETLERİ İLE KAR VE ZARAR ORTAKLIĞI BELGESİNİN VERGİ HUKUKU A ...

ÖZEL FİNANS KURUMLARININ FAALİYETLERİ İLE KAR VE ZARAR ORTAKLIĞI BELGESİNİN VERGİ HUKUKU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Yazar : Eski Hesap Uzmanı, YMM, SPK Bağımsız Denetçi Dr. CEYHAN İNALTONG
Dergi : Eylül 1986
CEYHAN İNALTONG
Hesap Uzmanı

1 — Giriş:
 
Özel Finanse kurumlarının kar ve zarara katılma hesapları kavramı ile sermaye piyasası aracı olarak ihdas edilen kar ve zarar ortaklığı belgesi (KOB) kavramı; Vergi kanunlarında değişiklik yapan 3239 sayılı kanun ile Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına dahil edilmiştir.
Aslında bu kavramlardan Ö. P. Kurumları para piyasası, KOB ise sermaye piyasası ile ilgili olup, bu anlamda aralarında bir farklılık mevcuttur. Ancak, anılan müesseselerin işleyiş mekanizmaları açısından bir değerlendirme yapıldığında, bu müesseseler arasında benzerlik olduğu görülmektedir.
Şöyle ki; Ö. P. Kurumları, sermayelerine ilaveten yurt dışından ve içinden özel cari hesaplar ve kar ve zarara katılma hakkı veren hesaplar yoluyla fon toplayıp ekonomiye fon tahsis etmek amacıyla faaliyet gösterirler. Cari hesapların özelliği, karşılığında hesap sahibine faiz, kar veya diğer şekillerde bedel ödenmeyen bir hesap türü olmasıdır. Kar ve zarara katılma hesaplarında ise; gerçek ve tüzel kişilerin Ö. F. Kurumlarına yatırdıkları fonların kullanılmasından doğacak olan kar veya zararın, Ö. F. Kurumu ile gerçek ve tüzel kişiler arasında bölüşümü söz konusudur. Başka bir deyişle, Ö. F. Kurumlarına para yatıranlara bunun karşılığında sabit bir faiz ödenmesi söz konusu değildir.
Benzer şekilde KOB, faiz kavramı yerine kar ve zarara ortak olma kavramını ikame etmek isteyen bir anlayışın ve anonim şirketlere belli fonlar yatıranlar karşılığında kar elde etme arzusunun yarattığı bir menkul kıymettir.
Görüldüğü üzere, her j.ki müessesenin ortak özelliği faiz kavramını dışlamalarıdır. Olayın bu şekilde cereyan etme nedeninin; İslam Ülkelerinin finansman kaynaklarını ülke içine çekebilmek ve ülke içinde faiz kavramından çekinen grupların ellerindeki fonların ekonomiye katalize edilmesini sağlayabilmek olduğu ileri sürülmektedir. Yazımızda, konunun dağılmasını önlemek amacıyla, anılan müesseselerin ihdas nedenlerine, kar payı ve faiz kavramları arasındaki ilişkilere değinilmeyecek, olayın sadece vergi hukuku açısından değerlendirilmesi yapılacaktır.
II — Ö. F. Kurumlarının Faaliyetlerinin Vergi Hukuku Açısından Değerlendirilmesi:
16.12.1983 tarih ve 83/7506 sayılı B.K.K. ve bu kararnamenin eki 19.12.1983 tarihli karar ile hukuk sistemimize dahil olan Ö. F. Kurumları, en az 100 ortaklı anonim şirket şeklinde kurulabilen ve ödenmiş sermayesi toplamı 5 milyar TL 'den az olamayan kurumlardır. Sermaye şirketi statüsünde olmaları nedeniyle Kurumlar Vergisi mükellefidirler. Bu kurumlar, sermayelerine ilaveten yurt dışından ve içinden özel cari hesaplar ve kar ve zarara katılma hakkı veren hesaplar yoluyla fon toplayıp ekonomiye fon tahsis etmek amacıyla faaliyet gösterirler ve toplanan fonları, tebliğlerle açıklanan usullere göre, her türlü zirai, ticari faaliyetlerin finansmanında, ortak yatırımlarda, yurt dışı teminat mektupları verilmesinde, ihracat ve ithalatın finansmanında, yatırımlara ilişkin ekipmanların temin edilip, firmalara taksitle satılması veya kiraya verilmesi gibi hususlarda kullandırabilirler.
a — Cari Hesaplar:
Ö. F. Kurumlarının cari hesapları; TL. veya döviz cinsinden açtırılan, talep anında kısmen veya tamamen her an geri çekilebilme özelliği taşıyan, karşılığında faiz ve;ya kar ödenmeyen gerçek ve tüzel kişilerin yatırdığı fonlardan oluşmaktadır. Bu hesaplar Bankalar Kanunu'nun uygulanmasında tasarruf mevduatı sigorta fonu kapsamına girmemektedirler. Cari hesaplar kanalıyla mudilerin herhangi bir nema elde etmesi söz konusu olmadığından, bu hesaplar vergi konusu dışında kalırlar. Ancak Ö. F. Kurumları bu hesapta biriken fonların işletilmesinden doğan kar veya zararı kendi sonuç hesaplarına intikal ettireceklerdir.
b Kar ve Zarara Katılma Hesapları:
Kar ve zarara katılma hesapları; cari hesaplar gibi tasarruf mevduatı sigorta fonu kapsamına girmeyen, finanse kurumuna en çok 5 yıl için yatırılan ve bu fonların kullanılmasından doğacak kar veya zarara katılma sonucunu doğuran, tasarruf sahibi gerçek ve tüzel kişilere ait hesaplardır. Daha açık bir anlatımla, katılma hesaplarının sahiplerine faiz veya sabit bir gelir ödenmemekte ve ana paranın aynen ödeneceği garantisi verilmemektedi ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI