Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler VERGİ İNCELEMESİYLE SERVET UNSURLARI DİKKATE ALINABİLİR Mİ?

VERGİ İNCELEMESİYLE SERVET UNSURLARI DİKKATE ALINABİLİR Mİ?

Yazar : Eski Baş Hesap Uzmanı, Gelirler Eski Genel Müdürü, YMM, Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğret Prof. Dr. NEVZAT SAYGILIOĞLU
Dergi : Eylül 1986
NEVZAT SAYGILIOĞLU
Baş Hesap Uzmanı

Gelir Vergisi sistemimize 1960'lı yıllarda monte edilen «servet beyanı» müessesesi, bazı küçük değişiklikler dışında yaklaşık 20 yıl kadar yürürlükte kalmış; ancak 2995 Sayılı Kanuna göre 1984 yılında yapılan düzenleme ile sistemden çıkarılmıştır. Anılan 2995 Sayılı Kanun'da, vergi yükümlülerinin servet beyanı vermeyecekleri ve geçmiş yıllara ait servet beyanlarının da herhangi bir şekilde inceleme konusu yapılmayacağı hükme bağlanmıştır.
 
Gelir Vergisi sistemimiz içinde yer alan (asgari zirai kazanç, ortalama kar haddi, gider beyanı, hayat standardı gibi) çeşitli oto kontrol araçlarından birisi de servet beyanıdır. Bu araçların ve özellikle servet beyanlarının en belirgin niteliği, dönem gelirini kavramakta (dönem başı ve dönem sonu ticari ve özel servetler arasındaki olumlu fark ile dönem harcamalarından hareket edilerek) yardımcı olmalarıdır. Teorik olarak son derece sağlıklı olan bu yaklaşımın pratikte işleyebilmesinin, ticari ve özel servetlerin tam ve doğru olarak kavranmasına bağlı olduğu açıktır. Bunun için yükümlülerin servetlerinin ve değişikliklerin izleneceği enformasyon merkezinin bulunması ve her türlü bilgi akışının zamanında ve doğru bir biçimde sağlanması gerekir.
Ne yazık ki geçmiş uzun uygulama döneminde otomasyona gidilemediği için servet beyanı incelemeleri; eksik veya tesadüfen sağlanan bilgilere dayalı olmuş ve giderek önemini yitirmeye başlamıştır. Bu yönüyle servet beyanının kaldırılması önemli bir sakınca yaratmamıştır.
Esasen 1984 yılına kadar uygulana gelen, servet beyanlarına dayanarak gelir vergisi incelemesinin (normal vergi incelemesinden ayrı olarak) üç önemli özelliği vardır:
— Servet beyanı yoluyla yapılan incelemelere göre bulunan matrah farkının ikmalen tarhedilmesi;
— Bulunan matrah farkına (tutan ne olursa olsun) sadece kusur cezasının uygulanması;
— Servet beyanı incelemelerinin sadece hesap uzmanı ve Maliye müfettişleri tarafından yapılabilmesi (Daha sonra bu yetki gelirler kontrolörlerine de verilmiştir.)
işte 2995 sayılı kanun ile farklılıklar ve servet beyannamesi verme yükümlülüğü ortadan kaldırılmış; böylece servet beyanı incelemesindeki özel düzenlemelerden vazgeçilmiştir. Yani anılan kanun, hem servet beyanı verme zorunluluğunu ve hem de geçmiş yıllara ilişkin inceleme olanağını ortadan kaldırmıştır.
0 halde bu yeni durum karşısında gelir vergisi yükümlülerinin özel ve ticari servetleri dikkate alınarak dönem geliri saptanabilecek midir? Bu konuda vergi incelemesi nasıl yapılabilecektir?
Bu soruya hemen olumlu cevap vermek olanaklıdır. Şöyle ki her şeyden önce vergi incelemesinin amacının, ödenmesi gereken verginin doğruluğunu araştırmak, saptamak ve sağlamak olduğunu unutmamak gerekir (V.U.K. md. 134). işte vergi inceleme elemanının temel hareket noktası budur. Bu amacı gerçekleştirmek üzere yükümlülerin; vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumunu belirlemek üzere defter tutmaları vergi inceleme elemanının isteyeceği her türlü bilgileri vermeleri, diğer her türlü vergiye ilişkin ödevleri yerine getirmeleri zorunluluğu getirilmiştir.
Öte yandan, incelemede izlenecek yol ile ilgili olarak çok önemli bir hüküm öngörülmüştür. Vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin işlemlerin gerçek niteliğinin (yemin ve şahit ifadesi hariç) her türlü delil ile kanıtlanması olanaklıdır. (V.U.K. md. 3). Görüldüğü gibi bu düzenleme, inceleme elemanına geniş bir hareket serbestisi ve takdir olanağı sağlamış durumdadır. 1981 yılında vergi sistemimize giren bu hüküm, öteden beri yerleşen, uygulama alanı bulan ve vergi yargı organlarınca da benimsenen «ekonomik yaklaşım» anlayışının bir sonucudur. Kaldı ki bu hüküm olmasaydı; yine servet karşılaştırması yoluyla inceleme yapılabilecekti.
Görüldüğü gibi bu hükümler karşısında gelir vergisi yükümlülerinin özel ve ticari servetleri dikkate alınarak dönem geliri kavranabilecektir. Ancak böyle bir inceleme yapabilmek için;
— Yükümlünün dönem başı ve dönem sonu ticari ve özel servet unsurların ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI