Vergi Dünyası
  • Üye Ol
  • Sepetim

    Sepetinizde 0 ürün var

Ekim 2026

Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Veraset Ve İntikal Vergisine Yansıması Gerekliliğini Çözen Pratik Bir Yöntem: 1136 Sayılı Kanun Uyarınca 35/a Uzlaşma Tutanakları

İSTANBUL ÜNİ. HUKUK FAKÜLTESİ MALİ HUKUK DOKTORA ÖĞRENCİSİ AV DİLA ALPAY
7338 Sayılı Veraset ve intikal Vergisi Kanunu (VİVK ), 2002 yılında yürürlük kazanan 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK )’ndan neredeyse yarım asır önce yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle VİVK içerisinde TMK ile birlikte yürürlüğe giren mal rejimi tasfiyesine ilişkin hükümlere atıf bulunmamaktadır. Mirasın tasfiyesi sürecinin; kanunen ölüm (ve boşanma ) sonrası gündeme gelecek olan “mal rejimi tasfiyesi” sürecinden ayrı bir süreç olması uygulamada ölüm suretiyle intikâl eden mallarda doğrudan mirasın tasfiyesine geçilmesi ile sonuçlanmaktadır. Hukuk devletinde hazineye aktarılmaması gereken bir tutarın aktarılması, aktarılması gereken bir paranın aktarılmamasından daha büyük bir sakıncadır. TMK uyarınca evliliğin ölüm ile sona ermesi mal rejimi tasfiyesi sebebi olarak düzenlenmiştir. Bu bakımdan ölüm gerçekleştiğinde mal rejimi tasfiyesi ve mirasın tasfiyesi olmak üzere iki adet tasfiye gündeme gelecektir. Mal rejimi tasfiyesinden kaynaklanan “Edinilmiş malların” terekeden ayrıştırılması ise her zaman mükelleflerin birbirilerine dava açması ile sağlanmak durumunda değildir. Hukuk devleti ilkesinden kaynaklanan bu gereklilik uygulamada pratik çözümler üretilmesine zemin hazırlamıştır. Çalışma, edinilmiş mallara katılma rejiminin veraset ve intikâl vergisine olan etkisi eksenindedir. Varılan sonuç Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun Türk Medeni Kanunu’nun kabul ettiği yasal mal rejimi ile uygunluğunun hem mevzuat hem de uygulama bakımından sağlanması gerektiğidir.
Bu İçeriği Görüntüleyebilmek İçin Aşağıdaki Ürünleri Satın Alabilirsiniz.

İlgili Diğer Yayınlar

    Hemen Satın Al