Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler TÜRK VERGİ HUKUKUNDA İŞLETMELERLE EMTİA TAKİBİ

TÜRK VERGİ HUKUKUNDA İŞLETMELERLE EMTİA TAKİBİ

Yazar : Hesap Uzmanı Hasan KARABACAK
Dergi : Eylül 1986
HASAN KARABACAK
Hesap Uzmanı

1 — Giriş :
 
Türk Vergi Hukuku, emtia hareketine dayalı ticari ve Sınai işletmelerle zirai işletmeleri vergi hukukumuzun temeli olarak ele almıştır. 193. sayılı Gelir Vergisi Kanununda sayılan yedi gelir türü içinde üzerinde en çok konuşulan ve tartışılan, ticari kazanç ve zirai kazanç unsurlarıdır. Öte yandan 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun hemen tamamı ticari kazanç hükümleri üzerine oturtulmuştur.
2 — V.U.K.’ da Yer Alan Değerleme:
Ticari, Sınai ve Zirai işletmelerin satın alma, imal, üretme ve yetiştirme yoluyla tedarik ettikleri emtianın nasıl değerlendirileceği V.U.K.nu değerlemeye ilişkin hükümleri içersinde yer almaktadır.
V.U.K.’nun 275. maddesi imal edilen emtianın nasıl değerlendirileceğini açıklamıştır. Bu madde hükmüne göre imal edilen emtianın maliyet bedeline, sarf olunan iptidai ve ham madde bedeli, işçilik genel imal giderlerinden pay, genel idari giderlerden pay (Bu hissenin mamulün maliyetine katılması ihtiyaridir), ayrıca ambalajlı olarak piyasaya sunuluyorsa ambalaj giderleri dahi edilmek zorundadır.
Yine V.U.K.'nun 276. ve 277. maddeleri Zirai işletmelerde üretilen zirai mahsullerin ve yetiştirilen hayvanların maliyet bedeli ile değerlendirilmelerini öngörmüştür. Ancak yetiştirilen hayvanların maliyet bedellerinin tespit etmek mümkün olmadığı hallerde maliyet bedeli yerine emsal bedel esas alınmıştır. (Bu hükmün tatbikinde emsal bedel işletmenin bulunduğu mahal için zirai kazanç komisyonlarınca tespit edilmiş olan ortalama maliyet bedelidir). Zirai işletmelerde üretilen zirai mahsul ve yetiştirilen hayvanların maliyet bedeli saptanırken V.U.K.’nun 275. maddesi dikkate alınarak Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği esaslar geçerli olacaktır.
öte yandan V.U.K.'nun 271. maddesi, inşa edilen binalarda ve gemilerde, imal edilen makine ve tesisatta bunların inşa ve imal giderleri satın alma bedeli yerine geçeceğini belirtmiştir.
V.U.K.'nun 274. maddesi ise satın alınan emtianın maliyet bedeli ile değerlendirileceğini belirtmiş, ancak maliyet bedeline dahil edilecek unsurlar konusunda bir açıklama yapmamıştır. Maliyet bedeli ise V.U.K.’nun 262. maddesinde «Bir iktisadi kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin arttırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunların müteferri giderlerinin toplamı olarak tanımlanmıştır.» V.U.K.'nun satın alma bedeli yanında hangi giderlerin ve harcamaların maliyet bedeline dahil edeceğini saymamış olması bu güne kadar bir dizi tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Ancak günümüzde yerleşen içtihatlar ve uygulama bütünlüğü nedeniyle, satın alma bedeli yanında, nakliye ve ham maliye giderleri, sigorta giderleri, alış komisyonları, emtianın alışı ilgili finansman giderleri, ithalat da yapılan giderlerin de maliyet bedelinin bir unsuru olduğu kabul edilmiştir.
Buraya kadar yaptığımız açıklamanın amacı ticari, sınai ve zirai işletmelerde emtia hesabı içerisinde yer alan değerlerin işletmeye mal oluş fiyatına belirlenmesindeki yöntemin V.U.K.'nun amir hükümleri doğrultusunda yap^ması gerektiğini göstermektir.
3 — İşletmelerdeki Emtia Hareketinin Takibi:
Yazımızın bundan sonraki bölümü günümüz işletmelerinde çok sıkça yapılan uygulama hatalarının düzeltilmesi ve kanun koyucunun emtia hareketlerindeki mantığını ortaya koymaktadır.
Bilindiği üzere G.V.K.’nun 111. maddesi ile, kısmen veya tamamen perakende satış yapan ticaret erbabı ile imalatçıların gösterdikleri gayri safi kazançların, V.U.K.'na göre tespit edilen ortalama kar hadlerinin perakende satılan emtianın maliyetine uygulanması sonucu bulunacak miktara göre düşük olmaması gerekmektedir. (Düşük olmanın haklı sebepleri olması hali hariç).
Yine G.V.K.’nun Mük. 116. maddesine göre, ticari, zirai ve mesleki kazanç sahiplerinin beyan ettikleri gelirler hayat standardı esasına göre saptanan tutardan, az olamayacaktır. Madde hükmünü irdelediğimiz zaman ticari ve zirai faaliyette bulunan kişilerin ürettikleri, imal ettikleri veya satın aldıkları emtiayı asgari bir karla satmaları gerektiğini göstermektedir. Bu hareket tarzı da G.V.K.'nun 111. maddesi ile paralellik gö ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI