Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler HİSSE SENEDİ DEĞERLEMESİ

HİSSE SENEDİ DEĞERLEMESİ

Yazar : Eski Hesap Uzmanı İhsan AKKOY
Dergi : Ocak 1991
İHSAN AKKOY
Eski Hesap Uzmanı

KISIM 1
İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının = İMKB epeyce uzun süren bir aradan sonra SPK düzenlemeleri ile yeniden faaliyete geçmesi, kuşkusuz menkul kıymet yatırımcılarının, küçük tasarruf sahiplerinin ve nihayet spekülatörlerin ilgi ile takip edip alım satıma girdiği yeni bir ekonomik odak noktasını oluşturmuştur.

 

İMKB özellikle hisse senedi yönünden 1990 yılı boyunca ilginç bir gelişime sahne olmuş, Türkiye'de ilk kez hisse senedi güncel bir yatırım haline gelmiştir. Yazının takip eden bölümlerinde hisse senedi değerlemesinde hangi yöntemlerin kullanıldığı mahalli ve uluslararası sermaye piyasaları itibariyle belirtilmeye çalışılacaktır.
1. Mahalli Sermaye Piyasalarında Hisse Senedi Değerlemesi:
1.1. Finansal Oran Değerlemeleri:
Sermaye piyasalarından hisse senedi satın alma yoluyla yatırım yapılması durumunda yatırımın taşıdığı risk ve yatırımın sağlayacağı gelir hakkında elde edilecek bilgiler, genel kabul görmüş muhasebe kurallarına göre denetlenmiş bilanço ve kar zarar tablolarının analizi sonucunda ortaya çıkacaktır. Bu yönden Sermaye Piyasalarına yani diğer bir deyimle borsalara kayıtlı kuruluşların kamuoyuna sunduğu bilanço ve kar zarar tablolarının sağlıklı analiz edilebilmesi bu kuruluşların mutlak olarak denetlenmiş olmasına bağlı olduğu günümüzde bir zorunluluk haline gelmiş bulunmaktadır.
Finansal oranlar hakkında kısa açıklamalar aşağıda sunulmuştur:
1.1.1.         Cari Oran : (Current Ratio)
=  Döner  Değerler 
    Kısa Vadeli Borçlar
Söz konusu oran, kuruluşun en fazla bir yıllık bir sürede borç ödeme gücünü gösterir; genel kural olarak cari oranın en az 2 olması, yabancı borsalarda sağlıklı bir kriter olarak kabul edilmektedir. Cari oranın 2 den az olması işletme sermayesinin yetersizliğine işaret etmesine rağmen, yabancı borsa uzmanları, gelişmekte olan ülkelerde bunun 1-1,5 arasında olmasını yeterli görebilmektedir.
1.1.2.        Borçlanma Oranı (Dept/Equity Ratio)
= Toplam Borçlar
    Toplam Özsermaye
Oran, kuruluşun yatırımlarının Finansmanında kullanıldığı borcun boyutunu gösterir; bu oranın 1'den küçük olması borç ödemelerinin Finansman riskinin azalmakta olduğuna işarettir.
1.1.3         Aktilerin Karlılığı Oranı (Assets profitability ratio)
= Faiz ve vergi öncesi kar
   Aktif Toplamı
Bu orana ekonomik rantabilite oranı da denilmektedir; oran yapılan yatırımların hangi oranda karlı olduğunu gösterir. Oranın özellikle Türkiye gibi enflasyonist eğilimli ülkelerde yeniden değerleme katsayısı ile deflate edilmesi halinde sağlıklı bir karlılık oranı vereceği kuşkusuzdur.
Oranın vergi sonrası kar/aktif toplamı haline dönüştürülmesi halinde ise kuruluşun faaliyet alanındaki karlılık oranını gösterir.
Her iki oranın da cari enflasyon oranı üzerinden olması doğal olarak gerekli bir husustur.
1.1.4         Borç Maliyeti Oranı: (Financial Costs Ratio)
= Finansman Giderleri
   Borçlar Toplamı
Oranın büyüklüğü Firmanın edindiği borcun kaynağının pahalı bir kaynak olduğunu gösterir. Bu oranın aktif karlılığı oranından yüksek olması Finansal kaldıracın etkisini olumsuz hale getirerek Firmanın özvarlık karlılığının düşmesine neden olur.
1.1.5         Karlılık Kaldıracı Oranı (Leverage Profitability Ratio)
= Vergiden önceki kar/özvarlık
   Faiz ve vergiden önceki kar/Aktif Toplamı
İdeal oranın 1'den fazla olması gerekir, Firmanın karlılığının yüksek olması bu oranın yükselmesine neden olur.
1.1.6         Faiz Kazanma Oranı: (Interest Earning Ratio)
= Faiz ve Vergiden Önceki Kar
    Finansman Giderleri Toplamı
Finansmanın, belli bir dönemdeki Faiz ve Vergiden önceki karının o dönemde meydana gelen Finansman giderlerini kaç misli karşıladığını gösteren bu oran her şıkta 1'den büyük olmalıdır. Oranın 1'den daha büyük olması Fin ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI