Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler G.V.K. MD. 81'E GÖRE DEVİR VE DÖNÜŞÜMLERDE YENİDEN DEĞERLEME VE AMORTİSMAN AYIRIMI

G.V.K. MD. 81'E GÖRE DEVİR VE DÖNÜŞÜMLERDE YENİDEN DEĞERLEME VE AMORTİSMAN AYIRIMI

Yazar : Müşavir Hesap Uzmanı Nahit KİTİŞ
Dergi : Haziran 1991
NAHİT KİTİŞ
Emekli Baş Hesap Uzmanı
Yeminli Mali Müşavir

Bilindiği gibi, Gelir Vergisi Kanununun 81. maddesine göre,
 
- Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine devrolunması, devralan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin Şirketten devir bilançosuna göre hesaplanan özsermayesi tutarında ortaklık payı alması,
- Kollektif ve Adi Komandit Şirketlerin, aynı şartlar dahilinde nevi değiştirerek Sermaye şirketine dönüşmesi hallerinde, değer artış kazancı hesaplanmamakta ve vergilendirilmemektedir.
Diğer taraftan, Vergi Usul Kanununun Mükerrer 298. maddesine göre:
- Bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (Ferdi teşebbüsler, Adi ortaklıklar, Kollektif Şirketler, Adi ve Eshamlı Komandit Şirketler, Anonim ve Limited Şirketler ve diğer kurumlar vergisi mükellefleri), bilançolarına dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerini ve bu kıymetler üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanlarını, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca her yılın Aralık ayında ilan edilen "Yeniden değerleme oranı" ile değerleyebilirler,
- Yeniden değerleme işlemi sırasında ortaya çıkan, "Yeniden değerleme fonu", bilançonun pasifinde özel bir "Fon hesabı"nda tutulur,
- Kurumlar vergisi mükellefleri, pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışının tamamını sermayelerine ilave edebilirler. Bu suretle sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir; yani vergilendirilmez.
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, bu nevi devir ve şekil değiştirmelerde, devrolan şahsi teşebbüslerle şekil değiştiren kollektif ve komandit şirketlerin bilançolarının pasifinde yer alan "Yeniden değerleme fonları" nı Öz sermayenin bir unsuru olarak mütalaa etmekte; devralan ve şekil değiştirmek suretiyle oluşan sermaye şirketlerinin fonların katılmasıyla oluşan sermayelerini tescil etmektedir. Bu durum, aşağıdaki şu soruların cevaplarının araştırılmasını gündeme getirmektedir:
- Yeniden değerleme fonunun sermayeye eklenmesi işleminin devrolunan ferdi teşebbüs veya dönüşen şahıs şirketleri tarafından mı, yoksa devrolan veya dönüşüm suretiyle oluşan sermaye şirketi tarafından mı yapılmış sayılacağı?
- Devralan veya dönüşüm suretiyle oluşan sermaye şirketlerinde yeniden değerleme ve amortisman ayırma işlemlerinin hangi esaslara göre yapılacağı?
Türk Ticaret Kanununda, ferdi teşebbüslerin sermaye şirketlerine devrolunması konu edilmemiştir. Kollektif ve Adi Komandit Şirketlerin şekil değiştirerek bir sermaye şirketine dönüşmesi ise kanunun 152. maddesinde söz konusu edilmiş ve"..... yeni nev'e çevrilen şirket, eskisinin devamıdır." denilmiştir. Gelir Vergisi Kanununda bir adım daha ileri gidilerek, ferdi teşebbüslerin sermaye şirketlerine devrolunması da şekil değiştirme gibi sayılmıştır.
Gelir vergisi mükelleflerinin değer artış fonlarını sermayeye katmaları kar dağıtımı sayılarak vergilendirilmekte; kurumlar vergisi mükelleflerinde ise vergilendirilmemektedir. Burada güdülen amaç, ticari ve sınai teşebbüslerin kurumlaşmasını (Sermaye Şirketi halinde örgütlenmelerini) teşviktir. G.V.K.’nun 81. maddesinde de aynı amaç güdülmektedir. Amaçlar aynıdır. Şu halde, devir veya dönüşüm sırasında fonların sermayeye ne zaman dönüştüğü (Ferdi teşebbüs, Kollektif Şirket veya Adi Komandit Şirket halinde iken mi, sermaye şirketine dönüştükten sonra mı sermayeye eklenmiş sayılacağı) üzerinde fazla durmamak gerekir. Çok şekilsel davranmak gerekirse, önce devir veya dönüşüm gerçekleştirilir; fonlar daha sonra sermayeye katılır; bir seferde yapılacak işlem iki seferde yapılır. Bizce buna gerek yoktur. Esasen Ticaret Mahkemeleri de verdikleri kararlarla işleme hukukilik kazandırmaktadırlar. Bununla birlikte konu tartışmaya açıktır. Biz bu konuyu burada bırakarak, diğer sorunun tartışılmasına geçeceğiz.
Devralan veya dönüşüm suretiyle oluşan sermaye şirketlerinde, devralınan sabit kıymetlerin yeniden değerleme ve amortisman ayırma işlemleri hangi esaslara göre yapılacaktır? Devralanın sabit kıymetler sermaye şirketince yeni iktisap edilmiş k ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI