Vergi Dünyası
  • Üye Ol
  • Sepetim

    Sepetinizde 0 ürün var

Aralık 2006

Hizmet İhracının Katma Değer Vergisi Karşısındaki Durumu

E. Baş Hesap Uzmanı-YMM HAKKI KOÇAK
Bilindiği üzere, kamu finansmanın en sağlam kaynaklarının başında vergiler gelir. Devlet egemenlik hükümranlığına dayanarak sahip olduğu ülke sınırları içerisinde söz konusu vergilerin bir kısmını dolaylı yollardan (mal teslimi, hizmet ifası gibi) bir kısmını ise doğrudan elde edilen kazanç üzerinden (kurumlar, gelir vergisi gibi) alır. Türkiye'de dolaylı vergiler alanında reform niteliğinde olan ve yaratılan katma değeri vergilendiren 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu 1985 yılının başından itibaren yürürlüğe girmiştir. Yürürlüğe giren bu vergi ile mal ve hizmetlerin üretiminden tüketimine kadar her aşamada oluşan ilave değeri vergilenmektedir. Ayrıca, her safhada hesaplanan katma değer vergisinden, önceki safhalarda oluşan katma değer ile ilgili mal ve hizmet alımları için ödenen katma değer vergisi indirilecektir. Dolayısıyla kurulan bu sistemle, mal veya hizmet üzerindeki vergi yükü, söz konusu mal veya hizmeti tüketen nihai tüketiciye yansıtılmaktadır. Genel prensip bu olmakla birlikte, diğer vergi kanunlarında olduğu gibi ekonomik, sosyal, güvenlik ya da sair nedenlerle Katma Değer Vergisi Kanunu’nda da bazı istisnalar öngörülmüştür.
Bu İçeriği Görüntüleyebilmek İçin Aşağıdaki Ürünleri Satın Alabilirsiniz.

İlgili Diğer Yayınlar

    Hemen Satın Al