Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler VERGİ İADE BEYANLARININ CEZALANDIRILMASI

VERGİ İADE BEYANLARININ CEZALANDIRILMASI

Yazar : Müşavir Hesap Uzmanı Nahit KİTİŞ
Dergi : Kasım 1989
NAHİT KİTİŞ
Baş Hesap Uzmanı

3239 sayılı Kanunla, Vergi Usul Kanununun 344. maddesine bir fıkra ve Mükerrer 347. maddesine de 6. bent eklenmiştir.

344. maddenin 8. bendine eklenen fıkra, aşağıya aynen alınmıştır.
"Yıllık olarak verilmesi gereken beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) 500.000; diğer beyannamelerde 100.000 lirayı geçen verginin, haksız yere iadesine sebebiyet verilmesi veya bu miktarlarda vergi mahsupları veya indirimler nedeniyle, ödenmesi gereken verginin noksan hesaplanması."
Mükerrer 347. maddeye eklenen 6. bent ise aşağıdaki gibidir:
"Yıllık olarak verilmesi gereken beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) 300.000; diğer beyannamelerde 600,000 lirayı aşan verginin haksız yere iadesine sebebiyet verilmesi veya bu miktarlarda vergi mahsupları veya indirimler nedeniyle ödenmesi gereken verginin noksan hesaplanması."
344. maddede kaçakçılık sayılan haller, Mükerrer 347. maddede ise ağır kusur sayılan haller sayılmaktadır.
Yazımızın konusunu, eklenen bu hükümlerin birinci kısımları; başka bir ifadeyle, "vergi iade beyanlarında cezalandırma" oluşturacaktır.
II - İNCELEME:
Sözü edilen hükümler, Vergi Usul Kanununa, daha ziyade katma değer vergisi uygulamalarının zorlamasıyla eklenmiştir. Zira bu kanuna kadar çok az sayıda tezahür eden iade beyannamelerinin sayısı, Katma değer vergisindeki "iade uygulamaları" (ihracat istisnası, Diplomatik istisna, taşımacılık istisnası vb. istisnalar ve temel gıda maddesi teslimleri sebebiyle iadeler) nedeniyle artmış; bu eklemelerin yapılmasını zorunlu hale getirmiştir.
Eklenen bu hükümler dikkatli bir gözle incelendiğinde, cezaların, beyana değil İADENİN FİİLEN YAPILMIŞ OLMASINA yönelik olduğu görülür. Daha açık bir ifadeyle, beyannamelerde salt iade edilecek vergi tutarının gösterilmesi cezalandırılmamakta; iadenin fiilen alınması cezalandırılmaktadır. Bu ise doğaldır ve doğrudur. Zira ceza hukukunun en önemli kurallarından biri "Suç olmadan ceza olmayacağı"dır. Vergi iadesi alınmadığı sürece cezadan söz etmek mümkün değildir. Oysa uygulamada, yıllarca verginin noksan beyanının cezalandırılmasından kalan alışkanlıkla; vergi iade beyanlarının da, iadenin yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, cezalandırılması yoluna gidildiği müşahede edilmektedir.
Öncelikle şunu belirtelim ki, vergi beyanında bulunulması ile beyannamede vergi alacağı olduğunun beyan edilmesi ayrı olaylardır. Birincisinde beyan edilen vergi tarh ve tahakkuk ettirilir. Tahakkuk eden vergi mükellef tarafından Devlete borçlanılmıştır. Bu rakam, vergi hataları hariç, ancak incelemeyle değişir. Bu sebeple, noksan beyan vergi ziyaı sayılmış ve cezalandırılmıştır. Beyannamede vergi alacağı olduğunun beyan edilmesinde ise, tahakkuk fişi kesilmesine rağmen,.bir vergi tahakkuk etmemekte;sadece geri alınacak tutar bildirilmektedir. Vergi alacağı ise mükellefe hemen verilmemekte; teminat istenmekte; arkasından inceleme gelmektedir. Esasen vergi ziyaı tarifi (Ödenmesi gereken verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirmesi) vergi alacağının fazla beyan edilmiş olmasını kapsamamaktadır. Vergi alacağında "ziya"m tarifi yukarıda sözü edilen fıkralarda yapılmış ve daha önce de belirtildiği gibi iadenin fiilen yapılmış olmasına bağlanmıştır.
Vergi iade beyanlarının cezalandırılmasının ne gibi ters sonuçlar doğurduğunu, aşağıdaki örneklerde daha açık bir şekilde görmek mümkündür:
Örnek: 1
İhracatçı "X" A.Ş., Mart 1989 ayına ait KDV. beyannamesinde ihracat işlemlerinden dolayı 50 milyon lira alacaklı olduğunu beyan etmiş fakat bu meblağı fiilen veya mahsuben Vergi Dairesinden almamıştır. Eylül 1989 ayında yapılan incelemede firmanın alacağının 50 milyon lira değil 40 milyon lira olduğu saptanmış; düzenlenen raporda mükellefe ancak 40 milyon lira ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Vergi Dairesi 40 milyon lirayı mükellefe öderken, fazla beyan edilmiş olan 10 milyon lira vergi alacağına 3 kat ceza uygulanacak mıdır? Bize göre HAYIR. Zira vergi alacağı beyanlarında ziya, alacağın fiilen alınmasına bağlanmıştır.
Örnek: II
Transit taşımacılık işleriyle uğraşan Bay B, nisan sebebiyle 100 milyon lira alacaklı olduğunu beyan etmiş ve bu meblağın nakden kendisine ödenmesini talep etmiştir. Vergi Dairesi inceleme yaptırmadan iade yapmamak için, Denetim birimlerinden inceleme talep etmiştir. Yapılan incelemede Bay B' nin K ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI