Ara
Filtreler
Kapat
Anasayfa Arşiv Makaleler SERMAYE PİYASASI KURULUNUN MALİ TABLOLARA İLİŞKİN UYGULAMA STANDARTLARI İLE VERGİ USUL KAN ...

SERMAYE PİYASASI KURULUNUN MALİ TABLOLARA İLİŞKİN UYGULAMA STANDARTLARI İLE VERGİ USUL KANUNU HÜKÜMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI (I)

Yazar : Marmara Üniversitesi İktisat ve İdari Bilimler Fakültesi Doç. Dr. M. Ali CANOĞLU
Dergi : Kasım 1991
PROF. DR. MEHMET ALİ canoğlu
M.Ü. İk. ve İd. Bil. Fakültesi / Emekli Öğretim Üyesi
Fahri Hesap Uzmanı

1- GİRİŞ:
 
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) işletmelerin, mali tabloların hazırlanmasında esas alacakları, standartları belli etmiştir.
Standartlar ile Türk Ticaret Kanunu ve ilgili diğer mevzuat, bu arada Vergi Usul Kanunu hükümleri tutarlı ve birbirini tamamlayıcı mevzuat olarak esas alınacaklardır. (1)
İşletmeler muhasebe kayıtlarının tutulmasında ve mali tabloların hazırlanmasında esas olarak kurulca yapılan düzenlemelere uygun hareket edecekler, vergi mevzuatının tanımladığı vergi matrahına ulaşmak için gerekli değişiklikleri ise muhasebe sistemi dışında, beyannameleri üzerinde yapacaklardır.
Ancak vergi mevzuatının kayıtların tutulmasına ve mali tabloların hazırlanmasına ilişkin özel ve farklı düzenlemelere yer verdiği durumlarda, bu mevzuat hükümlerine uyulacak ve kurulca belirlenen standart mali tablolar muhasebe sistemi dışında yapılacak düzeltmelere göre hazırlanacaktır.(2)
Sonraki bölümlerde SPK’nın konuya ilişkin standartları ile Vergi Usul Kanunu hükümleri karşılaştırılacaktır.
Standartlar seri XI No:1 tebliğde açıklanmıştır. Sonraki paragraflarda önce SPK tebliğindeki açıklamalara daha sonra da gerektiği ölçüde V.U.K. hükümlerine yer verilecektir.
II - MENKUL KIYMETLERDE değerleme:
Geçici amaçlarla iktisap edilen menkul kıymetler, elde etme maliyeti ile değerlenir. Ancak, işletmeler satın alma bedeline bağlı olarak yaptıkları giderleri "diğer faaliyetlerden giderler ve zararlar" olarak muhasebeleştirebilirler.
Elde etme maliyetinin hesaplanmasında hareketli veya ağırlıklı ortalama maliyet yöntemlerinden birinin uygulanması şarttır. Menkul kıymetler, söz konusu maliyet yöntemlerine dayanılarak serileri itibariyle ayrı ayrı değerlenir.
Menkul kıymetler, elde etme maliyetlerine göre %10 veya daha fazla bir oranda değer kaybetmeleri ve bu değer düşüklüğünün yakın bir gelecekte ortadan kalkacağına dair objektif ve makul bir gerekçenin varolmaması durumunda borsa rayici ile değerlenir.
Elde etme maliyeti ile karşılaştırılacak borsa rayici; bilanço gününden önceki 30 işgünü boyunca menkul kıymetler borsalarında veya varsa organize diğer menkul kıymetler piyasalarında oluşan günlük kapanış fiyatlarının ortalamasıdır.
Menkul kıymetlerin düşük değerlenmesi durumunda karşılık ayrılması şarttır. Karşılık tutarları gelir tablosu kalemlerinden "diğer faaliyetlerden giderler ve zararlar" hesap grubu içinde muhasebeleştirilir. Ayrılan karşılıkların neden olduğu giderler vergi mevzuatı bakımından, aksine bir düzenleme olmadıkça kanunen kabul edilmeyen giderler niteliğindedir.
Menkul kıymetlerin borsa rayiçlerinin elde etme maliyetlerinden yüksek olması durumunda bu husus bilanço dipnotlarında açıklanır.(3)
Sözü geçen elde etme maliyeti, işletme varlıklarının satın alma, üretim veya inşa maliyetini ifade etmektedir.(4)
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yerli ve yabancı menkul kıymetler alış bedeli ile değerlenir.(5)
Alış bedeli, elde etme maliyeti ile aynı anlamdadır.
Satın alma bedeline bağlı olarak yapılan komisyon ve benzeri giderler alış bedeli dışında kalabilmektedir.
Ancak menkul kıymetlerin herhangi bir oranda olursa olsun değer kaybetmesi halinde borsa rayici ile değerleme olanağı Vergi Usul Kanunu'nda öngörülmemiştir.
Böyle olunca karşılık ayrılması da söz konusu olmamaktadır.
Ancak SPK tebliği karşılık ayrılmasını ve karşılık giderlerinin kanunen kabul edilmeyen giderlere dahil edilmesini istemektedir.
III - STOKLARI değerleme:
Stoklar, elde etme maliyeti ve net gerçekleşebilir değerin düşük olanı ile değerlenir. Stokların elde etme maliyeti yerine net gerçekleşebilir değer ile değerlenmesi için, net gerçekleşebilir değerin elde etme maliyetine göre %10 veya daha fazla bir değer düşüklüğü göstermesi ve bu değer düşüklüğünün yakın bir tarihte ortadan kalkacağına dair objektif ve makul bir gerekçenin varolmaması gerekir.
Stok maliyetinin hesaplanmasında "ilk giren ilk çıkar", & ...

Bu İçeriği Görüntülemek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI